Haber Merkezi - ABD Başkanı Donald Trump, Tahran’a yönelik sertleşen stratejisi kapsamında ABD'nin İran'daki "petrole el koyabileceğini" söyledi. Trump, "Eğer bir anlaşmaya varmazlarsa, bir ülkeleri kalmayacak" uyarısında bulundu.
Financial Times gazetesine konuşan ve ardından Air Force One uçağında gazetecilerin sorularını yanıtlayan ABD Başkanı Donald Trump, İran ile devam eden gerilime ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Trump, Ortadoğu'daki gerilimin enerji piyasalarını tehdit ettiği bir dönemde, İran'ın enerji kaynaklarını kontrol etmenin stratejik bir zorunluluk olduğunu savundu.
İran'ın enerji kaynakları baskı aracı olacak
Financial Times’a verdiği mülakatta Trump, İran’ın petrol altyapısını hedef alarak, "ABD, Tahran’la mücadelenin bir parçası olarak bu petrole el koyabilir" ifadelerini kullandı.
Enerji kaynaklarının bir baskı aracı olarak kullanılması gerektiğini belirten Trump, Batılı ülkelerin mevcut politikalarını "yetersiz" bularak eleştirdi.
Trump, bölgedeki deniz yollarının, özellikle de Hürmüz Boğazı’nın güvenliğiyle ilgili endişelerin arttığı bir dönemde, ekonomik ve askeri baskıların en üst seviyeye çıkarılması gerektiğini savundu.
"Eğer kabul etmezlerse, bir ülkeleri kalmayacak"
Gazetecilere yaptığı açıklamalarda İran ile bir anlaşmanın "yakın" olduğunu iddia eden Trump, buna rağmen sert tehditler savurmaktan geri durmadı.
Trump, ABD’nin sunduğu 15 maddelik teklife atıfta bulunarak şu ifadeleri kullandı:
"Nükleer silahlardan vazgeçecekler. Bize nükleer tozlarını (zenginleştirilmiş uranyum stokları) verecekler. İstediğimiz her şeyi yapacaklar ve belki de yeniden harika bir ülke olacaklar. Ama eğer bunu yapmazlarsa, bir ülkeleri kalmayacak."
Müzakerelerde "saygı" jesti iddiası
İran'ın müzakere masasına gelmeye daha istekli olduğunu savunan Trump, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nda bir jest yaptığını ileri sürdü.
Trump, "İran, bir saygı göstergesi ve müzakere isteğinin bir kanıtı olarak 20 petrol gemisinin daha Hürmüz Boğazı’ndan geçmesine izin vermeyi kabul etti" dedi.
Trump, müzakerelerin gidişatıyla ilgili olarak, "Bu müzakerede son derece iyi gidiyoruz. Ama İran’la ne olacağını asla bilemezsiniz; onlarla müzakere ediyoruz ve sonra her zaman onları havaya uçurmak zorunda kalıyoruz. Bir anlaşma yapacağımızı düşünüyorum ama yapmaya da biliriz" değerlendirmesinde bulundu.
Nükleer silah tek şart
Anlaşmanın çerçevesini net bir şekilde çizen Trump, Tahran yönetimi için tek bir çıkış yolu olduğunu vurguladı:
"Herhangi bir anlaşma tek bir ana şart etrafında olmalıdır; o da Tahran'ın nükleer silahlara erişiminin engellenmesidir."
Trump ayrıca NATO müttefiklerine de seslenerek, bölgesel güvenlik ve kriz anlarında müttefiklerin daha fazla mali sorumluluk alması gerektiğini, ABD'nin bu yükü tek başına taşımayacağını yineledi.
"Üç günde 158 savaş gemisini yok ettik"
ABD’nin yürüttüğü askeri operasyonların sonuçlarına dair detaylar veren Trump, "Bugün çok büyük hedefleri imha ettik. İran’ın ne deniz kuvvetleri ne de hava kuvvetleri kaldı. Ne yaptığımızı çok iyi biliyoruz, bugün büyük bir gündü" dedi.
Trump, Tahran üzerindeki askeri baskının sonuç verdiğini belirterek şu rakamları paylaştı:
"Sadece üç gün içinde 158 savaş gemisini ve İran’ın tüm hava ve deniz filosunu saf dışı bıraktık. Füzelerinin büyük bir kısmını da daha fırlatılmadan havaya uçurduk."
"Rejim değişti, yeni liderler daha zeki"
Trump, İran’daki yönetim yapısına dair de dikkat çekici bir analiz sundu. İlk iki liderlik tabakasının savaşta yok olduğunu öne süren ABD Başkanı, şunları söyledi:
"Bence İran’da rejim değişikliği çoktan gerçekleşti. Çok kötü ve savaş yanlısı olan 'birinci rejim' mensuplarının hepsi öldü. 'İkinci rejim' kadrosunun da büyük bir kısmı artık yok. Şimdi 'üçüncü grup' ile muhatabız ve bunlar öncekilerden çok daha zeki insanlar."
Obama ve nükleer anlaşmaya sert eleştiri
Barack Obama döneminde imzalanan 2015 nükleer anlaşmasını (JCPOA) bir kez daha hedef alan Trump, "Bu anlaşma ülkemizin yaptığı en aptalca ve en kötü anlaşmaydı. Ben buna son verdim, aksi takdirde İran şu an nükleer silaha sahip olacaktı. B2 uçaklarımızla yaptığımız müdahalelerle bunu engelledik" dedi.
"Anlaşma yakın ama güvenmiyoruz"
Konuşmasının sonunda yeni bir barış anlaşmasına varılması konusunda iyimser olduğunu belirten Trump, ancak temkinli konuştu:
"Yakın zamanda bir anlaşma yapılacağını düşünüyorum. Ama İran söz konusu olduğunda asla emin olamazsınız; bir bakarsınız müzakere ediyoruz, bir bakarsınız onları yeniden bombalamak zorunda kalmışız."
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın