Erbil (Rûdaw) – “Tarihi kazananlar yazar” sözü sıkça kullanılır. Ancak bu her zaman doğru değil. Bazen hile ve cinayetle iktidarı ele geçiren krallar, tarihin karanlık ve kanlı sayfalarını gizlemeye, rakiplerinin isimlerini silmeye çalışır. Fakat sonunda gerçekler ortaya çıkar.
Arkeologların yeni keşfi de bunun bir örneği. Bilim insanları, tarihçiler tarafından uzun süredir tamamının bilindiği düşünülen Yeni Asur İmparatorluğu dönemine ait üç yeni kral tespit etti.
Keşif nasıl yapıldı?
Almanya’dan Asur tarihi uzmanı Alexander Edmonds ile ABD’deki Yale Üniversitesinden Eckart Frahm, Cuneiform Studies dergisinde yayımlanan yeni araştırmalarında, yaklaşık MÖ 1000-609 yılları arasındaki Yeni Asur döneminde hüküm süren ve daha önce bilinmeyen üç kraldan söz etti.
Frahm, keşfin kendileri için büyük bir sürpriz olduğunu belirterek, daha önce bu dönemde başka bir kralın yaşamış olabileceğinin düşünülmediğini söyledi.
Araştırmacılara göre söz konusu üç kralın isimleri, daha önce yeterince doğru okunup yorumlanmamış kil tabletlerdeki çivi yazılarının yeniden incelenmesiyle ortaya çıkarıldı.
Parçalanmış bir kil tablet üzerinde kraliyet bağışıyla ilgili çivi yazısı. Tablet, daha önce bilinmeyen Asur kralı Tiglat-Pileser'in tespit edilmesine yardımcı oldu. (British Museum ve Cuneiform Digital Library Initiative)
Üç kral kim?
Üç kralın ortak özelliği, Asur başkentlerinden Aşşur’da tahta çıkmaları, iktidar çevreleri tarafından desteklenmeleri ancak çok kısa süre hüküm sürmeleri. Hiçbirinin iktidarı iki yıla ulaşmadı. Daha sonra tahttan indirildiler ve isimleri resmi tarih kayıtlarından silindi.
🏛️ Tiglat-Pileser — MÖ 763-762
Tiglat-Pileser'in adı, yaklaşık 125 yıl önce Ninova’da bulunan ve daha sonra yayımlanan parçalanmış bir kil tablette tespit edildi.
Ancak bilim insanları daha önce bu ismin, kendisinden onlarca yıl sonra hüküm süren Tiglat-Pileser III’e ait olduğunu düşünüyordu.
Araştırmaya göre bu dönemde büyük bir salgın ve korkutucu bir güneş tutulması yaşandı. Bu olayların ardından çıkan isyan sırasında Tiglat-Pileser'in kardeşi Aşşur-dan III’e karşı ayaklandığı ve bir süre birlikte hüküm sürmüş olabileceği düşünülüyor.
🏛️ Şalmaneser — MÖ 747-745
Bu kralın adı, 1894 yılında Irak'ta bulunan taş bir dikilitaşta ortaya çıktı.
Ancak kralın ismi daha sonra silindi ve yerine kendisinden sonra tahta geçen Tiglat-Pileser III’ün adı yazıldı.
Araştırmacılara göre bu dönem Asur tarihinde karışıklıklar, darbeler ve göçebe toplulukların saldırılarıyla dikkat çekiyordu.
Taş dikilitaşın, başka bir dikilitaşın altında yatay biçimde bulunduğu ve zamanla toprağın altında kaldığı belirtiliyor. (Edmonds ve Frahm, Cuneiform Studies)
🏛️ Aşşur-uballit — MÖ 913-912
Aşşur-uballit çok kısa bir süre hüküm sürdü. Daha sonra tahttan indirildi ve heykeli parçalandı.
Bir tablette, Asur tanrısı Aşşur’a saygı amacıyla bir bira kabı yapılması için gümüş bağışladığı yazıyor.
Heykelinin başı koparıldı, elleri kırıldı. Daha sonra heykel, yerine geçen gayrimeşru hükümdarı öven bir stel haline getirildi.
📜 Asur krallarının yeniden düzenlenen kronolojisi

Yeni keşfedilen veya daha önce tarihten silindiği anlaşılan krallar ⭐ ile gösterilmiştir.
Not: Listede soru işareti bulunan tarihler kaynaklarda kesinliği tartışmalı dönemleri gösteriyor.
“Asur Kralları Listesi” ne kadar doğru?
Bu keşif, Asur tarihinin bugüne kadar düşünüldüğü kadar düzenli ve kesintisiz olmadığını ortaya koyuyor.
Araştırmacılara göre “Asur Kralları Listesi”, iktidarın babadan oğula barışçıl ve düzenli şekilde geçtiği izlenimini veriyor. Ancak yeni bulgular, taht mücadeleleri, darbeler, isyanlar ve kısa süreli hükümdarlıkların resmi kayıtlardan çıkarılmış olabileceğini gösteriyor.
Frahm’a göre liste, “bütün darbelerin, karışıklıkların ve savaşların silindiği idealize edilmiş bir tablo” niteliğinde.
Böylece daha önce bilinmeyen üç kralın ortaya çıkarılması, yalnızca Asur hükümdarlarının kronolojisini değil, antik çağda iktidarın nasıl el değiştirdiğine ilişkin anlayışı da yeniden şekillendiriyor.

