DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, çözüm sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, sürecin ilerlemesi için kritik tarihin 27 Kasım'da toplanacak olan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) olduğunu belirtti.
DEM Parti Grup Başkanvekili ve Muş Milletvekili Sezai Temelli, Rûdaw TV'deki 15.00 bültenine canlı bağlanarak, Hevidar Zana'nın çözüm sürecine ilişkin sorularını yanıtladı.
Sezai Temelli, 10 Ağustos'ta yürürlüğe giren yasanın tam anlamıyla hayata geçmesi için MGK kararının beklendiğini ifade etti.
Yasanın mevcut haliyle "kapsayıcı olmadığını" ve bazı kısıtlamalar nedeniyle tıkanıklıklar yaşandığını söyleyen Temelli, "PKK'nin belli kadrolarını dışarıda bırakan bir anlayışla meseleye yaklaşmak süreci sıkar, yavaşlatır" dedi.
Sürece halk desteğinin yüksek olduğunu ancak hükümetin "samimiyetsizliği" ve sürecin yavaş ilerlemesi nedeniyle tepkiler olduğunu belirten Temelli, Abdullah Öcalan'ın kurulacak bir komisyonun "koordinatörü" olacağını ve sürecin onsuz yürümesinin mümkün olmadığını vurguladı.
Temelli, Öcalan'ın görevini sağlıklı bir şekilde yürütebilmesi için üzerindeki "tecridin tam anlamıyla son bulması" ve çalışma koşullarının düzenlenmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
Sürecin hızlandırılması için Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile görüşüldüğünü aktaran Sezai Temelli, 27 Kasım'daki MGK toplantısından olumlu bir karar çıkması halinde yasanın 6 aylık süreyle yürürlüğe gireceğini, aksi takdirde sürecin daha da uzayacağını söyledi.
Rûdaw: Meclis yeni yasama yılının ikinci dönemine başladı. Sürecin ağır ilerlediği ve bir durgunluğun olduğu görülüyor. Bazı yorumcular PKK yöneticilerinin yasa kapsamına girmediklerinden dolayı silah bırakmaya yanaşmadığı iddiasında bulunuyor. Bu iddialar hakkında ne düşünüyorsunuz?
Sezai Temelli: Şimdi biliyorsunuz bu yasa 10 Ağustos'ta yürürlüğe girdi. Fakat yürürlüğe girmesi aslında alışa geldiğimiz yasaların yürürlüğe girmesi gibi değil. Gerçek anlamda yürürlüğe girmesi için Milli Güvenlik Kurulu'nun kararı ve bunun resmi gazetede yayınlanması gerekiyor. Şimdi bu aşamadayız. Bu yasa çıkmadan önce hem Sayın Öcalan hem biz Dem Parti olarak dedik ki bu yasa kapsayıcı olmalı, herkesi kapsamalı ve demokratik siyasete katılımı, demokratik entegrasyonu aslında merkezine koymalı diye. Fakat yasada bazı kısıtlamalar nedeniyle bugün belli tıkanıklıklar yaşanıyor. Şimdi Meclis açıldı. Meclisin açılmasıyla beraber belli kurullar, komisyonlar çalışmaya başlayacak. 6 Ekim'den itibaren bu çalışmalar yoğunlaşacak. Ama MGK kararının, Milli Güvenlik Kurulu kararının çıkmasını sağlayacak olan adımların atılması her şeyden önce bu yasanın, kapsayıcılığını genişletmeye de bağlı olabilir. İstişarelere, müzakereye, görüşmelere bağlı olabilir. Dolayısıyla önümüzde önemli bir iki ay bizi bekliyor. Çünkü Milli Güvenlik Kurulu 27 Kasım'da toplanacak. 27 Kasım'a kadar adımların atılması büyük önem taşıyor. Bir kere devlet artık “terörsüz Türkiye” anlayışını bir kenara bırakmalı. Çünkü bir müzakere yürüyor ve bu müzakerenin muhataplarının hem demokratik siyaset anlamında geleceği hem de hukuki anlamda geleceği büyük önem taşıyor. Şimdi Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu anlamıyla hem mevcut yasayı hem de uygulamaları buna göre düzenlemelidir. Dolayısıyla dönüp bakıp PKK'nin belli kadrolarını dışarıda bırakan, kapsamayan, çözüm üretmeyen bir anlayışla meseleye yaklaşmak süreci sıkar, yavaşlatır ve belli sorunlara neden olabilir. Biz şimdi bu sorunları aşmak için bu süreci değerlendirmek ve müzakereleri genişletmek istiyoruz.
Rûdaw: Sayın Temelli yürüyen süreçle alakalı DEM Parti seçmenleri arasında da bir rahatsızlık olduğu ve sürece karşı bir inançsızlığın gelişmekte olduğunu görüyoruz. Seçmenleriniz arasında dolaştığınızda ne tür tepkilerle karşılaşıyorsunuz?
Sezai Temelli: Aramızda, halkımızda hatta bize oy vermemiş olan toplumun büyük bir kesiminde Kürdü ile Türkü ile aslında sürece olan destek yüzde seksenlere ulaşmış durumda. Ama sürece karşı bir tavır değil bugün çıkan bu sesler. Evet tepkiler var. Tepkilerin nedeni iktidarın samimiyetsizliğine dair tepkiler. Çünkü bakın 27 Şubat 2025'ten bugüne neredeyse ikinci yıla yaklaşıyoruz. Beş ay sonra ikinci yılını tamamlayacak süreç. Ama bu yavaşlık, bu isteksizlik bazen sürekli olarak manevra yapan bir iktidar anlayışına karşı tepkiler var. Bu iktidara karşı bir güven zaten yoktu ama müzakereye, bu yürüyen sürece destek giderek artıyor. Tabii toplum, halkımız, halklarımız inisiyatif aldığı sürece iktidara karşı bunu bir mücadele zeminine, barış mücadelesi zeminine taşıyabildiği sürece de bu tıkanıklıkların aşılacağına inanıyoruz. Ama iktidara karşı evet, bir güvensizlik vardı, var olmaya da devam ediyor.
Rûdaw: Süreci izlemek üzere meclis bünyesinde bir komisyon kurulacağı söyleniyor. Bu komisyonun ne zaman kurulacağı belli mi?
Sezai Temelli: Meclis Başkanıyla en son görüşmemizde Ekim ayı içinde bu komisyonu oluşturmayı düşündüğünü söyledi. Biz de kendisine bir an önce bu adımın atılmasının yararlı olacağını söyledik. Komisyonun etkin, verimli, sağlıklı ve kapsayıcı olmasının büyük önem taşıdığını söyledik çünkü en önemli komisyon bu komisyon olacak. Çünkü hem bu yasanın eksikliklerini gidermek adına, hem bu konudaki çıkması gereken yasaların düzenlenmesi adına, hem de toplumla olan ilişkilerin, siyaset toplum ilişkilerinin düzenlenmesi adına önemli bir komisyon olmalı. Yoksa sadece komisyon kurduk, meseleyi takip ediyoruz ve silah bırakma meselesine bütün her şeyi kilitlemek anlamlı olmaz. Çok daha geniş bir perspektifle adeta bu yeni dönemin yol haritasını belirleyecek, meclis çalışmalarına bir perspektif sunacak bir komisyon olmalı.
Rûdaw: Abdullah Öcalan'ın silah bırakma komisyonuna başkanlık edeceği kesin mi?
Sezai Temelli: Koordinatör olacak. Dolayısıyla bu çalışmalar zaten Sayın Öcalan'ın içinde olmadığı bir şekilde yürümesinin mümkün olmadığını artık herkes kabul ediyor. Kendisine bağlı çalışacağı, koordine edeceği komisyon hayata geçirecek. Biz bir an önce bu komisyonun kendisiyle birlikte çalışmaya başlamasını istiyoruz. Bu konuda da taleplerimizi ilettik, sıklıkla da ilettik. Şimdi bir an önce bu komisyon çalışmalı ki hem silahsızlanma hem siyasallaşma süreci sağlıklı bir şekilde, kesintisiz bir şekilde yürüyebilsin.
Rûdaw: Sayın Temelli, Abdullah Öcalan'ın İmralı'da olması nedeniyle bu görevi hangi mekanizmayla yürütecek? Herkes onu ziyaret edemiyor. Görevini yürütebilmesi için nasıl bir sistem kurulacak?
Sezai Temelli: Koordinatörü olduğu komisyon kendisiyle çalışabilmeli. Bir kere bu anlamıyla bir trafik aksaklığı olmamalı. İletişim sağlıklı bir şekilde yürümeli. Ama bunun dışında Sayın Öcalan'ın çalışmaları sadece koordinatörü olduğu komisyona da sıkışmamalı. Hem diğer komisyonlar hem de Türkiye siyasetiyle olan buluşmalarının sağlanması için çalışmalarını sağlıklı bir şekilde yürütecek bir ortama kavuşmalı. İletişim anlamında da, ulaşım anlamında da, kendisine ulaşılması anlamında da buna kavuşmalı. Aslında şu an karşı karşıya olduğumuz şey henüz demokratik bir müzakere anlayışına uygun bir zemin değildir. hala kısmı bir tecritle karşı karşıyayız. Bakın şu anda sadece heyetimiz gidiyor. en son 13 Eylül'de gitti. Bugünn herhangi biri kalksa ben Sayın Öcalan'la şu konuyu görüşmek için gitmek istiyorum dese bunun olanağı yok bırakın herhangi birinin şu anda DEM Parti olarak biz de hala gitmek için bekliyoruz hem eş başkanlarımız hem MYK'mız çok uzun zamandır Ada'ya gitmek için bekliyor diğer taraftan Türkiye'de diğer siyasi partilerden gitmek isteyen kişiler var. Diğer taraftan Türkiye'de sivil toplumdan, demokratik kitle örgütlerinden, aydınlardan, sanatçılardan, gazetecilerden gitmek isteyenler var, görüşmek isteyenler var. Hatta Türkiye ile de sınırlı değil. Çok sayıda yurt dışından bize talep geliyor. Biz iktidara, hükümete aktarıyoruz. Fakat hiçbir olumlu dönüş yok. Artık bunun aşılması gerekiyor. Artık bu tıkanıklıkların son bulması, tecridin tam anlamıyla son bulması ve çalışma koşullarının kendi istediği doğrultuda bir an önce düzenlenmesi gerekiyor.
Rûdaw: Elimize ulaşan son bilgilere göre İmralı heyeti, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile bir görüşme gerçekleştirdi. Bu ziyaretin amacı neydi?
Sezai Temelli: Evet biliyorsunuz Cevdet Yılmaz Cumhurbaşkanı yardımcısı aynı zamanda kurulmuş olan bir üst kurulunda başkanlığını yapıyor. Bu yasayla beraber bu kurul oluşturuldu. Kendisiyle alt komisyonların ve kurulların çalışmasına dair bir istişare de bulunuldu. Süreç hızlansın, bir an önce daha etkin ve verimli bir çalışma gerçekleşsin diye heyetimiz bu konuda görüşmeler gerçekleştiriyor. Aynı zamanda meclis başkanıyla da bugün yine görüşmeleri var. Bu görüşmeler tam da bu sürecin bu tıkanıklıklarının aksamalarının aşılmasına yönelik.
Rûdaw: Sayın Temelli, son sorum şu: Yasa bu yılsonuna kadar yürürlüğe girecek mi, girmeyecek mi?
Sezai Temelli: Şu anda kritik tarih 27 Kasım'dır. 27 Kasım'a kadar iktidar sorumluluğu gereği atacağı adımları bir an önce atar ve şu anda tıkanıklığa neden olan meseleleri çözer. 27 Kasım'da da Milli Güvenlik Kurulu gereken kararı verirse yasa 27 Kasım'dan itibaren 6 aylık süreyle yürürlüğe girer. Yok 27 Kasım'a yetişmezse süreç uzamaya devam eder. Kritik tarih şu anda 27 Kasım'dır. Umarım 27 Kasım'a yetişir.


