AB Dışişleri Bakanları Rûdaw'a konuştu: Hürmüz Boğazı derhal ulaşıma açılmalı
Brüksel (Rûdaw) - Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin dışişleri bakanları; ateşkes sürecini, ABD ile İran arasındaki müzakereleri, Hürmüz Boğazı'ndaki ablukayı ve savaşın doğurduğu sonuçları ele almak üzere bir araya geldi. Toplantılarda, Hürmüz Boğazı'nın yeniden ulaşıma açılması ve denizcilikte seyrüsefer özgürlüğünün korunması öne çıkan ana gündem maddeleri oldu.
Avrupalı bakanlar, hassas ve bir o kadar da ağır bedellerin ödendiği konuları masaya yatırırken Rûdaw ekibi de toplantıyı yakından takip etti.
Rûdaw, toplantıya katılan bakanlara, "Avrupa Birliği ile ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer özgürlüğü ve İran'ın zenginleştirilmiş uranyum ihracatı konusunda ortak bir tutum sergileyip sergilememesi gerektiği" sorusunu yöneltti.
Danimarka'dan gerilimi düşürme çağrısı
Rûdaw'ın sorusunu yanıtlayan Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Løkke Rasmussen, küresel ekonominin uluslararası deniz ticaretine bağımlı olduğuna dikkat çekerek şunları kaydetti:
"Uluslararası deniz rotalarında serbest geçiş hakkı son derece hayati bir öneme sahip. Tüm küresel ekonomi bu sisteme dayanıyor. Danimarka küçük bir ülke olabilir ancak devasa bir denizcilik sektörüne sahip. Bu nedenle bölgedeki gerilimin bir an önce düşürülmesini ve Hürmüz Boğazı'nın tekrar açılmasını talep ediyoruz."
Ateşkesin uzatılması amacıyla İslamabad'da yürütülecek olası müzakerelerden umutlu olduğunu belirten Rasmussen, Hürmüz Boğazı'ndaki serbest geçiş hakkının mutlaka güvence altına alınması gerektiğini vurguladı.
İspanya Dışişleri Bakanı Albares: İran'ın nükleer bombası olmamalı
Rûdaw'ın aynı sorusunu yanıtlayan bir diğer isim ise, askeri üslerin İran'a karşı kullanımı konusunda ABD Başkanı Trump ile en çok ters düşen ülkelerden olan İspanya'nın Dışişleri Bakanı José Manuel Albares oldu.
Durumun kendileri açısından çok net olduğunu ifade eden Albares, "İran kesinlikle bir nükleer bombaya sahip olmamalı ve nükleer mesele masaya yatırılmalı. İran, Orta Doğu ülkelerine yönelik hiçbir haklı gerekçesi olmayan bu saldırılarını derhal durdurmalıdır. Hürmüz Boğazı, gelecekte hiç kimseye herhangi bir bedel veya kısıtlama dayatılmaksızın, tamamen özgür ve güvenli bir şekilde ulaşıma açılmalıdır." diye konuştu.
İspanya'nın dünya genelindeki tüm insan hakları ihlallerini kınadığını hatırlatan Albares, İran'a yönelik yaptırımları da bu ilkesel duruş nedeniyle desteklediklerini dile getirdi.
Kaja Kallas: Seyrüsefer özgürlüğü hiçbir plana kurban edilemez
Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas da meslektaşlarıyla benzer bir görüşü paylaşarak, deniz taşımacılığındaki özgürlüğün asla pazarlık konusu yapılamayacağının altını çizdi.
Kallas, "Elbette diplomatik çözümleri destekliyoruz. Ancak şurası çok açık ki; sadece nükleer dosyaya değil, İran'ın balistik füze programları, siber tehditleri, silahlı vekil gruplara ve Rusya'ya verdiği destek gibi diğer ciddi endişelerimize de tatmin edici yanıtlar verilmelidir." ifadelerini kullandı.
Brüksel'deki kaynaklara göre, Hürmüz Boğazı'ndaki krizin aşılamaması durumunda İran'a yönelik çok daha ağır yaptırımların devreye sokulması, AB'nin masasında tuttuğu en güçlü seçeneklerden biri olarak duruyor.