Washington (Rûdaw) - ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen müzakerelerde "neredeyse tüm konularda" mutabakata varıldığını belirterek, bugün İranlı bir "lider" ile telefon görüşmesi yapabileceğini açıkladı. Trump, İran'ın tüm zenginleştirilmiş uranyumunu teslim etmesini şart koşuyor.
Florida'dan ayrılmadan önce Air Force One uçağına binmeden gazetecilerin sorularını yanıtlayan ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen gizli diplomasinin detaylarına ilişkin çarpıcı iddialarda bulundu.
Pazar gecesi geç saatlere kadar süren görüşmelerin "mükemmel" geçtiğini savunan Trump, İran tarafının anlaşma konusunda "çok hevesli" olduğunu ve bugün bir telefon görüşmesi daha gerçekleştireceklerini söyledi.
“Neredeyse her konuda uzlaştık”
Trump, ABD adına müzakereleri Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner’ın yürüttüğünü belirterek, "İran ile dün gece çok çok güçlü görüşmeler yaptık. Önemli uzlaşı noktalarımız var; neredeyse tüm konularda anlaştığımızı söyleyebilirim. Eğer bahis oynayan biri olsaydım, bu anlaşmanın gerçekleşeceğine bahis oynardım" dedi.
Uranyum şartı: “Hepsini bize verecekler”
Anlaşmanın en kritik maddesinin nükleer program olduğunu vurgulayan Trump, şu şartları sıraladı:
"Hiçbir şekilde uranyum zenginleştirilmesini istemiyoruz. Ellerindeki tüm zenginleştirilmiş uranyumu (nükleer tozu) bize teslim etmeleri konusunda anlaştık. Eğer bu gerçekleşirse, biz gidip o uranyumu kendimiz alacağız. Bu, İran’ın kendini yeniden inşa etmesi için harika bir başlangıç olacak."
“Tahran ile irtibat kopukluğu var”
İran Dışişleri Bakanlığı’nın "Görüşme yok" yönündeki yalanlaması sorulan Trump, Tahran’da bir yönetim boşluğu ve iletişim kopukluğu olduğunu iddia etti.
Trump, "Tahran'da bir irtibat kopukluğu var. Müzakerelere katılanlar, rejimdeki diğer kişilere her zaman ulaşamıyor olabilir" değerlendirmesinde bulundu.
Mücteba Hamaney iddiası: “Yaşıyor mu bilmiyoruz”
İran’ın üst düzey lider kadrosunun saf dışı kaldığını öne süren Trump, şu an "ülkenin en saygın ve temsil yetkisi olan lideriyle" görüştüklerini savundu.
Bu kişinin kim olduğunu açıklamayan Trump, ancak bu ismin Mücteba Hamaney olmadığını belirterek, "Ondan haber alamadık, hayatta olup olmadığını bile bilmiyoruz" dedi.
“Saldırıyı onaylamıştım ama aradılar”
Askeri baskının diplomasiyi getirdiğini savunan Trump, "Salı sabahı İran’ın en büyük elektrik santralini vurmak için onay vermiştim. Ancak bu aşamada İran bize ulaştı ve anlaşma yapmak istediğini söyledi. Eğer işler yolunda giderse bu işi çözeceğiz, aksi takdirde bombalamaya canla başla devam ederiz" ifadelerini kullandı.
Bölgesel müttefikler ve bütçe
Olası bir anlaşmanın İsrail, Suudi Arabistan, BAE, Katar, Kuveyt ve Bahreyn için "garantili bir barış" anlamına geleceğini söyleyen Trump, İsrail yönetimiyle de temas halinde olduklarını ve onların da sonuçtan "çok mutlu" olacağını kaydetti.
Hürmüz Boğazı konusuna da değinen Trump, “Belki Ayetullah ve belki de ben kontrol ederim” dedi.
Trump, İsrail yönetiminin de bu müzakerelerden memnun olduğunu öne sürdü.
Trump ayrıca, Kongre’den talep etmeyi planladığı 200 milyar dolarlık savaş bütçesi hakkında ise "Elimizde bulunması her zaman iyidir" diyerek geri adım atmadı.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın