ABD Kongresi İran konusunda bölündü: Milletvekilleri diplomasi ve baskı arasında

Washington (Rûdaw) - ABD Kongresi’nin her iki kanadından temsilciler, çarşamba günü Rûdaw’a verdikleri mülakatlarda ABD ve İran arasında yapılması muhtemel bir anlaşmanın beklentilerine dair temkinli bir iyimserlik, şüphecilik ve keskin bir partizan bölünme sergiledi.

Bazı üyeler diplomasinin tek geçerli yol olduğunu savunurken, diğerleri Tahran üzerindeki baskının tavizsiz bir şekilde sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.

Demokratlardan ‘maliyet’ uyarısı ve diplomasi çağrısı

Demokrat Kongre Üyesi Johnny Olszewski, çatışmanın Amerikalılar için artan maliyetine dikkat çekerek müzakerelere duyulan acil ihtiyacı dile getirdi.

Olszewski, artan ekonomik yüklerin ve askeri kayıpların ancak diplomasi yoluyla çözülebileceğini belirtti.

Olszewski, "Bunu diplomasi yoluyla çözmemiz gerekiyor. Hem Amerikalılar hem de dünya için bu sorunu çözecek bir yol bulmalıyız" dedi.

Ancak Başkan Donald Trump'ın mevcut yaklaşımını eleştiren Olszewski, yönetimin çatışma süreci ve sonrasına dair net bir stratejiden yoksun olduğunu savundu.

Olszewski, buna rağmen yapılacak herhangi bir anlaşmanın İran'ın nükleer silah geliştirmemesini ve Hürmüz Boğazı gibi küresel ticaret yollarının açık kalmasını sağlaması gerektiğini vurguladı.

Demokrat kanatta eleştirilerin odak noktalarından biri de ABD’nin 2015 yılındaki Nükleer Anlaşma'dan (JCPOA) çekilmesi oldu.

Kongre Üyesi Don Beyer, yeni bir anlaşmanın muhtemelen 2015’teki anlaşmaya benzeyeceğini söyledi. Beyer, "Günün sonunda muhtemelen JCPOA’ya çok benzeyen bir anlaşma elde edeceğiz" diyerek, bu anlaşmadan vazgeçilmesinin gereksiz çatışmalara ve ekonomik aksamalara yol açtığını savundu.

Mevcut yaklaşımı "korkunç" olarak nitelendiren Beyer, artan küresel istikrarsızlığa dikkat çekti. Beyer, Trump’ın Salı günü ucu açık şekilde uzattığı ateşkesin devam etmesini ve diplomatik çözümler zaman alsa da müzakerelere öncelik verilmesini istedi.

Kongre Üyesi Mary Gay Scanlon da benzer bir eleştiri getirerek, "İran ile bir anlaşmamız vardı, bu başkan onu havaya uçurdu" ifadelerini kullandı.

Cumhuriyetçiler ‘azami baskı’ stratejisini savunuyor

Cumhuriyetçiler ise büyük oranda yönetimin sert tutumuna destek verdi. Kongre Üyesi Greg Murphy, bir anlaşmanın ortaya çıkmasını umduğunu ancak meselenin İran’ın kendi içindeki değişimle ilgili olduğunu söyledi.

Murphy, "Umarım halkları ayağa kalkar ve bu radikal İslamcı hükümetin çılgınlığını durdurur" diyerek geçmişteki diyalog politikalarının başarısız olduğunu savundu.

Murphy ayrıca Trump’ı "büyük bir müzakereci" olarak tanımladı ve sürdürülen baskının Tahran’ı bir anlaşmaya itebileceğini belirtti.

Benzer şekilde Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Troy Nehls de baskının devam etmesi çağrısında bulundu. Nehls, Amerika Birleşik Devletleri’nin "kararlı durması" ve mevcut konumunu koz olarak kullanması gerektiğini söyledi.

İran’ın "diz çökmüş durumda" olduğunu savunan Nehls, "Baskıyı sürdürmeliyiz ki İran, Amerika Birleşik Devletleri için işe yarayan bir anlaşma ile gelsin" dedi. Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Marlin Stutzman ise herhangi bir anlaşma olasılığının büyük ölçüde İran'ın iç liderliğine ve ideolojik tutumuna bağlı olduğunu öne sürdü.

Stutzman, İran'ın bölgesel vekil gruplara desteğini kesmesi ve uzun süredir devam eden Batı karşıtı politikalardan vazgeçmesi gerektiğini bir zorunluluk olarak dile getirdi.

Kongre denetimi ve yetki tartışması

Tartışmaların bir diğer boyutu ise Beyaz Saray’ın askeri hamleleri sırasında Kongre’yi devre dışı bırakması oldu.

Demokrat Kongre Üyesi Scott Peters, yönetimin Kongre’ye danışmadığını ve askeri harekatın yetkisiz olduğunu savundu.

Peters, "İzin istemediler ve bizi gelişmelerden haberdar etmediler" diyerek, Kongre'nin gelecekteki finansman talepleri sunulduğunda bu durumu bir koz olarak kullanabileceğini ima etti.

Strateji konusundaki keskin görüş ayrılıklarına rağmen, her iki partinin üyeleri de İran'ın nükleer silah elde etmesinin önlenmesinin ortak bir hedef olduğu konusunda birleşti.

Tartışmalar, Başkan Trump'ın Pakistan dahil uluslararası aktörlerin talebiyle ateşkesi ucu açık şekilde uzatmasının ardından yaşandı. İslamabad’daki görüşmelerin bir dönüm noktasına yol açıp açmayacağı belirsizliğini korurken, Kongre üyeleri hem ABD hem de bölge için risklerin son derece yüksek olduğu konusunda hemfikir kalmaya devam ediyor.