New York (Rûdaw) - Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreter Yardımcısı Alexander Zuev, IŞİD mensuplarının Suriye’den Irak’a nakledilmesinin ABD ve Irak koordinasyonunda "yargılama" amacıyla yapıldığını açıkladı. Zuev, Suriye’nin terör tehdidi açısından halen riskli bir bölge olduğunu vurguladı.
BM Genel Sekreteri'nin Hukukun Üstünlüğü ve Güvenlik Kurumlarından Sorumlu Yardımcısı Alexander Zuev, Rûdaw muhabiri Namo Abdulla’nın sorularını yanıtladı. Zuev, IŞİD’li tutukluların transfer süreci, Irak hükümetinin tutumu ve Suriye’deki güvenlik tehdidine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
"Amaç soruşturma ve yargılama"
ABD gözetiminde Suriye’deki kamplardan Irak’a gerçekleştirilen IŞİD’li transferlerine değinen Zuev, bu sürecin Washington ve Bağdat yönetimleri arasındaki doğrudan koordinasyonla yürütüldüğünü belirtti.
Transferlerin gerekçesini açıklayan BM yetkilisi, "Çok sayıda savaşçı nakledildi. Nihai amaç soruşturma yürütülmesi ve gerektiğinde yargılanmalarıdır. Eğer suçları kanıtlanırsa cezalandırılacaklar, ancak bunun düzgün bir yasal süreç çerçevesinde olması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Zuev, BM olarak yargı sürecinde insan haklarına azami özen gösterilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Sadece kurbanlar için değil, terörle suçlanan kişiler için de insan haklarına saygı gösterilmesini güçlü bir şekilde destekliyoruz" dedi.
"Irak hükümeti konuda çok ciddi"
Irak Cumhurbaşkanı ve Dışişleri Bakanı ile yaptığı görüşmelere atıfta bulunan Zuev, Bağdat yönetiminin konuya yaklaşımını şu sözlerle değerlendirdi:
"Irak hükümetinin çok ciddi olduğunu biliyoruz. Konu, kamplardaki durumu sakinleştirmek ve buradaki tutuklu veya sivillerin naklini sağlamak açısından oldukça hassas ve ciddi bir mesele."
"Suriye terör endeksinde üst sıralarda"
Suriye’deki güvenlik durumuna ve Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ile Şam yönetimi arasındaki gerilimlere de değinen Zuev, ülkenin küresel terör endeksinde halen "çok üst sıralarda" yer aldığına dikkat çekti.
Zuev, "Yıllarca süren iç savaş, bölgesel çatışmalar ve IŞİD'in geçmişteki alan hakimiyeti göz önüne alındığında bu durum şaşırtıcı değil. Bu faktörler belirsiz ve istikrarsız bir ortam yaratıyor" diye konuştu.
"Ölümlerin yarısı Afrika'da"
Medyanın odağının Orta Doğu'da olmasına rağmen terör kaynaklı ölümlerde eksenin Afrika'ya kaydığına işaret eden Zuev, çarpıcı bir istatistik paylaştı:
"Geçen yıl terör saldırıları kaynaklı ölümlerin yüzde 50'den fazlası Orta Doğu'da değil, Batı Afrika ve Sahel bölgesinde gerçekleşti. Güvenlik Konseyi'ne sunduğumuz raporda da bu tehdide dikkat çektik."
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın