Beyaz Saray yakınlarında silah sesleri: Ateş açan şüpheli öldürüldü
Haber Merkezi – ABD’de de Beyaz Saray yakınlarında çok sayıda silah sesi duyulurken, Gizli Servis ile Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ajanlarının olaya müdahale ettiği bildirildi.
ABD'nin başkenti Washington'da akşam saatlerinde Beyaz Saray çevresinde duyulan silah sesleri güvenlik görevlilerini alarma geçirdi.
ABD Gizli Servisi, Beyaz Saray yakınlarında çok sayıda silah sesi duyulmasıyla ilgili detayları kamuoyu ile paylaştı.
Gizli Servis açıklamasında, şüpheli şahsın 17. Cadde ve Pennsylvania Avenue köşesine gelerek çantasından çıkardığı silahla ateş etmeye başladığı ve bunun üzerine Gizli Servis görevlilerinin şüpheliyi hedef aldığı bildirildi.
Ağır yaralı olarak en yakın hastaneye kaldırılan şüphelinin hastanede hayatını kaybettiği kaydedilirken, o esnada çevrede bulunan bir kişinin de hafif yaralandığı ancak durumunun iyi olduğu açıklandı.
Açıklamada herhangi bir güvenlik görevlisinin yara almadığı belirtildi.
Beyaz Saray yakınlarında silah sesleri: Ateş açan şüpheli öldürüldü https://t.co/2YNKOlbFUw pic.twitter.com/EeCL7raxjI
— Rudaw Türkçe (@RudawTurkce) May 24, 2026
Canlı yayına yansımıştı
ABD'nin başkenti Washington'da akşam saatlerinde Beyaz Saray çevresinde duyulan silah sesleri Beyaz Saray'ın içinde canlı yayın yapan bazı muhabirlerin yayınlarına da yansımış, seslerin Beyaz Saray'a yakın bir bölgede bulunan 17. Cadde ve Pennsylvania Avenue köşesinden geldiği bildirilmişti.
Bahçedeki basın mensuplarını brifing salonuna toplayan Gizli Servis, Beyaz Saray çevresinde güvenlik önlemlerini artırmıştı.
Öte yandan FBI Direktörü Kash Patel olayla ilgili bir paylaşımda bulunarak "olay yerinde olduğunu" ve "Gizli Servis ile birlikte çalıştıklarını" ifade etmişti.
Söz konusu silah seslerinin duyulduğu esnada ABD Başkanı Donald Trump'ın da Beyaz Saray'da olduğu bildirilmişti.
*
Altın Palmiye Ödülü'nün sahibi Rumen yönetmen Cristian Mungiu oldu
PARİS (AA) - Fransa'da düzenlenen 79. Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye Ödülü'nü "Fjord" filmiyle Rumen yönetmen Cristian Mungiu kazandı.
Jüri başkanlığını bu yıl Güney Koreli yönetmen Park Chan-wook'un üstlendiği festivalde ödüller sahiplerini buldu.
Rumen yönetmen Cristian Mungiu, "Fjord" filmiyle Altın Palmiye Ödülü'nü aldı.
En İyi Yönetmen Ödülü'nün sahibi, "La Bola Negra" filmiyle İspanyol yönetmenler Javier Calvo ve Javier Ambrossi'nin yanı sıra "Fatherland" filmiyle Polonyalı yönetmen Pawel Pawlikowski'nin oldu.
Jüri Ödülü ise "L'Aventure revee" filmiyle Alman yönetmen Valeska Grisebach'a verildi.
Festivalde, Rus yönetmen Andrei Zviaguintsev "Minotaure" filmiyle Büyük Ödül'e layık görülürken, En İyi Senaryo Ödülü'nü "Notre Salut" filminin senaryosunu kaleme alan Fransız senarist Emmanuel Marre kazandı.
"Coward" filminde oynayan Belçikalı Emmanuel Macchia ve Fransız aktör Valentin Campagne, En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'ne layık görüldü.
Bu yıl festivalin En İyi Kadın Oyuncu Ödülü'nü "Soudain" filminde rol alan Belçikalı oyuncu Virginie Efira ve Japon oyuncu Tao Okamato aldı.
Altın Kamera Ödülü'nü "Ben'Imana" adlı filmin Ruandalı yönetmeni Marie-Clementine Dusabejambo alırken, Kısa Metraj Ödülü "Para Los Contrincantes" filmiyle Arjantinli yönetmen Federico Luis'e verildi.
Onur Ödülü'nün sahibi, ABD'li oyuncu Barbra Streisand, Yeni Zelandalı yönetmen Peter Jackson ve ABD'li oyuncu John Travolta'nın oldu.
- Mahmud Derviş'in mısraları alkışlarla karşılandı
En İyi Yönetmen Ödülü'nü takdim eden Kanadalı oyuncu ve yapımcı Xavier Dolan, törende yaptığı konuşmaya, Filistinli şair Mahmud Derviş'in "Bu Dünyada Hayatta Kalmayı Hak Eden Şeyler Var" adlı şiirinin şu mısralarını okuyarak başladı:
"Bu dünyada hayatta kalmayı hak eden şeyler var/Nisan tereddütü/Seher vakti ekmeğin kokusu/Bir kadının erkekler hakkındaki görüşleri/Aşil'in yazıları/Aşkın başlangıcı/Bir taşın üstündeki çim/Bir ney ipliğinde duran anneler/Savaşçıların anılarından korkması."
Dolan, Derviş'in bir başka yazısında, yaşadıkları bu toprakların dar olduğundan bahsettiğini anlatarak, film yapımcılarının toprakları genişletmeye ve hayatı yaşamaya değer kılan şeyleri görüntülemeye çalıştığını belirtti.
Seyirciler, Dolan'ın Derviş'in mısralarını okumasını alkışlarla karşıladı.
- "Ölüm bizi çevrelerken, hayatı kutlamaya hakkımız var mı?"
En İyi Senaryo Ödülü'nü takdim eden yönetmen Nadine Labaki ise bu gece ödülü vermek için davetli olmasına rağmen ülkesi Lübnan'ı düşünmekten kendisini alıkoyamadığını söyledi.
Lübnan hakkında "Doğduğumdan bu yana en kötü senaryoları yaşamaya mahkum edilen bir ülke." ifadesini kullanan Labaki, festivale davet edildiğinden beri kendisi ve eşinin çok farklı duygular yaşadığını vurguladı.
Kendi kendilerine "Ülkemiz yıkıcı bir savaştan geçerken, çocukları ve Lübnan'ı bırakmak akıllıca mı?" ve "Ölüm bizi çevrelerken, hayatı kutlamaya hakkımız var mı?" diye sorduklarını dile getiren Labaki, Lübnanlıların her şeye rağmen şarkı söylemeye, yazmaya, hayatı sevmeye devam edeceğini belirtti.