Fransız Bakan Caroit: Hedefleri belirsiz ve hukuksuz bir savaşın parçası olmayacağız
Erbil (Rûdaw) - Fransa’nın Frankofoni ve Uluslararası Ortaklıklardan Sorumlu Devlet Bakanı Eleonore Caroit, Ortadoğu’da tırmanan kriz ve Hürmüz Boğazı’nın güvenliği konusunda Paris’in tutumunu netleştirdi. Caroit, uluslararası hukuk zemininde başlamayan bir askeri operasyona aktif katılım sağlamayacaklarını vurguladı.
Fransız Bakan Eleonore Caroit, Rûdaw’a verdiği özel mülakatta, ABD’nin bölgedeki askeri hamleleri, Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer güvenliği ve Tahran ile yürütülen diplomatik temaslara ilişkin stratejik değerlendirmelerde bulundu.
Fransa’nın askeri katılım şartları
Bakan Caroit, Fransa’nın bölgedeki gemi trafiğini korumaya yönelik "yalnızca savunma amaçlı" uluslararası bir misyonu desteklediğini, ancak saldırgan bir savaşın parçası olmayacaklarını belirtti.
Mevcut çatışma sürecini eleştiren Caroit, "Temelde bize bu sürece katılıp katılmak istemediğimiz sorulmadı. Ayrıca bu savaş uluslararası hukuk çerçevesinde başlatılmadı" dedi.
ABD ile 250 yılı aşan köklü bir müttefiklik ilişkisine sahip olduklarını hatırlatan Bakan, "Tam da dost ve müttefik olduğumuz için Washington’a karşı açık sözlü davranabiliyoruz. Herhangi bir adımdan önce uluslararası bir çerçeve ve diplomatik çabaların devreye girmesi gerektiğini savunuyoruz" ifadelerini kullandı.
“Tek çıkış yolu diplomasi”
Fransa’nın İran tarafıyla iletişim kanallarını açık tuttuğunu teyit eden Caroit, diplomasinin sivil halkı korumak için yegane yol olduğunu savundu.
Caroit, "Temel amacımız diplomatik diyaloğu yeniden başlatmaktır. İran’ın nükleer programının durdurulmasını ve ülkede demokratik bir geçişin yaşanmasını arzuluyoruz; ancak bu hedeflere sadece diplomasi yoluyla ulaşılabilir" değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un bölgedeki tüm aktörlerle (İran, İsrail ve Lübnan liderleri) sivil bombardımanlarını durdurmak için sürekli temas halinde olduğunu belirten Caroit, G7 zirvesinde de sivillerin korunması konusunda ortak bir irade sergilendiğine dikkat çekti.
Vatandaşların korunması ve güven krizi
Bölgedeki 15 ülkede yaklaşık 400 bin Fransız vatandaşının yaşadığını belirten Bakan, tahliye operasyonları için 20 uçak tahsis ettiklerini ve güvenliğin en üst düzey öncelikleri olduğunu vurguladı.
ABD Başkanı Donald Trump’ın "Yeni bir İranlı liderle konuşmaya çalıştığımızda öldürülüyor" yönündeki açıklamalarına da değinen Caroit, "Ne kadar isterseniz bombalayabilirsiniz, ancak sonunda konuşacak bir muhatabınız kalmazsa kalıcı bir sonuç elde edemezsiniz" diyerek diyalog zemininin korunması gerektiğini hatırlattı.
Hürmüz Boğazı ve küresel bağımlılık
Washington’un "Avrupa, Hürmüz petrolüne ABD’den daha fazla bağımlı" yönündeki argümanını reddeden Caroit, şu analizi paylaştı:
"Dünya petrol ticaretinin %20’si bu boğazdan geçiyor; dolayısıyla bu sadece Avrupa’nın değil, tüm dünyanın ortak bağımlılığıdır. Hepimizin çıkarı barıştan yanadır."
İran ve Rusya arasındaki ittifakın "gerçek ve kanıtlanmış" bir tehdit olduğunu belirten Caroit, bu iş birliğinin Ukrayna savaşı üzerinden küresel dengeleri etkilediğini ve nihayetinde ABD’nin stratejik çıkarlarını da doğrudan sarstığını ifade ederek sözlerini tamamladı.