İRAM Başkanı Afacan: Ateşkesin çökmemesi anlaşma umudunu koruyor

Erbil (Rûdaw) - İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) Başkanı Doç. Dr. Serhan Afacan, “Ateşkesin çökmemesi anlaşma umudunu koruyor" dedi.

Afacan, Rûdaw TV'nin 15.00 bülteninde ABD-İran müzakerelerini, bölgedeki istikrarsızlığı ve tarafların stratejik hamlelerini değerlendirdi.

İslamabad’daki görüşmelerden somut bir sonuç çıkmamasına rağmen ateşkesin sürüyor olmasını "anlaşma için hala umut var" şeklinde yorumlayan Afacan, İsrail’in bölge politikalarına ve "Kürt kartı" tartışmalarına dair de çarpıcı tespitlerde bulundu.

"İsrail bölgeyi İstikrarsızlaştırıyor"

İsrail'in yarattığı bölgesel güvensizlik ortamına dikkat çeken Afacan, Türkiye'nin tutumunun bir "ağız dalaşı" olmadığını belirtti. Afacan, "İsrail'in bölgeye hükmetme ve bölgeyi istikrarsızlaştırma arayışı var. Türkiye'nin attığı adımları, İsrail sorununu etkisiz hale getirecek ve bölgenin istikrarsızlaşmasını engelleyecek hamleler olarak görüyorum" dedi.

İsrail'in "Kürt Kartı" ve Türkiye'nin Stratejisi

İsrail’in Türkiye’yi Kürt meselesi üzerinden hedef almasını "klasik bir koz" olarak nitelendiren Afacan, Türkiye’nin 2024 yılındaki iç barış ve çözüm süreci hamlelerinin bu oyunu bozmaya yönelik olduğunu vurguladı:

"İsrail ve Amerika, Kürtleri bir enstrüman olarak kullanmaya çalışıyor. Türkiye’nin amacı, Kürtlerin istismar edilebilir bir unsur olarak görülmesini engellemek ve geleceklerini dış güçlerde değil, kendi ülkelerinde görmelerini sağlamaktır. Nitekim Erbil ve Süleymaniye de Amerika’nın İran saldırısı sırasında kendilerini kullandırmayacaklarını net bir şekilde ortaya koymuştur."

"İslamabad başarısızlık değil, bir başlangıç"

İslamabad’da 21 saat süren müzakerelerden bir mutabakat çıkmamasını normal karşılayan Afacan, ateşkesin hala devam ediyor olmasının kritik önemde olduğunu söyledi:

"Ateşkes salı günü ilan edilmişti ve İslamabad’dan sonra da bozulmadı. Geriye yaklaşık 9 gün kaldı ve taraflar bunu sürdürme iradesinde. Bu, çok güçlü bir zemin. Köprüler tamamen atılmış değil; Amerikalıların bıraktığı bir öneri metni var ve İran’ın bu metin üzerinde çalıştığı anlaşılıyor."

"Hürmüz ve liman ablukası gerilimi tırmandırabilir"

ABD Başkanı Trump'ın ve CENTCOM’un duyurduğu, İran limanlarına yönelik Hürmüz Boğazı merkezli ablaka hamlesinin yeni bir gerilim noktası olduğunu belirten Afacan, "Bu hamle gerilim anlamında ne getirecek şu an belli değil, ancak iki haftalık ateşkesin hala çökmemiş olması anlaşma konusundaki umudu diri tutuyor" ifadelerini kullandı.

İran’ın önceliği "direniş ekseni" mi "ulusal çıkarlar" mı?

İran’ın Hizbullah ve Lübnan’ı yalnız bırakmayacağı yönündeki sert açıklamalarına rağmen müzakere masasında kalmasını değerlendiren Afacan, Tahran’ın şu an kendi ulusal çıkarlarını ön planda tuttuğunu ifade etti:

"Eğer Lübnan, İran için 'olmazsa olmaz' bir şart olsaydı, İslamabad’a gitmezlerdi. İran elbette direniş eksenini ayakta tutmak istiyor ama öncelikleri; savaşın tamamen bitmesi, saldırılmayacağına dair garanti, yaptırımların esnetilmesi ve nükleer teknoloji gibi doğrudan kendi ulusal çıkarlarını ilgilendiren konular."

Çin garantör olur mu?

Çin'in bu süreçte tek başına bir yükün altına girmeyeceğini düşünen Afacan, çözüm için farklı bir mekanizmaya işaret etti: "Çin’in tek başına garantör olma niyetinin olmadığını görüyoruz. Ancak iş ilerlerse, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nden (BMGK) her iki tarafın birbirine saldırmayacağına dair bir karar çıkarılabilir. Tabii bunun için her şeyden önce Amerika’nın bunu istemesi gerekir."