Dortmund (Rûdaw) - Almanya'nın Dortmund kentinde toplanan diasporadaki Kürtler ve Alman dostları, Rojava’ya destek olmak için alanlara çıktı.
Yaklaşık 3 bin kişinin katıldığı gösteride yer alanların büyük bir kısmının Kobani'de ailesi, arkadaşları veya akrabaları bulunuyor ve oradaki durumu büyük bir korku ve endişeyle takip ediyorlar.
"Etrafları sarılmış durumda ve korkuyorlar"
Gösteriye katılan Şêrîn Silojik, ailesinden haber alamadığını belirterek şunları söyledi:
"6 gündür anne ve babamla iletişim kuramıyorum. Halen Halep'ten ses kayıtları gönderiyorlar. O ses kayıtlarında etraflarının sarıldığını, içeride olduklarını, hiçbir şey yapamadıklarını ve korku içinde olduklarını söylüyorlar. Çağrım, Kobani üzerindeki bu savaşın durmasıdır. Bu çok ağır bir acı. Kobani daha önce yeterince acı gördü. Çok zor; ne su var, ne yemek, ne de ekmek. Etrafları kuşatılmış, korkuyorlar ve her an 'Bizi öldürecekler' diyorlar. Ölümü gözlerinin önünde görüyorlar."
Kobani’deki zor duruma uzak olsalar da birçok kişi duygusal anlamda etkilenmiş durumda. Telefon görüşmeleri ve mesajlar günlük hayatın bir parçası haline geldi ancak bunları sağlamak kolay değil.
"Hükümet görevini yapmalı"
Îsmaîl Bekebûr da internet kesintisine dikkat çekerek şöyle dedi:
"Kobani'de internet yok. Yaklaşık 3-4 gündür aileme ulaşamıyor ve seslerini duyamıyorum. Talebimiz, Suriye hükümetinin görevini yerine getirmesidir. Halktan bahsedip 'Suriye halkı' dediğinde, bizim de Suriye Kürtleri olduğumuzu, bizim de halk olduğumuzu ve bizim de bir hakkımız olduğunu bilmeliler."
"Karın ortasında sokakta yaşıyorlar"
Mihemmed Salih de akrabalarının kötü durumda olduğunu belirterek şöyle konuştu:
"Amcam, amca çocuklarım orada. Oradaki halkın hepsi bizim halkımızdır. Yaşamsal açıdan durumları çok kötü; ne elektrik, ne su, ne yiyecek ne de içecekleri var.
Kalacak yer kalmadı, sokaklardalar. Bize görüntüler geldi, karın ortasında arabalarının içinde yaşam mücadelesi veriyorlar. Yaşadıklarını ifade edecek söz bulamıyorum.”
Kobani Kürtler için sadece bir şehir değil, direnişin ve umudun sembolüne dönüşmüş durumda.
Almanya’da sokağa çıkan Kürtler, Rojava'daki ve özellikle Kobani'deki durumun unutulmaması gerektiğini göstermek istiyorlar.
Almanların Rojava’ya desteği
Dortmund'da sadece Rojava Kürtleri değil, Alman vatandaşları da dayanışma göstermek için alanlara geldi.
Eyleme katılan Robin A., "Buradayım, çünkü insanlar acı çektiğinde ve direndiğinde bu tüm insanları etkiler ve bunda ulusun (milliyetin) hiçbir rolü yoktur. Rojava'yı ilk kez 2019'da, Erdoğan kuzeye saldırıp Serê Kaniyê'ye girdiğinde duydum. Orada yaşananlar beni çok etkiledi ve o zamandan beri Rojava ile ilgileniyor ve Rojava'yı destekliyorum" dedi.
Onlar Rojava'nın durumunu bir insan hakları meselesi, siyasi sorumluluk ve uluslararası adalet olarak görüyor; siyasete ve topluma baskı yapmak istiyorlar.
"Tüm diplomatik ilişkiler kesilmeli"
Hannes B. de taleplerini şöyle sıraladı:
"Tüm diplomatik ilişkilerin kesilmesini ve para gönderiminin derhal durdurulmasını bekliyorum. Ayrıca bu öldürme ve katliamların durması için Suriye hükümetine baskı yapılmalı. Aynı zamanda Rojava'ya destek verilmesini ve feminist mücadeleye destek olunmasını bekliyorum."
Maria K. ise Alman medyasını eleştirerek, "Ben Kürtlerle büyüdüm. Bunun Alman medyasında yer alması benim için çok önemli, çünkü Almanlar gösterilerde olumsuz bir şey yaşanmadığı sürece bu konuda hiçbir şey yayınlamıyorlar" dedi.
"Rojava'yı IŞİD'e karşı koruduk, bugün de koruyacağız"
O Alman göstericilerden bazıları, bizzat Rojava'da IŞİD’e karşı savaşta yer almış.
MLPD (Almanya Marksist Leninist Partisi) üyesi Sarah Rissmann, Kobani anılarını şu sözlerle anlattı:
"Ben bizzat, üzerinden on yıldan fazla zaman geçen 2015 yılında, Kobani'de, Rojava Kürdistanı'ndaydım.
O zaman Rojava'yı IŞİD'e karşı başarıyla savunduk ve bugün de aynısını yapacağız. O vakit, Uluslararası Devrimci Parti ve Örgütler (ICOR) ile birlikte oradaydım. Bir sağlık merkezi kurduk. Orada 60 binden fazla çocuk doğdu. Orada doğan her çocuk, aslında Rojava ruhunu, Kürdistan'ın özgürlüğünü, ayrıca yeni ve barışçıl bir dünya ile Arap ve Kürtlerin ortak yaşam çağrılarını temsil ediyor.
Bu gerçekten bugün burada korumamız gereken bir işaret ve sinyaldir. Bu yüzden buradayım."
Göstericiler eylemi, dayanışmanın sınırlarda bitmediğinin bir işareti olarak görüyor ve "siyasi sessizlik artık bir seçenek değil" diyorlar.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın