Avrupa Parlamentosu’nda ‘Suriye’ zirvesi: ‘Herkes için bir Suriye mümkün mü?’

Brüksel (Rûdaw) - Suriye’deki farklı inanç ve etnik grupların temsilcileri Avrupa Parlamentosu’nda (AP) bir araya gelerek ülkelerinin geleceğine dair endişelerini dile getirdi. Zirvede, Alevi temsilcisi "katliamların durdurulmasını" talep ederken, Dürzi temsilcisi ise "tüm bileşenlerin dahil edilmediği bir sistemde barışın sağlanamayacağı" uyarısında bulundu.

Avrupa Parlamentosu, Suriye’nin geleceğini masaya yatıran kritik bir konferansa ev sahipliği yaptı.

"Herkes için bir Suriye: Bu mümkün mü?" başlığıyla düzenlenen konferans, AP’deki "Kürt Dostluk Grubu" ve bazı parlamenterlerin girişimiyle gerçekleştirildi.

Konferansa Kürt, Alevi, Dürzi ve Sünni Arap temsilcileri katıldı.

Orlando: "AB artık uyanmalı ve sessiz kalmamalı"

Avrupa Parlamentosu Üyesi Leoluca Orlando, Rûdaw’a yaptığı açıklamada toplantının önemine dikkat çekerek şunları söyledi:

"Bu çok olumlu bir gelişme; Avrupa Parlamentosu, Suriye’deki durumu tartışma önergemizi kabul etti. Bu, Avrupa Birliği’ne 'artık uyanın ve sessiz kalmayın' demek için önemli bir andır. Suriye’ye destek verilmelidir ancak bu destek; hukukun üstünlüğü, insan hakları ve demokrasiye saygı duyulması şartına bağlanmalıdır."

Omer: “Rojava’nın statüsü uluslararası alanda tanınmalı”

Toplantıya Kürtleri temsilen katılan Demokratik Birlik Partisi (PYD) Diplomatik İlişkiler Komitesi üyesi Fuad Omer de, “Toplantıda Kürtlerin haklarının garanti altına alınması için statülerinin tanınması gerektiğine vurgu yaptık. Rojava’nın statüsü uluslararası alanda tanınmalı. Bunun dışında Kürtler için başka bir ganti yoktur. Geçmiş tecrübeler de bu gantiler olmadan dönüşler olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullandı.  

Alevi Temsilcisi: "10. sınıf vatandaş muamelesi görüyoruz"

Konferansta söz alan bileşen temsilcileri, maruz kaldıkları baskı ve katliamları anlatarak AB’den güvence istedi.

Alevi toplumu adına konuşan Rana Umran, şu ifadeleri kullandı:

"Avrupa Parlamentosu’ndan, Suriye’deki katliamları durdurmak ve azınlıkları korumak için elinden gelen her şeyi yapmasını talep ediyoruz. Aleviler, bugün olduğu gibi 10. sınıf vatandaş muamelesi görmemeli, aksine 1. sınıf vatandaş olarak kabul edilmelidir."

Dürzilerden demokrasi vurgusu: "Gücü olan değil, halkın seçtiği yönetmeli"

Dürzi temsilcisi Ruveyde Helbuş ise Suriye’de kalıcı bir istikrarın formülünü şu sözlerle özetledi:

"Tüm toplumsal bileşenlerin yönetim süreçlerine aktif katılımı sağlanmadığı sürece Suriye’de barış ve istikrar asla sağlanamaz. İktidar, elinde silah veya güç bulunduranların tekelinde olmamalıdır. Yönetim, demokratik seçimler yoluyla belirlenmeli ve herkesi kucaklayan geniş tabanlı bir hükümet kurulmalıdır."

Toplantıda, Suriye'de çözümün sadece askeri yollarla değil, tüm kimliklerin haklarını güvence altına alan siyasi bir dönüşümle mümkün olabileceği vurgulandı.