Avrupa kurumlarından Türkiye’ye ‘yerel demokrasi’ mektubu

Haber Merkezi - Avrupa’nın önde gelen kurumları, Türkiye’de yerel demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü konularındaki endişelerini dile getiren, diplomasi tarihinde benzerine az rastlanır ortak bir mektup kaleme aldı. Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi, Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Bölgeler Komitesi gibi farklı yapıların raportörleri tarafından imzalanan mektup, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye hitaben yazıldı.

BBC Türkçe’de yer alan mektupta, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yargı sürecinin ikinci yılına girdiği ve çok sayıda yerel seçilmiş temsilcinin uzun süredir tutuklu olduğu hatırlatıldı. Bu durumun, seçmenlerin temsilcilerini özgürce seçme hakkını zedelediği ve genel olarak demokrasiyi zayıflattığı belirtildi. İmzacı yetkililer, Türkiye’nin demokratik yükümlülüklerini yerine getirmesi konusunda “birlikte çalışma” ve “destek verme” mesajı göndererek, sorunların aşılması için siyasi diyaloğa hazır olduklarını vurguladı.

Mektupta şu ifadelere yer verildi:

"Ülkenizdeki yerel demokrasiyi etkileyen son gelişmelerle ilgili ortak endişelerimizi dile getirmek ve bu sorunların üstesinden gelmek için nasıl birlikte çalışabileceğimizi görüşmek amacıyla size ortaklaşa sesleniyoruz. Mevcut durum, seçmenlerin temsilcilerini özgürce seçme hakkını zedeleyerek genel olarak demokrasiyi zayıflatmaktadır."

Kurumlar arası nadir iş birliği

Bu girişimi diğerlerinden ayıran en temel özellik, kurumsal kimlikleri farklı olan Avrupa Konseyi ve Avrupa Parlamentosu (AP) gibi yapıların Türkiye konusunda ilk kez bu kadar geniş kapsamlı bir ortak çizgi üzerinde buluşması oldu.

Mektupta; AP Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, PACE Türkiye Raportörleri Lord David Blencathra ve Yves Cruchten ile yerel yönetimlerden sorumlu üst düzey yetkililerin imzaları yer alıyor.

Kayyum uygulamaları ve sivil toplum endişesi

Mektup, Avrupa kurumlarının son dönemdeki raporlarıyla da paralellik gösteriyor. AP Türkiye Raportörü Sanchez Amor, daha önceki açıklamalarında Avrupa Birliği kurumlarını “Türkiye’deki demokratik gerilemeye sessiz kalmakla” eleştirmiş ve demokrasi yanlısı sivil toplumun kaybedilme riskine dikkat çekmişti. Ayrıca, Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nin Mart 2025 tarihli değerlendirmelerinde, Türkiye’deki kayyum uygulamalarının temel özgürlükleri ve hukukun üstünlüğünü zayıflattığı ifade edilmişti.

Türkiye reddediyor

Türkiye ise Avrupa kurumlarından gelen bu eleştirileri sistematik olarak reddetmeye devam ediyor. Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalarda, bu tür raporlar ve mektuplar genellikle “taraflı”, “ön yargılı”, “haksız” ve “objektiflikten uzak” olarak nitelendiriliyor. Ankara, son dönemde bu eleştirilere uzun ve detaylı yanıtlar vermek yerine, iddiaların “temelsiz” olduğunu belirterek reddetme yaklaşımını benimsiyor.

Mektubu imzalayan yetkililer, ortaklık ruhu içinde iş birliğinin devam etmesini beklediklerini ifade ederek, Türkiye’de demokratik değerlerin korunmasında somut ilerlemeler kaydedilebileceğine olan inançlarını yinelediler.