Almanya'da şeker vergisi dönemi başlıyor: 2028'de yürürlüğe girecek
Haber Merkezi - Alman hükümeti şekerli gazlı içeceklerden vergi alınmasını planlıyor. Destekleyenler bunun sağlıklı beslenme için önemli olduğunu savunurken, eleştirenler yeni yükler getireceğini belirtiyor.
Şeker vergisi fikri Almanya'da yıllardır tartışılıyor. İngiltere gibi bazı ülkeler şekerli içeceklere vergi getirdi. Almanya'da ise şimdiye kadar tüketicilerin "sağduyusuna" güvenildi. Sonuçta şekerin sağlıksız olduğu ve obezite ile diyabete yol açabileceği biliniyor.
Ancak şimdi Almanya’da da şeker vergisi getirilmesi planlanıyor. Bunun arkasında kamuya bağlı sağlık sigortalarının mali sıkıntıları da bulunuyor. Şeker vergisi, bu sigortaların finansmanını istikrara kavuşturmaya yönelik uzman komisyonun sunduğu 66 öneri arasında yer alıyor. Almanya Sağlık Bakanı Nina Warken başlangıçta bu öneriyi tasarruf planına dahil etmedi, ancak prensipte böyle bir vergiye destek verdi.
Somut olarak ne planlanıyor?
Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisinin yönettiği Almanya Sağlık Bakanlığı'nın yasa taslağına göre, şekerli içeceklere yönelik verginin 2028 yılında yürürlüğe girmesi öngörülüyor. Elde edilecek ek gelirler kamuya bağlı sağlık sigortalarına aktarılacak. Ancak vergi belirli bir amaca bağlı olacak. Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partileri parlamento grubundan çekinceler dile getirildiği için tasarıda değişiklik yapılması da mümkün.
Almanya'da birkaç hafta öncesine kadar şeker vergisinin gündeme gelmesi öngörülmüyordu. Şubat ayında CDU parti kongresinde Schleswig-Holstein eyalet teşkilatının şekerli içeceklerden vergi alınması önerisi reddedilmişti. Eyalet Başbakanı Daniel Günther ise parti yönetiminden "şeker vergisi yeşil dayatmacı politikadır" eleştirisiyle karşılaşmıştı.
Şeker vergisinden ne kadar gelir sağlanabilir?
Almanya'da şeker vergisi uygulanması halinde yaklaşık 450 milyon euro ek gelir sağlanacağı tahmin ediliyor. Bazı hastalıkların önlenmesi sayesinde kamuya bağlı sağlık sigortalarının ise orta ve uzun vadede yılda 20 ila 170 milyon euroya kadar ilave tasarruf sağlayabileceği öngörülüyor.
Almanya'da şeker tüketimi ne kadar?
Şeker beynin önemli bir enerji kaynağı olarak görülse de belirleyici olan tüketilen miktar. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), günlük 50 gramdan az, ideal olarak ise 25 gramın altında "serbest şeker" tüketilmesini öneriyor. Serbest şeker; gıdalara üretici veya tüketici tarafından eklenen şekerleri ve bal, şurup ya da meyve sularında doğal olarak bulunan şekeri kapsıyor.
Almanya'da bu sınır belirgin şekilde aşılıyor. Max Rubner Enstitüsü'nün verilerine göre, kadınlar günde ortalama 61 gram, erkekler ise 78 gram şeker tüketiyor. Özellikle şekerli içecekler obezite, tip 2 diyabet, kalp-damar hastalıkları ve diş çürüklerinin başlıca nedenleri arasında görülüyor. 200 mililitrelik bir porsiyon içecek 20 ila 34 gram serbest şeker içeriyor.
Gıda kalitesi, tüketici hakları ve güvenli beslenme konularında bağımsız denetimler yapan Foodwatch'ın analizine göre, Almanya, Batı Avrupa'nın en büyük 10 ülkesi arasında şekerli içecek tüketiminde ilk sırada yer alıyor. Kişi başına yıllık tüketim 125 litre.
Diğer ülkelerde durum ne?
DSÖ verilerine göre, dünya genelinde 100'den fazla ülke en az bir tür şekerli içeceğe vergi uyguluyor. İngiltere ve İrlanda (2018'den beri) ile Polonya (2021'den beri) bu alanda öncü.
En etkili uygulamalar, üreticileri daha az şekerli tariflere yönlendiren kademeli vergi sistemleri. Örneğin İngiltere'de, şekerli içeceklerdeki şeker oranı 2021'e kadar ortalama yüzde 29 azaldı.
Bu modelde, 100 mililitrede 5-8 gram şeker içeren içecekler için litre başına yaklaşık 21 cent, 8 gramın üzerindekiler için ise yaklaşık 28 cent vergi uygulanıyor. Bu sistem tüketicileri daha düşük şekerli alternatiflere yönlendirebiliyor. Simülasyon çalışmalarına göre kademeli vergiler sağlık üzerinde en güçlü etkiyi gösteriyor.
Şeker vergisi kimleri etkileyecek?
Uzmanlara göre, şeker vergisinin olumlu etkileri özellikle çocuklar, gençler ve düşük gelirli kesimlerde görülüyor. İngiltere'de uygulanan vergi sonrasında kız çocuklarında obezite oranı düştü. Etki en çok sosyoekonomik açıdan dezavantajlı bölgelerde yaşayan çocuklarda görüldü.
Bremen Üniversitesi bünyesindeki araştırmacılar, düşük gelirli grupların sağlık sorunlarından daha fazla etkilendiğine dikkat çekiyor. Meksika örneğinde de vergi sonrasında özellikle düşük gelirli hanelerin şekerli içecek tüketiminin azaldığı görüldü. Ancak araştırmacılar, verginin sosyal eşitsizlikleri artırmayacak şekilde tasarlanması gerektiğini vurguluyor.
Tüketici örgütleri ve hekimler ne diyor?
Doktorlar ve tüketici örgütleri uzun süredir şeker vergisini daha sağlıklı beslenmeyi teşvik edecek bir araç olarak savunuyor. Federal Tüketici Danışma Merkezi Başkanı Ramona Pop, planlanan vergiyi "iyi bir haber" olarak nitelendirdi. Buna göre vergi, daha sağlıklı beslenmenin temel unsurlarından biri olabilir ve uzun vadede sağlık sistemini rahatlatabilir.
Ancak etkinin tam olması için tatlandırıcıların da kapsama alınması gerektiği belirtiliyor. DSÖ de bu yönde tavsiyede bulunuyor. Doktorlar ve Foodwatch gibi sivil toplum kuruluşları, ortak çağrılarla şeker vergisinin hayata geçirilmesini talep ediyor.
Gıda sektörü nasıl tepki veriyor?
Gıda sektöründen ise sert eleştiriler geliyor. Alman Gıda Endüstrisi Birliği Başkanı Christoph Minhoff, Rheinische Post gazetesine yaptığı açıklamada, bu verginin amacının bütçe açıklarını kapatmak olduğunu savundu.
Minhoff, parlamentodaki süreçte "şeker vergisinin çocuk sağlığı için gerekli olduğu yönündeki anlatının yanlış olduğunu göstereceklerini" ifade etti.