Almanya’dan Trump'a yanıt: 'Bu NATO'nun savaşı değil'

Haber Merkezi - ABD Başkanı Donald Trump’ın İran nedeniyle Hürmüz Boğazı için NATO ülkelerinden destek talebine Almanya olumsuz yanıt verdi. Berlin yönetimi, “Bu NATO’nun savaşı değil” açıklaması yaptı.

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı hava saldırılarının ardından bölgede çatışmalar genişledi. İran’ın İsrail’e ve ABD üslerine yönelik misillemeleriyle savaş bölge ülkelerini de etkiler hale geldi.

Saldırıların ilk gününde İran’ın dini lideri Ali Hamaney ile çok sayıda üst düzey İranlı yetkilinin öldürüldüğü bildirildi. Bunun ardından İran’da yeni dini lider olarak Mücteba Hamaney seçildi.

Savaşın 17’nci gününde karşılıklı saldırılar sürerken, küresel enerji ticareti için kritik önemdeki Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiği ciddi şekilde aksadı.

ABD basınına göre Trump yönetimi, ticari gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan “güvenli şekilde geçirilmesi” için bazı ülkelerle koalisyon kurulması seçeneğini görüşüyor. Trump bu talebini hafta sonu açıkça dile getirmişti.

Financial Times’a konuşan Trump, Çin dahil yedi ülkeyle temas kurduklarını belirterek NATO ülkelerinin de girişime destek vermesi gerektiğini savunmuş ve şu cümleleri kurmuştu:

“Boğazdan faydalanan ülkelerin, orada kötü bir şey olmamasını sağlamaya yardımcı olması son derece uygundur. Eğer yanıt gelmezse ya da olumsuz yanıt gelirse bunun NATO’nun geleceği için çok kötü olacağını düşünüyorum.”

Almanya: NATO savunma ittifakıdır

Almanya Hükümet Sözcüsü Stefan Kornelius ise Berlin’de yaptığı açıklamada NATO’nun bu çatışmanın parçası olmadığını söyledi.

Kornelius, “Bu NATO’nun savaşı değil. NATO bir savunma ittifakıdır. Alman hükümeti de ittifakın yetki alanını ve bu savaşa katılım konusundaki kendi pozisyonunu net şekilde değerlendirmelidir” dedi.

Alman hükümeti sözcüsü ayrıca savaşın genişlemesinin Ortadoğu ve Körfez bölgesindeki ortaklar için büyük riskler doğuracağını vurguladı.

İngiltere: Hürmüz için plan var ama NATO misyonu olmayacak

İngiltere Başbakanı Keir Starmer da Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için müttefiklerle bir plan üzerinde çalıştıklarını ancak bunun NATO misyonu olmayacağını söyledi.

Starmer, boğazın yeniden açılması için uygulanabilir bir plan geliştirmeye çalıştıklarını belirterek, “Bu basit değil” ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Trump ile boğaz konusunda görüştüğünü belirten Starmer, şu değerlendirmede bulundu:

“İyi bir ilişkimiz var. Güçlü müttefikleriz; onlarca yıldır böyleyiz. Fakat benim görevim Britanya’nın çıkarları doğrultusunda hareket etmek. Başbakansanız bir hafta sonra ‘O savaş konusunda hata yaptım’ diyemezsiniz.”

İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney ise daha önce yaptığı açıklamada “düşmana baskı uygulamak için Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması gerektiğini” söylemişti.

Hürmüz Boğazı neden kritik?

Basra Körfezi’nin girişinde bulunan Hürmüz Boğazı, Ortadoğu’daki petrol ve sıvılaştırılmış doğalgazın (LNG) Umman Denizi ve Hint Okyanusu üzerinden dünya pazarlarına ulaştırıldığı en kritik deniz yollarından biri.

Küresel petrol ticaretinin yaklaşık üçte biri bu dar su yolundan geçiyor. Bölgedeki petrol üreticileri günlük yaklaşık 17 ila 20 milyon varil ham petrol ve kondensatı Hürmüz Boğazı üzerinden dünya piyasalarına gönderiyor.

Boğazın merkezi bir kontrol otoritesi bulunmazken tankerler İran ve Umman karasularından geçiyor.

Ticari gemilere serbest geçiş hakkı tanıyan Birleşmiş Milletler anlaşmasını İran imzalamış olsa da henüz onaylamış değil.

Enerjide yüzde 90’dan fazla dışa bağımlı olan Türkiye’nin de enerji fiyatlarındaki yükselişten etkilenebilecek ülkeler arasında olduğu belirtiliyor.

Hürmüz Boğazı’ndan geçen LNG ticaretinin büyük bölümünü Çin başta olmak üzere Asya ülkeleri oluştururken, olası bir tedarik aksaması Avrupa başta olmak üzere küresel gaz fiyatlarında yukarı yönlü baskı yaratabilir.