ABD'nin Irak'taki eski büyükelçisi, ABD ordusunun ve IŞİD'e karşı Uluslararası Koalisyon'un diğer güçlerinin çekilmesinin ardından bazı güçlerin Kürdistan Bölgesi'ne saldırılarını sürdürmesinden endişe duyduğunu söyledi.
ABD'nin Irak'taki eski büyükelçisi Douglas Silliman, Rûdaw TV’den Cafer Mubeşşirniya'nın sunduğu saat 15.00 haber bültenine katıldı.
Silliman, "İran'ın, üsleri olmasa bile en azından Kürdistan Bölgesi'nin bir kısmında yaşayan bazı Kürt muhaliflerine yönelik füze saldırılarını sürdürmesinden endişeliyim. Ayrıca daha önce Kürdistan'a saldıran Iraklı milislerin, özellikle Kürdistan hükümeti üzerinde siyasi baskı kurmak ve Kürdistan Bölgesi'nin Bağdat hükümetindeki güçlü konumunu zayıflatmak amacıyla bu saldırıları sürdürebileceğinden endişeliyim" dedi.
“Kürdistan Bölgesi Hükümeti'nin Bağdat'la, özellikle de Başbakan Zeydi'yle birlikte çalışması çok önemli olacak” diyen eski büyükelçi, Amaç, Irak hükümetinin bu gruplar üzerinde güçlü bir siyasi baskı oluşturmasını sağlamak. Bu grupların kim olduğunu hepimiz biliyoruz. Böylece silahlarını Irak'ın bölgelerine karşı kullanmasınlar ve son altı ayda yaptıkları gibi Irak'ın komşularına karşı da kullanmasınlar” ifadelerini kullandı.
Eski ABD Büyükelçisi Douglas Silliman ile söyleşinin tam metni:
Rûdaw: ABD, çekilmenin ardından Irak güçlerinin ülkenin kara ve hava güvenliğini koruyabileceğinden emin mi?
Douglas Silliman: Bence bu çok önemli bir soru. Kürdistan'da, ABD muharebe güçlerinin Kürdistan Bölgesi'nden ayrılmasıyla ilgili pek çok soru olduğunu biliyorum: Irak, Kürdistan'ı ve Irak'ın geri kalanını dış saldırılara, hatta Irak'taki bazı İran yanlısı milislerin saldırılarına karşı nasıl savunacak? Gerçek şu ki, Irak ordusu ve Peşmerge'nin, küçük bir ABD gücü varlığı olmasa bile başa çıkabilmesi gereken bazı tehditler var. Peşmerge'nin, Irak ordusunun ve Terörle Mücadele Servisi'nin IŞİD'e karşı yürüttüğü operasyonlar çok daha profesyonel hâle geldi. Dolayısıyla IŞİD'in radikal faaliyetleri fikri hâlâ var olsa da bunun Irak ve Kürdistan Bölgesi için daha az bir tehdit olduğunu düşünüyorum. Benim endişelendiğim ve bence pek çok Kürdün de endişelendiği şey, Irak ordusunun gerçekten iyi bir hava savunma kapasitesine sahip olmaması. Bu da Kürdistan'ın ve Irak'ın diğer bölgelerinin İran'ın balistik füze ya da insansız hava aracı saldırılarına, ayrıca Irak içindeki İran yanlısı milislerin İHA ve füze saldırılarına açık kalacağı anlamına geliyor. En çok endişe duyduğum alan bu. Kürtlerin çoğunun ve Kürdistan hükümetinin de endişeli olduğunu tahmin ediyorum.
Rûdaw: Bu akşam Irak Medya Ağı yetkilisi Rûdaw'a, ABD'nin Irak'tan çekilmesinin ardından İran'ın Kürdistan Bölgesi'ne saldırmak için hiçbir bahanesinin kalmadığını söyledi. Bu Iraklı yetkilinin sözlerinin pratikte de karşılık bulacağını düşünüyor musunuz?
Douglas Silliman: Bu açıklamada doğruluk payı var, çünkü ABD muharebe güçlerinin Irak'tan ayrılması, İran'ın ve Irak içindeki İran yanlısı unsurların silahlarını elde tutmak için ileri sürdükleri bahaneyi ortadan kaldırıyor. Yani artık, Irak'ın ABD tarafından zarar görmesini önlemek için füze ya da İHA kapasitelerini korumaları gerektiğini söyleyemezler. Bu bahane yarından itibaren geçerli olmayacak. Ancak bazı milislerin, Irak'ın kuzeyinde, Kürdistan Bölgesi'ndeki Türk güçlerinin varlığından duydukları rahatsızlığa ilişkin kamuoyuna yansıyan açıklamalarını zaten gördünüz. Bu yüzden onların da silahlarını ellerinde tutmak için başka bir siyasi bahane aradığını düşünüyorum. Gerçek şu ki, şu an itibarıyla Bağdat'taki Irak hükümetinin, Kürdistan'ı, güneydeki petrol sahalarını, hatta Kuveyt'i, Suudi Arabistan'ı, BAE'yi ve Irak'ın diğer komşularını bu milislerin Irak içinden düzenlediği saldırılardan korumaya yetecek siyasi nüfuzu ya da askeri gücü yok. Yani evet, bu durum grupların silahlarını elinde tutmaya devam etmek için öne sürdükleri siyasi gerekçeyi zayıflatacak. Ama kısa vadede bu silahları kullanma yeteneklerini değiştirmeyecek. Silahları kullanmanın siyasi maliyetini değiştirebilir, ama dediğim gibi bu, silahları kullanmalarını imkânsız hâle getirmeyecek.
Rûdaw: Bu güç çekilmesinin yalnızca Irak'ın isteği olduğunu, ABD'nin istemediğini düşünüyor musunuz? ABD'nin Irak'tan kendi isteğiyle çekilmediğini düşünüyor musunuz?
Douglas Silliman: Bu zor bir soru, çünkü ABD'de farklı insanların bu konuda farklı görüşleri vardı. Pek çok Iraklı, pek çok Kürt, Hristiyan, Sünni ve Ezidi için ABD muharebe güçlerinin bölgede kalmaya devam etmesinin bir güvence oluşturduğunu biliyorum. ABD'nin, Peşmerge'ye ve Irak hükümetinin gerçekten denetimi altındaki Irak güçlerine desteğini Bağdat'taki büyükelçiliğimizden ve Erbil'deki başkonsolosluğumuzdan sürdüreceğinden eminim. Yani ABD'nin desteği ve yardımı devam edecek, yalnızca sahada asker olmayacak. Ancak gerçek şu ki, ABD güçlerinin, özellikle Kürdistan Bölgesi'nde yaptıklarının çoğu, Suriye'nin doğusundaki ABD güçlerine destekti. Şimdi Beşşar Esad devrildiğine ve Suriye'nin doğusu, Mazlum Abdi ve Suriye Demokratik Güçleri Şam'daki yeni hükümetle çalışmaya başladığına göre, Suriye'nin doğusunda da ABD güçlerine duyulan ihtiyaç azaldı. Dolayısıyla Irak içinde ABD güçlerinden gelecek lojistik desteğe duyulan ihtiyaç da azaldı. Yeniden söylüyorum, Başkan Trump'ın, belirli bir faydası olmayan yerlerden ABD askeri güçlerini çekmek istediğini düşünüyorum. ABD güçlerinin Kürdistan Bölgesi'nde son dönemde yapabildiği tek şey, Iraklı milislerin ya da İran'ın bölgeye yönelik saldırılarına karşı bir tür hava savunması sağlamaktı. ABD'de bazı güçleri Irak'ta tutmayı isteyecek pek çok kişi olduğunu düşünüyorum. Ancak Beyaz Saray ve Pentagon, hükümetin bu milisleri denetim altına alması gerektiğini savunabilmenin siyasi kazanımlarının, ülkede sınırlı bir hava savunma kapasitesine sahip olmanın fiilî kazanımlarından daha ağır bastığına açıkça karar vermişti. Bu yüzden bunun Washington için zor bir karar olmadığını düşünüyorum ve ABD güçlerini çekme kararı aslında iki yıl önce alınmıştı.
Rûdaw: ABD'nin çekilmesinden sonra Irak'ın hava güvenliği kimin eline geçecek?
Douglas Silliman: Aslında Irak hava sahası hiçbir zaman ABD'ye ait olmadı, ancak güçlerimizin konuşlandığı yerlerin yakınındaki tesisleri koruyorduk. Irak gelişmiş bir hava savunma kapasitesi geliştirmedi. Son iki ay içinde Irak hükümeti, Savunma Bakanlığı ve askeri güçler arasında, ilk kez uçakları, insansız hava araçlarını ve gelen füzeleri tespit edip hava sahasını savunmaya başlayabilecek sistemlerin satın alınmasına ilişkin bir dizi görüşme yapıldı. Yani bu, Bağdat'ın ve Irak hükümetinin sorumluluğu. Bu kapasiteyi yeni yeni inşa ediyorlar ve bir süre daha etkili olmayacak. Ancak sorumluluk Irak hükümetine düşüyor.
Rûdaw: Irak'ta uzun süre bulundunuz ve Kürdistan Bölgesi'ni de çok ziyaret ettiniz. Irak ile Kürdistan Bölgesi'nin güvenlik ortamının aynı olduğunu düşünüyor musunuz?
Douglas Silliman: Bu çok zor bir soru, çünkü ne tür güvenlik endişeleriniz olduğuna bağlı. Kürdistan Bölgesi'nde, İran'ın, üsleri olmasa bile Kürdistan Bölgesi'nin bazı kesimlerinde yaşayan bazı Kürt muhaliflere yönelik füze saldırılarını sürdürmesinden endişeliyim. Ayrıca geçmişte Kürdistan'a saldıran Iraklı milislerin, çoğunlukla Kürdistan hükümeti üzerinde siyasi baskı kurmak ve Kürdistan Bölgesi'nin Bağdat'taki hükümet içindeki göreceli gücünü azaltmak için bunu sürdürebileceğinden endişeliyim. Irak Kürdistan Bölgesi için başlıca endişelerim bunlar. Şu anda bunlara karşı iyi bir savunma yok ve Kürdistan hükümetinin Bağdat'la, özellikle de Başbakan Zeydi'yle birlikte çalışarak bu gruplara Irak hükümetinden güçlü bir siyasi baskı uygulanmasını sağlaması önemli olacak. Bu grupların kim olduğunu hepimiz biliyoruz. Amaç, silahlarını Irak'ın bölgelerine karşı kullanmamaları ve son altı ayda yaptıkları gibi Irak'ın komşularına karşı da kullanmamaları.
Rûdaw: Güçlerin çekilmesinin ardından IŞİD'in ya da benzer bir grubun yeniden ortaya çıkacağını düşünüyor musunuz?
Douglas Silliman: ABD güçleri ayrıldıktan sonra IŞİD'in yeniden yükselme ihtimali çok küçük. Gerçek şu ki Kürdistan Peşmerge gücü, Irak ordusu, Irak Federal Polisi ve Irak Terörle Mücadele Servisi'nin hepsi IŞİD tehdidiyle başa çıkma yeteneklerini önemli ölçüde geliştirdi. IŞİD'in insan devşirmeye çalıştığı ve Hamrin Dağları'ndaki mağaralarda, Enbar'daki vadilerde yaşayan mensupları olduğu, bunların zaman zaman polis karakollarına ya da sıradan vatandaşlara saldırdığı açık. Ama bunlar küçük, sınırlı kapasiteler. Irak ordusunun, terörle mücadele servislerinin ve Peşmerge'nin bu tehditlerle başa çıkabileceğine inanıyorum. Bunlar birer tehdit olsalar da bu tür tehditler için aslında Amerika Birleşik Devletleri'ne ihtiyaçları yok.
Rûdaw: ABD, Irak'taki silahlı grupların silahlarını hükümete teslim edeceğine inanıyor mu?
Douglas Silliman: Bence Washington, bu gruplardan bazılarının silahlarını hükümete teslim edeceğine ve bir şekilde Heşdi Şabi'ye ya da orduya dahil edileceğine inanıyor. Ancak bunu yapmaya muhtemelen istekli olmayacak bir ya da iki grup var. Bu da Başbakan Zeydi'nin önümüzdeki dönemdeki sınavı olacak. Kendine ilginç bir takvim belirledi: Önümüzdeki 90 gün boyunca grupların ABD hedeflerine hiçbir saldırı düzenlememesi ve ABD'nin de Irak içindeki gruplara hiçbir saldırı yapmaması gerekiyor. Bunun başarılabilecek bir şey olduğunu tahmin ediyorum. Ardından, gelecek yıl için altı ay daha belirledi; bu sürede bu milisleri silahlarını devlete teslim etmeye ve savaşçılarını Heşdi Şabi'ye ya da orduya entegre etmeye ikna etmeyi hedefliyor. Bazı gruplar için bunun gerçekleşeceğini düşünüyorum. Ancak savunduğu ve İran Devrim Muhafızları'ndan emir aldığı bir İran siyasi gündemi olan birkaç grup için ya da Irak içindeki nüfuzlarını korumak amacıyla bağımsız bir siyasi-askeri güç olarak kalmak isteyen gruplar için durum farklı. Bu iki alan, hükümetin bu grupları ağır silahlarından, füzelerinden ve İHA'larından gönüllü olarak vazgeçmeye ikna etmesini zorlaştıracak. Yani cevap kısmen evet, kısmen hayır. Bazılarının vazgeçeceğini düşünüyorum, diğerlerinin ise vazgeçmeyeceğinden oldukça eminim.
Rûdaw: ABD hâlâ İran'la savaş halinde ve yarın Irak'tan tamamen çekiliyor. ABD'nin Irak'taki İran nüfuzuyla ilgili bir endişesi kalmadı mı? Yani artık Irak'taki İran nüfuzunu engellemek istemiyor mu?
Douglas Silliman: Bence ABD'nin yaklaşımı, mutlaka askeri güce odaklanmak değil, çünkü İran'ın, geçmişte kurulmasına yardım ettiği milisler aracılığıyla Irak içinde büyük bir nüfuza sahip olduğu açık. Gerçek şu ki Irak'ın askeri olmayan alanlarda çok daha fazla yardıma ihtiyacı var. Ekonomik kalkınmaya, yatırıma, bankacılığa ihtiyacı var. Genç Iraklılara, genç Kürtlere iş imkânı sağlaması gerekiyor. İran bu konuların hiçbirinde yardımcı olamaz. İran, güneydeki işsiz gençlere para verip ellerine bir Kalaşnikof tutuşturarak onları milis askerine dönüştürebilir, ama bu iyi bir iş değil. Irak'ın ihtiyacı olan şey yatırım, sermaye ve Irak ekonomisinin dünyanın geri kalanının ekonomisine bağlanması. ABD'nin çalışmaya devam edeceği alan burası ve İran'ın hiçbir zaman yapamayacağı şeyleri yapabilir.


