Senatör Graham’dan Suriye-DSG anlaşmasına ilk tepki: Endişeliyim
Haber Merkezi - ABD'li kıdemli Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, Suriye Geçici Hükümeti ile Demokratik Suriye Güçleri (DSG) arasında varılan ateşkes anlaşmasına ilişkin, "Cevaplardan çok sorularım var" diyerek Washington'un henüz anlaşmanın detaylarına tam olarak vakıf olmadığı uyarısında bulundu.
ABD’li tanınmış senatör ve Donald Trump’a yakınlığıyla bilinen Lindsey Graham, Suriye Geçici Hükümeti ile DSG arasında 18 Ocak Pazar günü ilan edilen anlaşmaya dair şüphelerini ve endişelerini dile getirdi.
DSG ile Şam güçleri arasında günlerdir süren şiddetli çatışmaların ardından varılan mutabakat hakkında kendisinin veya bildiği kadarıyla başka bir senatörün tam bilgi sahibi olmadığını belirten Graham, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
"Bu anlaşmanın umut verici vaatlerle dolu olmasını ve büyük değişimler yaratmasını umuyorum, ancak endişelerim ve sorularım var."
Anlaşmanın detaylarında ne var?
Taraflar arasında varılan 14 maddelik anlaşma, DSG güçlerinin Rakka ve Deyrizor gibi kilit vilayetlerden çekilmesini öngörüyor. Anlaşmaya göre, DSG bünyesindeki savaşçılar güvenlik soruşturmasından geçirildikten sonra "bireysel olarak" Suriye Savunma ve İçişleri bakanlıklarına entegre edilecek.
Ayrıca petrol ve gaz sahalarının, sınır kapılarının ve IŞİD şüphelilerinin tutulduğu ana hapishanelerin kontrolü de Şam’daki merkezi hükümete devredilecek.
Anlaşma öncesinde hükümet güçleri sahada hızlı bir ilerleme kaydederek barajlar, petrol sahaları, Tabka ilçesi ve Deyrizor’un bir kısmı dahil olmak üzere birçok noktada kontrolü sağlamıştı.
"Suriye'deki ulusal güvenlik çıkarımız DSG ile ortaklığımızdır"
Uzun süredir DSG’nin Kongre’deki en büyük destekçilerinden biri olan ve Kürt güçlerin IŞİD’e karşı mücadelesindeki rolüne vurgu yapan Graham, bu ortaklığın önemini bir kez daha hatırlattı:
"Yıllardır, çoğunluğu Kürtlerden oluşan DSG ile omuz omuza vererek IŞİD'i uzak tutmak için çalıştık. Amerika'nın Suriye'deki temel ulusal güvenlik çıkarlarından biri DSG ile olan ortaklığımız olmuştur."
Türkiye ve İsrail sorusu
Anlaşmanın bölgesel etkilerini de sorgulayan Senatör Graham, söz konusu mutabakatın Türkiye dışında başka bir bölgesel ortakla tartışılıp tartışılmadığını sordu. Graham ayrıca, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin DSG kontrolündeki bölgelere yönelik son ilerlemelere katılıp katılmadığı konusuna da dikkat çekti.
Graham’ın yönelttiği sorular arasında, anlaşmanın gelecekte Türkiye'nin askeri varlığına izin verip vermeyeceği ve süreçte İsrail'e danışılıp danışılmadığı veya İsrail’in herhangi bir öneri sunup sunmadığı da yer aldı.
Cumhuriyetçi Senatör, "Suriye hükümeti ile DSG arasındaki bu son ateşkes anlaşmasıyla ilgili sorularım, aldığım cevaplardan daha fazla. DSG ile yakın ilişkileri olan bir senatör olarak, bu soruların tamamına ve daha fazlasına en kısa sürede yanıt bekliyorum" dedi.
Rojava'daki statü değişiyor
Söz konusu anlaşma, Beşar Esad'ın 2024 yılında devrilmesinin ardından Suriye'nin parçalı yapısında yaşanan en büyük değişiklik olarak görülüyor.
Ahmet Şara liderliğindeki yeni geçiş yönetiminin ülkenin büyük bölümünde kontrolü sağlamasını öngören anlaşma, aynı zamanda Rojava ve Kuzey Suriye’de 10 yılı aşkın süredir devam eden özerk yönetimin (Özerk Yönetim) fiilen sona ermesi anlamına geliyor.
Şam yönetimi bu anlaşmayı "Suriye'nin yeniden birleşmesi" yolunda bir adım olarak görse de, güvenlik soruşturmaları, Haseke gibi Kürt nüfusun yoğun olduğu bölgelerdeki yerel yönetim şekli ve azınlık haklarının nasıl garanti altına alınacağı gibi detayların nasıl uygulanacağı henüz netlik kazanmış değil.