Avrupa’daki Ezidi Kürtlerin sığınma taleplerine ret dalgası: 40 bin kişi risk altında
Düsseldorf (Rûdaw) - Avrupa’da yaşayan Ezidi Kürtlerin durumu her geçen gün zorlaşıyor. Almanya başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde Ezidilerin sığınma talepleri kitlesel olarak reddedilmeye başlanırken, binlerce kişi sınır dışı edilme tehlikesiyle karşı karşıya.
Almanya, geçmiş yıllarda Ezidilere oturum hakkı konusunda kolaylık sağlıyor ve 2023 yılında Ezidilerin maruz kaldığı katliamı resmen "soykırım" olarak tanımıştı.
Ancak son dönemde bu politika tamamen tersine dönmüş durumda. Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinde Ezidi Kürtlerin sığınma talepleri artık büyük oranda reddediliyor.
Sağcı partilerin yükselişi mülteci politikasını değiştirdi
Almanya Ezidiler Merkez Konseyi Başkanı Dr. İrfan Ortaç, Rûdaw’da yayınlanan "Diaspora" programına katılarak Avrupa’daki sığınmacıların durumuna ilişkin çarpıcı bilgiler paylaştı.
Dr. İrfan Ortaç, Ezidi mültecilerin durumunun kötüleştiğini vurgulayarak bu yaklaşım değişikliğinin arkasında yatan temel sebebin Avrupa’da sağcı partilerin güçlenmesi ve diğer siyasi partilerin de sığınmacılara yönelik politikalarını sertleştirmesi olduğunu belirtti.
40 bin kişi sınır dışı edilme tehdidiyle karşı karşıya
Resmi verilere göre, Avrupa Birliği genelinde 40 binden fazla Ezidi Kürt sığınmacının talebi reddedildi. Bu kişiler her an sınır dışı edilme riskiyle yaşıyor.
Son iki yıl içerisinde 400’den fazla Ezidi, Avrupa’dan sınır dışı edilerek Kürdistan Bölgesi’ne geri gönderildi.
Dr. İrfan Ortaç, Almanya’nın Nordrhein-Westfalen (Kuzey Ren-Vestfalya) eyaletinin Ezidilerin sınır dışı edilmesini durdurma kararı almasına rağmen, bu kararın Almanya genelinde veya diğer Avrupa ülkelerinde kalıcı bir çözüme dönüşeceği konusunda umutlu olmadığını ifade etti.
Grup sığınma hakkı sona erdi: Herkes 'risk altında olduğunu' ispatlamalı
Ortaç’ın verdiği bilgilere göre, Ezidilere artık bir grup veya topluluk olarak doğrudan sığınma hakkı verilmiyor.
Yeni düzenlemeler uyarınca, her sığınmacının bireysel olarak hayatının tehlikede olduğunu ve Kürdistan Bölgesi veya Irak’ta can güvenliğinin bulunmadığını kanıtlaması gerekiyor.
Bu durum, sığınma hakkı elde etmeyi her geçen gün daha da imkansız hale getiriyor.