Nûşîn Hemê
Erbil (Rûdaw) - Kobani Nahiye Müdürü Muhammed Mustafa, Halep Valisi ve yerel yetkililerin "Kobani" ismine hiçbir şekilde karşı olmadıklarını ve bölge halkının talebine saygı duyduklarını belirtti.
Muhammed Mustafa, mevcut sorunun siyasi değil; devletin resmi sicillerine işlenmiş idari ve hukuki bir mesele olduğunu ifade etti.
Halep Valisi ile bir görüşme gerçekleştirdiğini belirten Muhammed Mustafa, valinin halkın talebini kabul ettiğini bildirerek, "Valiye gittik. Bize, 'Madem halk Kobani ismini istiyor, biz neden değiştireceğiz diyelim? Halkla hiçbir sorunumuz yok' dedi. Yani Vali’nin kendisi Kobani ismini kabul ediyor ve bölge halkının isteğine karşı değil” diye konuştu.
Remi evrakta neden "Ayn el-Arab" kullanılıyor?
Kobani Nahiye Müdürü Muhammed Mustafa, bölge kaymakamı ile yaptığı görüşmeyi de paylaşarak sorunun kaynağını şu sözlerle açıkladı:
"Bölge kaymakamı bize, 'Ben şahsen Kobani Nahiye Müdürüyüm ve benim nazarımda burası Kobani'dir; ancak devlet kayıtlarında ismi Ayn el-Arab olarak geçiyor' dedi. Halep iletişim idaresi açıklama yayımladığında, resmi kayıtlara göre Ayn el-Arab ismini kullandı çünkü resmi kayıtlarda Kobani ismi hiçbir zaman tescil edilmemişti. Bu durum da halkın tepkisine yol açtı."
Muhammed Mustafa, devletin "Kobani" ismine karşı olmadığını ancak resmi değişiklik için idari prosedürlerin gerektiğini vurguladı:
"İsmin resmi kayıtlarda, belediyede ve kimliklerde değişmesi için Yerel Yönetim ve Çevre Bakanlığı’na resmi bir dilekçe sunulması gerekiyor; kararı ilgili bakanlık verecektir."
Muhammed Mustafa, bir yönetici olarak bu dilekçeyi kabul etmeye ve iletmeye hazır olduğunu belirterek; Kobanili aydın, aktivist ve gazetecilere, dilekçeyi birlikte yazıp imzalamak için kendisine gelmeleri çağrısında bulundu.
Personel maaşları ve kurumların birleştirilmesi
Kurumların birleştirilmesi sürecinin zaman aldığını ifade eden Mustafa, çalışanların mağdur olmaması için bir düzenleme yaptıklarını belirtti:
"Çalışanların işlerinin aksamaması için isimleri devlet kayıtlarına geçinceye kadar maaşlarını Kobani Yönetimi ödüyor. Bu süreç, maaşların resmi olarak Şam’dan bağlanmasına kadar yaklaşık üç ay sürüyor."
Mustafa ayrıca fırınlar, değirmenler, piyasa denetim kurumu ve buğday merkezleri gibi kurumların şu an yeni sistem altında faaliyet gösterdiğini ekledi.
Belediye bütçesi ve ekmek krizi
Kobani Belediyesi bütçesinin oldukça sınırlı ve yetersiz olduğunu açıklayan Mustafa, yerel gelirlerin sadece vergi, inşaat ruhsatları ve belediye mülklerinin kiralarından oluştuğunu söyledi:
"Bölgede toplanan bu para; ancak belediye çalışanlarının maaşlarına, temizlik araçlarının mazotuna, bozulan araçların onarımına ve günlük kanalizasyon sorunlarının çözümüne yetiyor. Belediyenin elinde yeni projeler başlatacak ek bir bütçe kalmıyor."
Muhammed Mustafa, bütçe yetersizliği nedeniyle belediyenin tek başına yol asfaltlama gibi büyük projeleri gerçekleştiremediğini belirterek şu bilgiyi paylaştı:
"Halep, Kobani için 250 metreküp asfalt ayırmıştı ancak biz bunu reddettik. Çünkü Kobani büyük bir şehir ve en az bin metreküp asfalt gerekiyor. Reddimiz ve yeni talebimiz nedeniyle asfaltlama çalışmaları biraz gecikti."
Ekmek krizine de değinen yerel yetkili, Kobani’deki sorunun fırınlardaki ekipmanların eskimesinden kaynaklandığını; ekmek kalitesini artırmak için bu cihazların iki-üç ay içinde değiştirilmesini talep ettiklerini sözlerine ekledi.



