Victoria Taylor: Washington’da bir tür ‘Irak yorgunluğu’ oluştu

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın eski Irak ve İran İşlerinden Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Victoria Taylor, ABD’nin Irak dosyasına önem vermeye devam ettiğini ancak Washington’daki karar alma merkezlerinde bir tür “Irak yorgunluğu” oluştuğunu söyledi.

Rûdaw’a özel bir mülakat veren Victoria Taylor, Irak’ın artık Washington’da manşetlerin ilk sırasında yer almadığını belirtti. Taylor ayrıca, ABD’nin Nuri el-Maliki’nin yeniden başbakan adayı olmasını engellemede kilit rol oynadığını ve yeni adayın hem Washington hem de Tahran tarafından kabul edilebilir olması gerektiğini ifade etti.

Irak’taki milis grupların siyasi ve ekonomik sistem üzerindeki nüfuzuna dikkat çeken Taylor, bunun sistematik bir sorun olduğunu ve sadece başbakanın çabalarıyla çözülemeyeceğini vurguladı.

Kürt dosyasına da değinen Taylor, mevcut ABD yönetiminin sadece petrol boru hattı gibi kritik ve stratejik konularda devreye girdiğini, maaş krizi veya hükümet kurma süreci gibi "günlük" meselelerde arabuluculuk yapma isteğinin azaldığını kaydetti.

İşte Victoria Taylor ile gerçekleştirilen röportajın tam metni:

Rûdaw: Gördüğüm kadarıyla burası oldukça kalabalık ve konferansa çok sayıda katılım var. Washington’da Irak dosyasına ve meselelerine hâlâ bu kadar ilgi gösteriliyor mu?

Victoria Taylor: Washington’da bu kadar büyük bir kalabalığın toplandığını, hatta bazılarının Irak üzerine yapılan bu tartışmalara katılmak için ABD’nin farklı yerlerinden geldiğini görmek beni hem şaşırttı hem de mutlu etti. Bu, ABD’de Irak’ta neler olup bittiğini anlama ve ABD-Irak ortaklığının geleceğine dair hâlâ büyük bir ilginin olduğunu gösteriyor. ABD yönetimi tarafında, Büyükelçi Tom Barrak gibi kilit isimlerin Irak dosyasına büyük önem verdiğini görüyoruz ki bu iyi bir işaret. Ancak genel olarak konuşmak gerekirse, son 10 yılda ABD’nin Irak üzerindeki odağının azaldığını ve bir tür "Irak yorgunluğu" oluştuğunu gözlemliyoruz. Irak artık manşetlerin en üstünde değil. Biz "Irak Girişimi" olarak bununla mücadele etmeye ve Irak’ın tartışmaların merkezinde kalmasını sağlamaya çalışıyoruz.

Rûdaw: Birkaç gün önce Başkan Trump bana; "Birini başbakan olması için atadık ve o da büyük farkla kazandı" dedi. ABD, Irak’ta başbakanlık için birini mi belirledi? Başkanın bu açıklamasını nasıl okuyorsun?

Victoria Taylor: Benim gördüğüm kadarıyla ABD, eski Başbakan Nuri el-Maliki’nin yeniden aday gösterilmesini engellemede kesinlikle çok büyük bir rol oynadı. En başından beri biliyorduk ki "Koordinasyon Çerçevesi" tarafından belirlenecek kişinin hem ABD hem de İran tarafından desteklenen veya en azından kabul edilen bir aday olması gerekiyordu. Koordinasyon Çerçevesi’nin kararından önce Ali Zeydi’nin ismi resmen aday olarak duyuruldu. Kuşkusuz Koordinasyon Çerçevesi bu ismi ABD’ye iletti ve ABD de bu adaylığın ilerlemesine rıza gösterdi.

Rûdaw: Burada da bahsettiğiniz üzere önünde büyük bir engel var: Irak’taki milis gruplar. Sizce ABD’nin desteğiyle bile olsa bu meseleyi çözebilir mi? Yoksa o da kendisinden önceki başbakanlar gibi deneyip başarısız mı olacak?

Victoria Taylor: ABD’den Ali Zeydi’nin adaylığına ilişkin oldukça olumlu açıklamalar gördük. Ancak şunu unutmamalıyız; o da milislerin nüfuzu ve bu grupların hem siyasi hem de ekonomik sisteme sızması konusunda Başbakan Sudani ile aynı zorluklarla karşılaşacaktır. Bunlar sistematik sorunlar ve sadece bir başbakanın çabasıyla çözülemez. Bu durum, Koordinasyon Çerçevesi’nin ve Irak’taki diğer siyasi ve güvenlik bileşenlerinin kapsamlı bir çabasını gerektirir. Bu alanda hızlı bir ilerleme beklemiyorum. Bu, milislerin büyüdüğü, nüfuz ve güç kazandığı onlarca yıl içinde oluşmuş bir sorun; değişim bir gecede gerçekleşmez. Gelecek hükümet bu nüfuzu sınırlamak için bazı adımlar atabilir ve atmalıdır da ancak bunun hızlı ve kolay bir süreç olacağını düşünerek kendimizi kandırmamalıyız.

Rûdaw: Yani sizce önceki başbakanların atamadığı adımları atabilecek mi?

Victoria Taylor: Koordinasyon Çerçevesi içinde onu kimin desteklediğine bakmamız gerekiyor. Ali Zeydi’nin Koordinasyon Çerçevesi içindeki bazı kilit isimlere yakın olduğuna dair pek çok söylenti var. Dolayısıyla, eğer gelecek hükümetin ajandasındaki herhangi bir konuda adım atmak istiyorsa, bu siyasi ilişkiler ve destek belirleyici olacaktır. Bu sadece milislerle olan mücadeleyi değil; ABD ve İran’a karşı dış politikanın dengelenmesini ve özellikle Irak’ın petrol ihraç edemediği bu dönemdeki ekonomik krizi de kapsıyor.

Rûdaw: Uzun süredir Washington’da muhabirlik yapıyorum. Eskiden Kürt dosyası, ABD’nin hem Bağdat hem de Erbil ile üzerinde durduğu en önemli konulardan biriydi; özellikle de hükümet kurma süreçlerinde. Ancak şimdi bu konunun pek gündemde olmadığını görüyorum. Neden? ABD artık neden Kürtler ile Bağdat arasındaki anlaşmazlıklara ilgi göstermiyor? Başka öncelikleri mi var yoksa artık bu konuyu önemsemiyorlar mı?

Victoria Taylor: Bu yönetimin, Irak-Türkiye petrol boru hattının yeniden açılması gibi belirli ve stratejik konularda hassas anlarda müdahale ettiğini gördük. Ancak haklısınız; bu yönetimin, önceki yönetimler kadar maaş krizi gibi sorunları çözmek veya uzlaşma sağlamak için "günlük arabuluculuk" yapma isteğinin olduğunu düşünmüyorum. Bu, Kürt dosyasının önemsiz olduğu anlamına gelmiyor; sadece eskiden gördüğümüz o günlük ve yoğun katılımı artık görmediğimiz anlamına geliyor.

Rûdaw: Peki, Washington’da Kürt dosyasına bakış açısını nasıl görüyorsunuz? Kürdistan Bölgesi’nde uzun süredir hükümet kurulmadı, aktif bir parlamento yok. Bölge hükümeti ile ABD yönetimi arasında eskisi kadar yoğun bir temas görülmüyor. Bu gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Victoria Taylor: Aslında bu yönetim ile Erbil ve Süleymaniye arasında; Suriye meselesi, petrol boru hattı ve Bağdat’ta hükümetin kurulması gibi belirli konularda pek çok temas oldu. Ancak belirttiğiniz gibi, bu ekip KDP ve KYB’ye Erbil’de hükümeti kurmaları için baskı yapma konusunda çok büyük bir mesai harcamadı. Bu konu onların ajandasında en üst sıralarda yer almadı.

Rûdaw: Son sorum; Erbil, Süleymaniye ve Bağdat’tan başka konuklarınızın da olması bekleniyordu, neden burada değiller?

Victoria Taylor: Maalesef hükümet kurma süreci tam da bizim konferans tarihimizle çakıştı. Hem Bağdat hem de Erbil ve Süleymaniye’den, tüm siyasi taraflardan temsilcilerin burada olması için çok çabaladık. Bazıları hükümet kurma sürecindeki sorumlulukları nedeniyle gelemedi ancak umuyoruz ki önümüzdeki yıl yapılacak konferansa katılabilirler.

Rûdaw: Bir soru daha sorabilir miyim? Önceki konferansta Kürtçe çeviri olduğunu hatırlıyorum ama bugün göremiyorum. Neden?

Victoria Taylor: Bu konferanstaki Kürt konuklarımızın çoğu İngilizce konuşuyor, bu bir vakıa. Ancak burada çok sayıda Kürt siyasetçi ve analist var; Kürt vizyonunun ve perspektifinin doğru bir şekilde aktarıldığından emin olmak için buradalar.