Trump’ın müttefiklerle yaşadığı gerilim İran savaşından sonra da sürebilir
Haber Merkezi – ABD Başkanı Donald Trump’ın Almanya’daki Amerikan askerlerinin bir kısmını çekme kararı, Avrupa’daki diğer birlikleri azaltma tehditleri ve önemli bir Körfez ortağı olan BAE’ye yönelik İran saldırılarını küçümsemesi, savaşın kalıcı mirasının “müttefiklerle bağların kopması” olacağını gösteriyor.
Reuret’ta yer alan analize göre ABD ve İran 10 haftalık savaşın ardından olası bir çıkış yoluna doğru ilerlese de Trump’ın sözleri ve eylemleri müttefikler arasında ABD’nin gelecekteki krizlerde “güvenilmez” olabileceğine dair korkuları yeniden canlandırdı.
Bazı geleneksel ortaklar bu duruma karşı önlem almaya başlarken, Çin ve Rusya gibi rakipler oluşan stratejik boşlukları değerlendirmeyi bekliyor.
Güven sarsıldı
Analistler, Trump’ın kurallara dayalı küresel düzeni sarsan fevri davranışlarının müttefiklik bağlarını aşındıracağına inanıyor. Özellikle NATO’nun savaş dönemi taleplerine direnmesi nedeniyle Trump’ın hedefinde kalması bu durumu tetikliyor. Eski bir Beyaz Saray danışmanı olan Brett Bruen, Trump’ın İran konusundaki pervasızlığının dramatik değişimlere yol açtığını ve ABD’nin güvenilirliğinin tehlikede olduğunu belirtiyor.
Avrupa ile uçurum derinleşti
Trump ile Avrupalılar arasındaki gerilim, İsrail ile birlikte İran’a yönelik operasyonlar düzenlemesi ve ardından Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasıyla zirveye ulaştı. Bu durum, istemedikleri bir savaş yüzünden Avrupa ülkelerini ekonomik olarak büyük bir zarara uğrattı. Almanya Şansölyesi Friedrich Merz’in eleştirileri üzerine Trump’ın 5 bin askeri çekme kararı alması ve Tomahawk füzeleri planını iptal etmesi krizi daha da derinleştirdi. Trump ayrıca İtalya ve İspanya’daki askeri varlığı da azaltmayı düşünüyor.
Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly, Trump’ın müttefiklerin savaşa yeterli destek vermemesinden duyduğu hayal kırıklığını dile getirdi. Trump, müttefiklerin ABD’yi suistimal etmesine izin vermeyeceğini belirtirken, NATO’nun ortak savunma maddesini bile sorgulama noktasına geldi. İngiltere Başbakanı Keir Starmer’a yönelik sert eleştirileri ve İspanya’nın NATO üyeliğinin askıya alınması gibi tehditler, Washington ile müttefikleri arasındaki kopuşun boyutlarını gösteriyor.
Avrupa’nın kendi savunma stratejisi var mı?
Avrupa hükümetleri, ABD’ye olan bağımlılığı azaltmak için kendi aralarında iş birliğini artırma ve ortak silah sistemleri geliştirme çabalarına hız verdi. Diplomatlar, Trump’ın tehditlerinin Avrupa için kendi güvenliğine yatırım yapması adına net bir sinyal olduğunu belirtiyor. Ancak tam bir kendi kendine yetme halinin yıllar alabileceği de ifade ediliyor.
Körfez ve Asya’da huzursuzluk arttı
Gerilim sadece Avrupa ile sınırlı değil. İran’ın Birleşik Arap Emirlikleri’ne düzenlediği saldırıların Trump tarafından “önemsiz” görülmesi, Körfez ülkelerinde büyük bir endişe yarattı. Asya’da ise Japonya ve Güney Kore, Trump’ın müttefiklere yönelik küçümseyici tavırlarından rahatsız. Özellikle Tayvan gibi olası bir krizde ABD’nin geri adım atıp atmayacağı konusu bölgede uzun süreli bir güvensizlik gölgesi oluşturuyor.
Rusya ve Çin’in pozisyonu ne olacak?
Rusya, İran savaşı nedeniyle artan enerji fiyatlarından ve Batı’nın dikkatinin Ukrayna’dan uzaklaşmasından fayda sağlıyor. Çin ise Trump’ın öngörülemez tavırlarına karşı kendisini daha güvenilir bir küresel ortak olarak sunma fırsatını değerlendiriyor. Uzmanlar, Trump’ın İran’a karşı kullandığı ham gücün, Çin ve Rusya’yı kendi komşularına karşı daha baskıcı adımlar atmaya teşvik edebileceği konusunda uyarıyor.