Diyarbakır (Rûdaw) - Diyarbakır'da, 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı'nda işletmesinde yalnızca Kürtçe hizmet verme kararı alan Pine Kafe'nin sahibi Ramazan Şimşek’in yargılandığı davada karar çıktı. Şimşek, Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.
İki yıl önce aldığı "sadece Kürtçe hizmet verme" kararının ardından sosyal medyada hedef gösterilen ve gözaltına alınarak 6 ay boyunca ev hapsinde tutulan Ramazan Şimşek'in yargı süreci sonuçlandı. Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasında Şimşek'e 1 yıl 3 ay hapis cezası verildi.
"Asıl amaç Kürtçe hizmeti cezalandırmak"
Rûdaw'a konuşan Ramazan Şimşek, verilen cezanın hukuki bir dayanaktan yoksun olduğunu ve zorlamayla oluşturulduğunu belirtti.
Sürecin başından beri asıl meselenin “Kürtçe hizmet vermek” olduğunu vurgulayan Şimşek, "Beni ilk gözaltına aldıklarında 'örgüt üyeliği' ile suçladılar. Sonra bunu düşürüp 'propaganda' dediler. Bugünkü mütalaada ise savcı konuyu 'örgüt sempatizanlığına' getirdi. Hukuki olarak hiçbir bağ kuramadılar. Kütüphanemdeki kitapları bahane ettiler. Asıl amacın Kürtçe hizmeti cezalandırmak olduğu çok açıktır" dedi.
5 duruşmada da savunmasını Kürtçe yaptı
Yargılama süreci boyunca gerçekleşen beş duruşmanın tamamında anadilinden taviz vermediğini belirten Şimşek, mahkemedeki tüm savunmalarını Kürtçe yaptı.
Çevirilerin mahkeme heyetinin izniyle, duruşmada bulunan Kürtçe bilen avukatlar aracılığıyla yapıldığını aktaran Şimşek, "Bizim yaptığımız aslında bir dil ve kültür savunmasıdır. Tekçiliğe karşı çok dilliliği savunuyoruz. Zimanê me (dilimiz) ekonomik alanda kullanılmıyor, biz buna bir örnek olmak istedik. Yaptığımız iş kutsaldır ve başımız dik" ifadelerini kullandı.
"Karara İtiraz Edeceğiz"
Çıkan 1 yıl 3 aylık hapis cezası kararı için en üst mahkemeye itirazda bulunacaklarını belirten Şimşek, daha önce yattığı 6 aylık ev hapsi süresinin de bu cezadan düşüleceğini hatırlattı. Şimşek, yaşanabilecek en kötü senaryoda bile anadilini savunmaktan vazgeçmeyeceğinin altını çizerek Kürt kamuoyuna şu çağrıyı yaptı:
"Kürtçe bizim hayatımızdır, hayatımızın sınırı dilimizin sınırıdır. İnsan anadiliyle varlığını belli eder. Bu karardan sonra dilimize eskisinden daha çok sahip çıkacağız. Her Kürt bu saldırıyı kendine yapılmış görmeli ve anadiline daha sıkı sarılmalıdır."

