Ölüm kampından eğitim merkezine: Kürdistan, Auschwitz tecrübesinden yararlanabilir mi?

Diaspora (Rûdaw) – Geçen yüzyılın 40’lı yıllarında trenlerle Auschwitz Ölüm Kampı’na taşınan yüz binlerce insan, bugün devasa bir müzeye dönüşen bu mekanda anılıyor. Kürdistan Bölgesi Polonya Temsilcisi Ziyad Raûf, Auschwitz’in bir soykırım belgeleme ve eğitim merkezi olma başarısına dikkat çekerek, benzer bir modelin Kürdistan’daki soykırımların hafızasını korumak için şart olduğunu vurguladı.

1940’lı yıllarda Sovyet esirleri, Polonyalı muhalifler, Avrupa’daki Romanlar ve yüz binlerce Yahudi, trenlerle Polonya’daki Auschwitz Ölüm Kampı’na getirilmişti.

Kurbanlar; gaz odaları, asılma veya kurşuna dizilme gibi farklı yöntemlerle katledilse de hepsinin kaderi aynıydı.

Auschwitz bugün, bu kampa zorla getirilen bir milyondan fazla insanın hikayesini anlatan dev bir müzeye dönüşmüş durumda. Kurbanların çoğu bu kamptan sağ çıkamadı.

Müzede Fransa, Belçika ve Hollanda gibi ülkelerin kurbanlarına ayrılan ulusal sergilerin yanı sıra, sayıları 20 bini aşan Roman ve Sintiler için de özel bir bölüm bulunuyor.

Bir müzeden daha fazlası: Eğitim merkezi

Auschwitz artık sadece trajedinin sergilendiği bir müze değil; aynı zamanda yeni nesillere ayrımcılık ve nefretin sonuçlarını anlatan modern bir eğitim merkezi. Merkezin eğitim çalışmaları toplumun tüm kesimlerini kapsıyor.

Ancak tarihin derinliğini ve mekanın önemini kavrayabilmeleri için ziyaretçilerin 14 yaşından büyük olması tavsiye ediliyor.

Rûdaw’a konuşan Kürdistan Bölgesi Polonya Temsilcisi Ziyad Raûf, Polonyalıların soykırım tarihini nasıl canlı tuttuklarını ve arşivlediklerini anlattı.

Kurbanlardan geriye kalan ayakkabı, çanta ve kişisel eşyaların her birinin yitip giden bir hayatın öyküsünü taşıdığını belirten Raûf, müzenin 1947 yılında eski tutukluların önerisiyle kurulduğunu hatırlattı.

Kürdistan için çıkarılacak dersler

Ziyad Raûf, Auschwitz’in sadece geçmişi değil geleceği de inşa ettiğini vurguladı. Bilgi aktarımı için en yeni teknolojilerin kullanıldığı merkezde konferans salonları ve kütüphaneler bulunuyor.

Bu tecrübeyi Kürdistan’daki soykırımlarla (Enfal ve Halepçe) kıyaslayan Raûf, "Kürdistan’da işlenen suçlara ait birçok belge ya yok oldu ya da kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya" uyarısında bulundu.

Raûf, Polonya’nın trajik bir geçmişten barışçıl ve istikrarlı bir gelecek inşa etmeyi başardığını ifade ederek, Kürdistan Bölgesi Şehit ve Enfal Mağdurları Bakanlığı’ndan heyetlerin bu tecrübeyi yerinde görmesi için Polonya’ya davet edildiklerini söyledi.

"Kürdistan Bölgesi tekliflere yanıt vermedi"

Kürt soykırımının dünyada yeterince anlatılmadığını ve Polonya örneğindeki gibi profesyonelce arşivlenmediğini dile getiren Ziyad Raûf, sitemkar bir gerçeği paylaştı:

"Polonyalı uzmanlar Kürdistan'ı ziyaret etmeye ve Enfal ile Halepçe belgelerinin arşivlenmesi, eğitim alanında kullanılması süreçlerine destek vermeye hazırlar. Bu teklif hala geçerli ancak maalesef Kürdistan Bölgesi makamlarından bugüne kadar bir yanıt gelmedi."

Raûf son olarak, Polonya’da yeni nesillerin geçmişteki suçlardan sorumlu tutulmadığını, kurbanların torunları ile suç işleyenlerin torunları arasında bir ayrım yapılmadığını; amacın sadece "bir daha yaşanmaması için" toplumsal bir bilinç oluşturmak olduğunu sözlerine ekledi.