AB İran’a bir kez daha seslendi: İdam cezasına son verin
Haber Merkezi - Avrupa Birliği Dış İlişkiler Servisi (EEAS), İran’da gittikçe artan seviyelerdeki idamları kınadı. EEAS,Tahran yönetimine infazları durdurma ve tutuklu muhalifleri serbest bırakma çağrısında bulundu.
EEAS, idam cezasına karşı ilkeli duruşunu yinelediği açıklamasında, "İdam cezasının her türlü durumda ve koşulda kullanılmasına kararlı ve ilkeli bir şekilde karşıyız. Ölüm cezası, devredilemez yaşam hakkıyla ve zalimane, insanlık dışı veya aşağılayıcı cezaların mutlak surette yasaklanması ilkesiyle bağdaşmamaktadır" ifadelerine yer verdi.
Bir yılda 2 binden fazla idam
İran, 1979 devriminden bu yana idam cezasını bir baskı aracı olarak kullanıyor. ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı’na (HRANA) göre Tahran, geçen yıl bazıları halka açık alanlarda olmak üzere 2 bin 63 mahkumu idam etti.
AB, haklarını kullandıkları için tutuklananların serbest bırakılmasını isteyerek, "İran makamlarını, ifade özgürlüklerini kullandıkları için haksız yere tutuklanan herkesi serbest bırakmaya ve idam cezasının tamamen kaldırılmasına yönelik tutarlı bir politika benimsemeye çağırıyoruz" dedi.
Savaş koşullarında hızlandırılan yargılamalar
Açıklama, ülkede aylardır süren huzursuzluk ve çatışmaların ardından idam sayısındaki artışa dair endişelerin yoğunlaştığı bir dönemde geldi. İran makamları, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail ile başlayan altı haftalık savaş sırasında tutuklanan binlerce kişinin yargılama süreçlerini hızlandırma planı sinyallerini vermişti. Bu durum, savaş koşulları altında yeni bir toplu idam dalgası endişesini tetikledi.
Hak grupları, idam edilenlerin birçoğunun protestolarla bağlantılı olduğunu veya ölüm cezası getirebilen "yabancı düşmanlarla iş birliği" suçlamasıyla karşı karşıya kaldığını belirtiyor.
İşkence ve zorla alınan itiraflar
Uluslararası Af Örgütü, ocak ayındaki protestolarla bağlantılı olarak, aralarında Bahai azınlığına mensup iki kişinin de bulunduğu mahkumların idamlarının yakın olduğu konusunda uyardı. Örgüt, tutukluların "itirafa" zorlanmak için işkence ve kötü muameleye maruz kaldığını, hukuki temsil ve tıbbi bakım haklarından mahrum bırakıldıklarını bildirdi.
EEAS ise idamın siyasi huzursuzluğa bir yanıt olarak kullanılmasını eleştirerek şunları ekledi: "Ölüm cezasının iç muhalefete bir tepki olarak kullanılmasını özellikle kınıyoruz. İran makamlarına, protestoculara yönelik idam cezası verme uygulamasına derhal son vermeleri çağrımızı yineliyoruz."