Erbil (Rûdaw) – ABD’de yaşayan yazar ve gazeteci Robîn Reşvan, Trump’ın tüm yetkileri kendi elinde topladığını, ancak Kongre’nin Kürtleri korumak için çalıştığını söyledi.
Rûdaw bültenine Washington'dan canlı bağlanan gazeteci Robîn Reşvan, Kuzey ve Doğu Suriye (Rojava) konusunda ABD’nin tutumu ve “Washington’dan Kürtlerin Korunması” başlıklı yasa tasarısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Reşvan, şu anda ABD’de yetkinin Başkan Donald Trump’ın elinde yoğunlaşmış olmasına rağmen, Kongre içinde Kürtlerin korunması için güçlü bir hareketlilik bulunduğunu belirtti.
“Trump her şeyi kendi eline aldı”
Gazeteci Reşvan, ABD’de karar alma sistemindeki değişime dikkat çekerek şunları söyledi:
“ABD devleti şu anda dikkat çekici bir süreçten geçiyor. Dışişleri Bakanlığı’nın ve ABD Kongresi’nin rolü zayıflamış durumda. Her şey Beyaz Saray’dan ve Başkan Trump tarafından yönetiliyor. Bu durum dış politikanın her başlığında geçerli.”
Reşvan ayrıca, Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin Trump üzerinde etkili olmaya çalıştığını, ancak Washington’da buna karşı bir tutumun da oluştuğunu vurguladı.
Ortak açıklama vurgusu
Robîn Reşvan sözlerini şöyle sürdürdü:
“ABD, Fransa, İngiltere ve Almanya’nın ortak bir açıklaması oldu. Dört ülke, dışişleri bakanları ve özel temsilcileri aracılığıyla, Suriye’nin kuzeydoğusundaki Kürtlerin durumunun iyileştirilmesi gerektiğini talep etti.”
“Muhtemelen Lindsey Graham’in yasa tasarısı kabul edilecek”
Reşvan, Senatör Lindsey Graham tarafından hazırlanan Washington’dan Kürtlerin Korunması” yasa tasarısına ilişkin iyimserliğini dile getirerek “Bu yasa tasarısının kabul edileceğine inanıyorum. Çünkü hem Cumhuriyetçiler hem de Demokratlar tarafından destekleniyor. İki taraf bir konuda uzlaştığında işler daha kolay ilerliyor” şeklinde değerlendirdi.
Reşvan, bu tasarının Ahmed Şara ve Şam’daki geçici yönetim için bir uyarı niteliği taşıdığını belirterek şöyle konuştu:
“Mesaj şudur Ahmed Şara ve Şam’daki geçici yöneticiler, meydanın boş olduğunu sanmayın.
Eğer yeni Suriye’nin Batı sistemi içine girmesini ve normal bir devlet olmasını istiyorsanız, saldırgan politikalardan vazgeçmeli ve Kürtlerin haklarını tanımalısınız.”
“Kürtlerin gönüllü bir lobisi var”
Robîn Reşvan, Trump’ın partisi içindeki Kürtlere yönelik sempatiye dikkat çekerek şunları söyledi:
“Trump’ın partisi içinde ve Cumhuriyetçi seçmenler arasında Kürtlere yönelik büyük bir sempati var.
Ben buna gönüllü bir lobi diyorum. Bu, parayla çalışan profesyonel bir lobi değil; Kobani’den başlayan ve sempatiyle büyüyen, gönülden gelen bir lobi.
Bu gönüllü lobi, Trump üzerinde Kürtleri yalnız bırakmaması yönünde baskı oluşturuyor.”
Reşvan ayrıca Tom Barrack ve Marco Rubio’nun tutumuna da değinerek, son günlerde açıklamalarında bir yumuşama görüldüğünü ve bunun Kürtler için yeni bir fırsat anlamına geldiğini söyledi.
“Kürtler kendi kurumlarını inşa etmeli”
Reşvan, değerlendirmelerinin sonunda Rojava’daki “Kürtler bu süreci iyi değerlendirmeli ve kendi kurumlarını inşa etmeli. Yeni bir süreç başlıyor. Washington’da daha profesyonel bir şekilde çalışılmalı. Ayrıca Kürdistan medyasının ve Rûdaw’ın, Rojava Kürdistanı’nın sesini duyurmada çok önemli bir rolü var. Kürtler, bu krize yanıt verebilmek için yeni kurumlar oluşturmalı; çünkü şimdiye kadar küresel medya üzerindeki kontrol daha çok diğer aktörlerin elindeydi.”
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın