Washington’da ‘Kürt’ çatlağı: Barrack Şara’yı, Kongre DSG’yi savunuyor
Haber Merkezi – Amerikan Wall Street Journal (WSJ) gazetesi, Suriye Arap Ordusu’nun Demokratik Suriye Güçleri (DSG) kontrolündeki bölgelere yönelik saldırılarının Washington’da sert bir tartışma başlattığını yazdı. Habere göre Beyaz Saray, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara’yı Kürt haklarına dair çıkardığı kararnameye uymaya zorlayacak.
Suriye’de yeni yönetime bağlı silahlı grupların, DSG’ye karşı başlattığı saldırı ile bir çok bölgeyi ele geçirme hamlesi, ABD Başkanı Donald Trump’ın terörle mücadele politikasında kriz yarattı.
WSJ’nin raporuna göre, IŞİD’i yenilgiye uğratan DSG’nin devre dışı bırakılması, “bölgede ciddi bir güvenlik boşluğu” ve “terörün yeniden hortlama riskini” doğuruyor.
Washington’da "Şara mı, DSG mi?" bölünmesi
Haberde, Trump’ın en yakın çalışma arkadaşlarından biri olan ve ABD’nin Suriye Temsilciliği görevini yürüten Tom Barrack ile Kongre üyeleri arasındaki görüş ayrılığına dikkat çekildi.
Buna göre, Barrack, yeni lider Ahmed el-Şara’nın Suriye’yi yıllar süren iç savaştan sonra birleştirmek için "en iyi ve son umut" olduğunu savunuyor.
Barrack, Suriye’ye yönelik yaptırımların kaldırılmasında kilit rol oynamış ve Şam’ın merkezi otoritesini güçlendirmesini desteklemişti.
Öte yandan birçok Kongre üyesi ve bölgeyi yakından tanıyan yetkililer ise, Şara’nın gücü merkezileştirme çabasının ABD’nin en güvenilir müttefiki olan DSG’yi yok ettiğini belirtiyor.
Yetkililer, "Suriye’den çekilmek, en yakın müttefikimize sırt çevirmek ve terörle mücadeleyi riske atmaktır" uyarısında bulunuyor.
Beyaz Saray: "Kürt hakları kararnamesi uygulanacak"
WSJ’ye konuşan üst düzey bir Beyaz Saray yetkilisi, Trump yönetiminin sahadaki gelişmeleri yakından izlediğini ve diplomatik bir çözüm için bastırdığını belirtti.
Yetkili, ABD’nin tavrını şu sözlerle özetledi:
"Trump yönetimi, Şara ve hükümetini, Kürtlerin dil ve kültürel haklarını garanti altına alan o kararnameyi harfiyen uygulamaya zorlayacaktır. Başkan Trump, Suriye hükümetinin tüm azınlıkların haklarını ve güvenliğini koruması gerektiğini net bir şekilde ifade etmiştir."
Tom Barrack: "Suriye’de uzun süre kalmayacağız"
Barrack, ABD’nin Suriye’de kalıcı olma niyetinin olmadığını yineleyerek, önceliğin IŞİD’in "uyuyan hücreleriyle" mücadele koordinasyonu ve Kürt hakları için baskı yapmak olduğunu savundu.
Ancak gazete, Barrack’ın bu yaklaşımının sahadaki askeri tırmanışla çeliştiğine ve DSG’ye verilen sözlerin tutulmadığı eleştirilerine yol açtığına dikkat çekti.
Senatör Graham’dan "Kürtleri Koruma Yasası"
Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, Kürtlerin "kurtların önüne atılmasına" sert tepki gösterdi.
Graham, önümüzdeki günlerde Kürtleri korumayı amaçlayan bir yasa tasarısını Kongre’ye sunacağını duyurdu.
Graham, "Kürtlere bir şey olursa, gelecekte müttefik bulmakta zorlanırız. ABD’ye yardım ettikleri için cezalandırılmalarının hiçbir bahanesi olamaz" dedi.
Demokrat Senatör Chris Van Hollen da benzer bir vurgu yaparak, Kürtlerin IŞİD’le savaşta "mızrak ucu" görevi gördüğünü ve çıkarlarının korunmasının ABD’nin ahlaki ve stratejik görevi olduğunu ifade etti.
IŞİD firarları ve Irak’a sevkiyat
Haberde, Suriye ordusunun saldırıları sırasında yüzlerce IŞİD militanının hapishanelerden kaçtığı bilgisine yer verildi.
ABD’li yetkililer, DSG kontrolündeki hapishanelerde tutulan yaklaşık 7 bin IŞİD’linin güvenli bir şekilde Irak’a nakledilmeye başlandığını ancak firar edenlerin bölge güvenliği için hala büyük bir tehdit oluşturduğunu kaydetti.