Trump’ın masasındaki ‘gizli koz’: İran’a Venezuela tarzı abluka koyabilir
Haber Merkezi - ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in İslamabad’daki müzakerelerden "anlaşma sağlanamadı" açıklamasıyla ayrılmasının ardından, Washington’ın bir sonraki hamlesinin ne olacağı tartışılmaya başlandı. Analistler, Başkan Donald Trump’ın elinde İran’ı dize getirecek "gizli bir koz" olduğunu belirtiyor: Deniz ablukası.
ABD basınında yer alan analizlere göre, Trump’ın önündeki seçeneklerden biri Tahran’ı "Taş Devri’ne döndürecek" bir bombardıman iken; bir diğeri ise daha önce Venezuela’da Nicholas Maduro’ya karşı başarıyla uygulanan "ekonomik boğma" stratejisi.
Venezuela modeli: Petrol gelirlerini kurutmak
Donald Trump, Venezuela lideri Maduro’yu köşeye sıkıştırmak için deniz ablukası yöntemini kullanarak ülkenin petrol gelirlerini tamamen kesmiş ve ekonomiyi felç etmişti.
İşte Just The News sitesinde yayımlanan analize göre, şimdi aynı stratejinin, zaten sallantıda olan İran ekonomisi için de bir "B planı" olarak masada olduğu ifade ediliyor. Bu hamleyle sadece İran değil, Tahran’ın en büyük petrol alıcıları olan Çin ve Hindistan’ın da enerji hatlarının kesilmesi hedefleniyor.
Basra Körfezi’nde dev donanma gücü
ABD’nin bölgedeki askeri varlığı, bu ablukayı hayata geçirebilecek kapasiteye ulaştı. Yangın ve onarım sürecinin ardından Basra Körfezi’ne dönen dev uçak gemisi USS Gerald Ford, bölgedeki USS Abraham Lincoln ve diğer önemli deniz varlıklarına katıldı.
Ulusal güvenlik uzmanı Rebecca Grant’e göre, ABD Donanması Hürmüz Boğazı’ndaki geçişleri tamamen kontrol altına alabilir.
Grant, "Son 24 saatte boğazdan yaklaşık 10 geminin geçtiğini biliyoruz. Ancak İran uzlaşmaz tavrını sürdürürse, ABD Donanması Harg Adası veya Umman yakınlarındaki dar geçitte tam denetim kurabilir. Geçmek isteyenlerin donanmadan izin alması gerekeceği bir düzen kurulabilir" değerlendirmesinde bulundu.
Hedef: Hark Adası ve ‘Nükleer Toz’
Emekli General Jack Keane ise daha sert bir öneriyi gündeme getirdi. Keane’e göre, savaşın yeniden başlaması durumunda ABD ordusu İran’ın can damarı olan Hark Adası’nı ya tamamen yok edebilir ya da fiziksel olarak işgal edebilir.
Hark Adası’nın kontrol altına alınmasının İran ekonomisi üzerinde tam bir hakimiyet sağlayacağını belirten Keane, "Bu, İran’ın elindeki 'nükleer tozu' yani zenginleştirilmiş uranyum stoklarını ele geçirmek ve nükleer tesislerini tasfiye etmek için ihtiyaç duyduğumuz nihai kozdur" dedi.
İslamabad’da ‘Son Teklif’ verilmişti
Başkan Yardımcısı JD Vance, Cumartesi gecesi Pakistan’dan ayrılırken Tahran’a "en iyi ve son tekliflerini" sunduklarını açıklamıştı. Müzakerelerin nükleer silahlardan vazgeçme noktasında tıkandığını belirten Vance, "Basit bir teklifle ayrılıyoruz, bakalım İranlılar kabul edecek mi?" diyerek topu Tahran’a atmıştı.
Ateşkes saati daralırken, Trump yönetiminin nükleer silahsızlanma hedefine ulaşmak için askeri bombardıman yerine bu kez deniz ablukası ve ekonomik işgal seçeneklerini daha güçlü bir şekilde değerlendirdiği belirtiliyor.