Eski ABD’li danışman Holmes: Ahmed Şara Suriye’yi güç kullanarak birleştiremez

Erbil (Rûdaw) - Rûdaw’a konuşan eski ABD Dışişleri Bakanlığı Danışmanı Amy Holmes, Suriye’deki yeni yönetimin Esed’in yöntemlerini kopyaladığını söyledi. Holmes, "Süveyda’da askeri güçle başarısız olan Şam’ın, ülkenin yüzde 30’unu kontrol eden DSG’ye karşı hiçbir şansı yok. Tek yol merkezi olmayan yönetim" dedi.

Suriye’de rejimin devrilmesinin ardından kurulan geçici hükümetin politikaları ve azınlıklara yönelik tutumu uluslararası arenada tartışılmaya devam ediyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın eski Irak ve Suriye danışmanı Amy Holmes, Rûdaw’dan Niyaz Mustafa’ya verdiği özel mülakatta, Suriye’de yaşanan duruma ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

"Suriyeliler 14 yıldır dört farklı gerçeklikte yaşıyor"

Suriye’nin halen üç veya dört farklı iktidar alanına bölündüğünü hatırlatan Holmes, nefret söyleminin bu parçalı yapıdan beslendiğini belirtti.

Holmes, "Suriye halkı son 14 yıldır dört farklı gerçeklik içinde yaşadı. Bir bölgeden diğerine seyahat etmek imkansıza yakın. İnsanlar diğer bölgelerdeki azınlıklar veya siyasi yapılar hakkında yayılan dezenformasyonu teyit edemiyor. Bu da nefret söylemi için hazır bir laboratuvar oluşturuyor" dedi.

Holmes, Şam’daki yeni yetkililerin Beşar Esed’in "böl ve yönet" taktiğini sürdürdüğünü savunarak şu uyarıyı yaptı:

"Halkı bölerek daha iyi yöneteceklerini sanıyorlar. Ancak Suriye artık eski Suriye değil. Azınlıklar, Esed döneminde uğradıkları ihaneti ve maruz kaldıkları şiddeti unutmadı."

"Süveyda’da yenilen Şam, DSG karşısında duramaz"

Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın Süveyda’yı askeri güçle zapt etme girişiminin "ters teptiğini" belirten Holmes, askeri dengelere dair şu kıyaslamayı yaptı:

"Şam yönetimi, Suriye topraklarının sadece yüzde 5’ini oluşturan Süveyda’da kontrolü askeri güçle sağlayamadı. Eğer sadece yüzde 5'lik bir alanda başarısız olduysanız, ülkenin yüzde 30’unu elinde tutan ve çok daha güçlü bir askeri yapıya sahip olan Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ile askeri olarak karşı karşıya gelemezsiniz. Ahmed Şara ülkeyi güçle birleştiremeyeceğini anlamalı; aksi takdirde Suriye yeni ve çok daha kanlı bir çatışma döngüsüne girer."

Şam’ın paradoksu: "Bir yandan müzakere, bir yandan itibarsızlaştırma"

Holmes, Şam hükümetinin DSG ile yürüttüğü görüşmelerdeki tutarsız dili eleştirdi.

İçişleri Bakanlığı sözcüsünün Al Jazeera gibi mecralarda DSG için "sözde güçler" ifadesini kullanmasını "anlaşma çabalarına vurulan bir darbe" olarak nitelendiren Holmes, şu ifadeleri kullandı:

"Şam bir yandan Mazlum Abdi ve İlham Ahmed gibi isimlerle masaya oturuyor, diğer yandan kamuoyu önünde bu yapıyı gayrimeşru ilan ediyor. Bu dil, masadaki güveni yok ediyor. Eğer bir ortak gelecek inşa edilecekse, önce muhatabınızın meşruiyetini kabul etmelisiniz."

"Azınlıklar sistematik olarak hedef alındı"

Son bir yıl içinde üç farklı azınlık grubunun hedef alındığına dikkat çeken Holmes, yaşananları şöyle sıraladı:

"Mart ayında sahil şeridindeki Alevilere, Temmuz ayında Süveyda’daki Dürzilere ve son olarak Şam’daki Mar Elias Kilisesi’nde ibadet eden Hristiyanlara yönelik korkunç saldırılar gördük. Şam yönetimi bu grupları koruyamaz veya onları 'düşman' olarak kodlamaya devam ederse, Suriye’nin birleşmesi imkansız hale gelir."

Çözüm: 107 sayılı kanun ve yerinden yönetim

Kısa süre önce Süveyda’ya yaptığı araştırmacı ziyaretinden izlenimlerini paylaşan Amy Holmes, halkın Şam’a olan güveninin tamamen çöktüğünü ifade etti.

Süveyda’nın 2015’ten bu yana Şam ordusuna asker göndermeyerek fiilen yarı özerk yaşadığını belirten Holmes, çözüm için şunları kaydetti:

"Süveyda’da görüştüğüm hiç kimse merkeziyetçi bir sisteme dönmek istemiyor. İnsanlar kendi valilerini seçmek, güvenliklerini yerel düzeyde sağlamak istiyor. Suriye’nin kurtuluşu, mevcut 107 sayılı yerel yönetimler yasasının genişletilmesinden ve gerçek anlamda merkezi olmayan (dezentralize) bir yapıya veya federalizme geçilmesinden geçiyor."

"Türkiye’deki barış süreci bölge için hayati"

Türkiye’nin Suriye sahasındaki etkisine de değinen Holmes, Ankara’da devam eden "barış süreci" tartışmalarının Suriye’ye olumlu yansıdığını belirtti.

Holmes, "Türkiye’deki iç barış süreci, Türk medyasının Suriye Kürtlerine yönelik dilini yumuşattı. Bu iki süreç birbirine kopmaz bağlarla bağlıdır. Türkiye’de sağduyu hakim oldukça, Suriye’deki çözüm masası da daha dengeli hale gelecektir” dedi.