ABD Kongresi’nden Şam’a ‘kırmızı çizgi" uyarısı: ‘Azınlıkları koruyun, yoksa sonuçları olur’

Washington (Rûdaw) - Washington’da Rûdaw muhabirine konuşan ABD Kongre üyeleri; Suriye’de Kürtlere ve diğer azınlıklara yönelik saldırılar, yeni hükümetle ilişkiler ve İran’daki protestolar hakkında değerlendirmelerde bulundu. Kongre üyeleri, Suriye’deki yeni sürece dair "kırmızı çizgiler" ve "kozların kullanımı" mesajını verdi.

Glenn Grothman: "Yüreğimiz protestocularla"

İran’daki gelişmelere değinen Kongre Üyesi Glenn Grothman, "Henüz tüm gerçeklere sahip değilim. Diğer yandan yüreğimiz protestocularla birlikte, ancak şu an elimde yeni bir bilgi yok" dedi.

Suriye’de Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ile yaşanan çatışmalar hakkında bilgi topladığını belirten Grothman, azınlık haklarına dair ise "Bana durumun çok korkunç olduğu söylendi ancak henüz elimde resmi bir rapor yok" ifadelerini kullandı.

Scott Fitzgerald: "Suriye istikrarsız kalmaya devam ediyor"

Kongre üyesi Scott Fitzgerald da, "Suriye istikrarsız bir ülke olmaya devam ediyor. İki yıl önce oradaydım, o zaman bazı insani çalışmalar vardı ancak durum önemli ölçüde değişti. Başkan’ın, istikrarın nerede olduğunu görmek için Suriye’yi izlemeye devam etmesi gerektiği konusunda haklı olduğunu düşünüyorum; çünkü bildiğimiz gibi orada çok büyük bir huzursuzluk var" dedi.

Adam Smith: "Hedef birleşik bir Suriye"

Halep’te Kürt güçlerine yönelik saldırılar hakkında konuşan Adam Smith, temel stratejiyi şu sözlerle özetledi:

"Asıl hedefimiz, herkesin hükümette söz sahibi olduğu birleşik bir Suriye’nin olması ve savaşan grupların kalmamasıdır. Eğer barışçıl ve birleşik bir Suriye istiyorsak, Kürtler ve Dürziler gibi azınlıkların bu görüşmelere dahil edilmesi gerekir."

Jim Costa: "Yeni hükümete Kürtlerle ilişkimizi hatırlatmalıyız"

Kürtlerin hem Irak’ta hem de Suriye’de zorluklar yaşadığını belirten Jim Costa, şunları söyledi:

"Bence Kürtlerin birleşik kalması önemli. Eğer bu yeni Suriye hükümetiyle bir ilişki kurmaya çalışırsak, Kürtlerle etkili bir ilişkimiz olduğunu onlara belirtme sorumluluğumuz var. Suriye şu an başarısız bir ülke; mafya gibi davranan ve rejimin kapasitesine göre hareket eden farklı gruplar var. Azınlık hakları konusunda endişeliyim. Başarısız bir devletle uğraşmak çok zor. Batı dünyasından destek almak istiyorlarsa, bu yeni Suriye hükümetiyle kırmızı çizgileri olan bir çalışma tarzımız olmalı."

Riley Moore: "İşleri düzeltmezlerse yönümüzü değiştiririz"

Kürtlere, Dürzilere ve Hristiyanlara yönelik saldırı raporlarını "felaket" olarak nitelendiren Riley Moore ise, "Hristiyanlara yönelik zulüm konusu üzerinde Kongre’de çok çalıştım. Sezar Yasası’nı Suriye’ye bir fırsat vermek için askıya aldınız ama şimdi azınlıklara saldırıyorlar. Eğer işlerini düzeltmezlerse, o zaman bu konuyu başka bir yöne (yaptırımlara) çevirmemiz gerekecektir" uyarısında bulundu.

Rich McCormick: "ABD’nin her ülke üzerinde kozu var"

Dünya genelinde benzer sorunların yaşandığını belirten Rich McCormick, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Suriye, kontrolü sağlayamayan tek ülke değil. Bu süreç süregelen bir müzakere işidir. Onlara bir alan tanırsınız, eğer işleri mahvederlerse bunu onlardan geri alırsınız. ABD dünyanın en büyük ekonomisi ve ordusudur; her ülke üzerinde kozumuz var. Bizim mesajımız şudur: Biz değerleri olan bir ülkeyiz ve özgürlüğün hükümetler tarafından değil, Tanrı tarafından verildiğine inanıyoruz. Bu, tüm dünyada savunmak istediğimiz bir şeydir. Ancak çözüm bir günde olmuyor; çünkü elinde silah olan yüzde 10’luk bir kesim, barış isteyen yüzde 90’a sorun çıkarıyor."

Rûdaw Washington Temsilcisi Diyar Kurda’nın ABD Kongre üyelerine sorduğu sorular ve yanıtları şöyle:

Rûdaw: İran’daki durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Glenn Grothman: Henüz tüm gerçeklere sahip değilim. Şüphesiz kalbimiz protestocularla birlikte, ancak elimde yeni bir bilgi yok.

Rûdaw: Suriye’deki durum, özellikle DSG ile yaşanan çatışmalar hakkında yeni bir bilginiz var mı?

Glenn Grothman: Hayır, ben de tam şu an bu konuda bilgi alıyorum.

Rûdaw: Suriye’deki azınlıkların haklarını nasıl görüyorsunuz?

Glenn Grothman: Bana durumun çok korkunç olduğu söylendi ancak elimde resmi bir rapor yok.

Rûdaw: Suriye’nin kuzeydoğusundaki durumu nasıl görüyorsunuz?

Scott Fitzgerald: Özür dilerim, mevcut durum hakkında yorum yapacak kadar yeterli bilgiye sahip olduğumu düşünmüyorum, bu yüzden konuşmayabilirim.

Rûdaw: Genel olarak Suriye’deki azınlıkların, özellikle de sizinle birlikte IŞİD’e karşı savaşan Kürtlerin haklarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Scott Fitzgerald: Suriye istikrarsız bir ülke olmaya devam ediyor. İki yıl önce oradaydım, o zamanlar hala bazı insani çalışmalar yürütülüyordu ancak durum önemli ölçüde değişti. Bence Başkan, istikrarın nerede olduğunu görmek için Suriye'yi izlemeye devam etmekte haklı; çünkü bildiğimiz gibi kesinlikle çok büyük bir huzursuzluk var.

Rûdaw: Suriye’deki son durum hakkındaki yorumunuz nedir?

Adam Smith: Biraz daha detaylandırabilir misiniz?

Rûdaw: Evet, Suriye yanlısı gruplar Halep’teki Kürt güçlerine saldırdı ve siviller öldürüldü.

Adam Smith: Evet, daha fazla bilgiye ihtiyacım var. Neler olup bittiğine dair henüz tam bir rapor almadım. Demek istediğim, asıl hedef herkesin hükümette söz sahibi olduğu ve savaşan grupların kalmadığı birleşik bir Suriye'nin olmasıdır.

Rûdaw: Peki azınlık hakları? Kürtler ve Dürziler hakkında ne düşünüyorsunuz?

Adam Smith: Kesinlikle, evet. Eğer barışçıl ve birleşik bir Suriye istiyorsak, onların bu görüşmelere dahil edilmesi gerekir.

Rûdaw: Selamlar Kongre Üyesi, Suriye hakkında bir sorum var.

Jim Costa: Ne hakkında?

Rûdaw: Suriye hakkında. Kürtler ve Dürziler gibi azınlıkların Suriye’deki hakları üzerine. Ayrıca son zamanlarda Halep’te Kürt güçlerine saldırıldığını ve Suriye bağlantılı gruplar tarafından sivillerin öldürüldüğünü duydunuz mu?

Jim Costa: Biliyorsunuz, Kürtler sadece Suriye'de değil Irak'ta da zorluklarla karşılaştılar ve bence birlik içinde kalmaları önemli. Suriye'deki bu yeni hükümetle ilişki kurmaya çalışırsak, Kürtlerle etkili bir ilişkimiz olduğunu belirtme sorumluluğumuz olduğunu düşünüyorum. Maalesef Suriye başarısız (çökmüş) bir devlet, değil mi? Orada olan şey birbirinden farklı gruplar, adeta mafya gibi; gruplar yeni rejimin kapasitesine göre hareket ediyor.

Rûdaw: Azınlık hakları konusunda endişeli misiniz?

Jim Costa: Bu konuda endişeliyim. Başarısız bir devletle uğraşmak çok zor. Yeni bir koalisyon kurma çabasını desteklemeye çalışıyoruz ancak başarılı olup olmayacağını zaman gösterecek.

Rûdaw: İhlalleri nasıl değerlendiriyorsunuz? ABD, Suriye’ye ve Suriye hükümetine herkes için müreffeh bir ülke kurmaları için fırsat vereceğini açıklamıştı, ancak şu an bu gruplar azınlıklara saldırıyor ve sivillere karşı ihlallerde bulunuyor.

Jim Costa: Demek istediğim, bu yeni Suriye hükümetiyle çalışırken onlara kırmızı çizgiler koyan bir çalışma tarzımız olmalı. Eğer bizim hükümetimizden ve Batı dünyasından destek almaya devam etmek istiyorlarsa, bu (azınlık hakları) konuyu vurgulamaları gerekir.

Rûdaw: Suriye’de son yaşananlar hakkındaki görüşleriniz nedir. Suriye hükümetine bağlı grupların Halep’teki Kürt güçlerine yönelik saldırılarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Riley Moore: Raporları gördüm.

Rûdaw: Kürtler, Dürziler ve Hristiyanlar gibi azınlıklara yönelik saldırılar hakkındaki yorumunuz nedir?

Riley Moore: Bahsettiğiniz o ayrıntılı raporu görmedim ama tarif ettiğiniz şekliyle bu bir felaket. Suriye'deki herhangi bir dini azınlıklara saldırmanın kötü bir şey olduğunu düşünüyorum; özellikle de burada Kongre'de Hristiyanlara yönelik zulüm konusu üzerinde çok çalıştım. Suriye'de, Nijerya'da ve tüm dünyada Hristiyanlara yapılan zulüm hakkında çok konuştum. Evet, kesinlikle ilgi duyulması gereken bir konu.

Rûdaw: Suriye’nin herkes için müreffeh ve kapsayıcı bir ülke olması adına Sezar Yasası’nı askıya aldınız ama şimdi Kürtler ve diğer azınlıklara karşı birçok ihlal yapıyorlar. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Riley Moore: Nasıl mı değerlendiriyorum? Eğer işlerini düzeltmezlerse, o zaman konuyu başka bir yöne çevirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Rûdaw: Suriye’nin müreffeh ve kapsayıcı bir ülke olması için Sezar Yasası’nı askıya aldınız ancak şu an Kürtler gibi azınlıklara karşı birçok ihlal görüyoruz. Son zamanlarda Halep’te Kürt güçlerine saldırdılar, siviller öldü ve birçok aile göç etmek zorunda kaldı. Bunu nasıl görüyorsunuz?

Rich McCormick: Bu durum Bangladeş'tekiyle aynı, dünyadaki diğer birçok ülkeyle aynı. Yanlış davranan veya kontrolü elinde tutamayan tek ülke onlar değil. Haiti'ye bakın, hemen yanımızda; orada neler olduğuna bakın. Bu tüm dünyada var. Bunlar süregelen müzakerelerdir ve basit bir iş değil. Eğer basit olsaydı, herkesi cezalandırırdık. Çünkü herkes... Rusya, Rusya'yı destekleyen Hindistan, tüm dünyada kötü işler yapan İran. Orada birçok kötü aktör var. Soru şu: En kötüsü kim ve iyi davranışları nasıl ödüllendirir, kötü davranışları nasıl cezalandırırsınız? İşte bunlar süregelen müzakereler. Bu basit değil. Zamanla bu konuyla ilgilenmeliyiz. Onlara özgürlük verirsiniz ve sonra dersiniz ki; "Pekala, işleri mahvediyorsunuz, bunu sizden geri alıyoruz." Bunu davranışlarınıza göre paylaştırırız. Bu süreç devam ediyor.

Rûdaw: Bazı ülkeler üzerinde baskı araçlarınız (kozlarınız) var ama bazıları üzerinde yok. Suriye, üzerinde kozunuz olan ve yardım ettiğiniz ülkelerden biri.

Rich McCormick: Her ülke üzerinde baskı aracımız var. Açık konuşalım, dünyanın en büyük ekonomisiyiz ve dünyanın en büyük ordusuyuz. Herkes üzerinde kozumuz var.

Rûdaw: Azınlık hakları ve Kürt güçleri söz konusu olduğunda Suriye hükümetine mesajınız nedir?

Rich McCormick: Sadece Kürtler değil, orada olan herkes. Biz değerleri ve ahlakı olan bir ülkeyiz. Biz insana inanan bir ülkeyiz. Tanrı tarafından verilmiş bir özgürlüğe inanan bir ülkeyiz. ABD hükümeti veya Suriye hükümeti tarafından değil, Tanrı tarafından verilmiş. Bu bizim hakkımız. Biz yeryüzünde özgürlük için, yaşam için, hürriyet ve mutluluğu elde etmek için yaratıldık. Bu, tüm dünyada savunmak istediğimiz ve savunduğumuz bir şey. Kozlarımızı kullanıyoruz ama bu kolay bir iş değil. Çok karmaşık; zaman, çaba ve müzakere gerektiriyor. "Bakın her şey kendiliğinden çözüldü" diyebileceğiniz tek bir çözüm yok, aksi takdirde bunu çoktan yapardık. Orada elinde silah olan çok sayıda kötü insan var. Her ülkede insanların yüzde 90'ı barış istiyor, refah istiyor, gelecek nesil için yaşamak istiyor. Sorunu yaratan, elinde silah olan ve savaş isteyen o yüzde 10'luk kesimdir.