Trump’tan İran’a 'son şans' ültimatomu: Artık yumuşak davranmayacağım!

Erbil (Rûdaw) - ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen diplomatik süreçte vites yükselterek ikinci tur müzakerelerin 20 Nisan’da Pakistan’ın başkenti İslamabad’da başlayacağını duyurdu.

 Kendi sosyal medya platformu Truth Social üzerinden açıklamalar yapan Trump, İran’a karşı "yumuşak tavrının" sona erdiğini ilan etti.  

"Ateşkes tamamen ihlal edildi" 

İran’ın Hürmüz Boğazı’nda ticari gemilere ateş açmasını sert bir dille eleştiren Trump, bu eylemleri "ateşkesin tam bir ihlali" olarak nitelendirdi.

Hedef alınan gemilerin çoğunlukla İngiltere ve Fransa’ya ait olduğuna dikkat çeken Trump, "Bu hiç hoş değil, değil mi?" sorusunu sordu.

ABD Başkanı, temsilcilerinin yarın akşam müzakereler için İslamabad’da olacağını doğruladı.

"İran kendi ayağına sıkıyor"             

Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma tehdidine değinen Trump, ABD’nin uyguladığı ablukaların zaten geçişleri durdurduğunu belirtti.

İran’ın bu hamlesiyle kendi ekonomisine zarar verdiğini söyleyen Trump, şu ifadeleri kullandı:

"Farkında olmadan bize yardım ediyorlar. Yolu kapatarak günde 500 milyon dolar zarar eden onlar! ABD hiçbir zarar görmüyor; aksine gemiler artık yüklerini almak için Teksas, Louisiana ve Alaska limanlarımıza yöneliyor."  

Altyapı imha tehdidi: Her köprüyü, her santrali yok ederiz   

Trump, İran’a sundukları anlaşmanın "son derece adil ve makul" olduğunu vurgulayarak Tahran yönetimini doğrudan tehdit etti:   

"Umarım anlaşmayı kabul ederler; çünkü etmezlerse ABD, İran’daki her bir elektrik santralini ve köprüyü yerle bir edecek. Artık nazik davranan bir başkan olmayacağım. Eğer masadan uzlaşı çıkmazsa İran hızlı ve kolay bir şekilde çökecek."   

"47 yıllık hesabı kapatma gururu"  

İran’ın "ölüm makinesini" durdurma vaktinin geldiğini söyleyen Trump, diğer ABD başkanlarının son 47 yıldır yapamadığını yapmanın kendisi için bir gurur vesilesi olacağını vurguladı.

11  Nisan’da İslamabad’da yapılan ilk tur görüşmelerinde, iki haftalık geçici ateşkesin kalıcı bir barışa dönüştürülmesi hedeflenmiş ancak Washington’ın taleplerinin Tahran tarafından "aşırı" bulunması nedeniyle uzlaşma sağlanamamıştı.