Haber Merkezi - AK Parti, "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun" ile başlayan yeni sürece ilişkin teşkilatlarına kapsamlı bir bilgilendirme notu gönderdi. Metinde, Abdullah Öcalan’ın söz konusu yasadan faydalanmasının mümkün olmadığı vurgulanırken, sürecin bir "pazarlık" değil, "devlet projesi" olduğu kaydedildi.
AK Parti Siyasi ve Hukuki İşler Başkanlığı, kamuoyunda "yeni süreç" olarak adlandırılan ve yasal altyapısı "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun" ile oluşturulan stratejiye dair teşkilat mensupları için bir "soru-cevap" rehberi hazırladı.
AA’nın abonelerine servis ettiği haberine göre, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın imzasıyla yayımlanan "Terörsüz Türkiye Ortak Söylem" başlıklı belgede, sahadaki iletişim stratejisinin çerçevesi çizilerek vatandaşlardan gelebilecek kritik sorulara yanıtlar verildi.
“Bu bir devlet projesidir”
Metinde, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen yasal düzenlemenin sürecin en kritik aşaması olduğu belirtilerek, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bu konudaki "kararlı duruşuna" dikkat çekildi.
Sürecin temel hedefinin PKK’nin silahsızlandırılması ve fiili varlığının sona erdirilmesi olduğu ifade edilirken, şu ifadelere yer verildi:
"Milletimizden gizli tutulan hiçbir işlem ve eylem bulunmamaktadır. Bu vizyon, Türkiye’yi terör kamburundan kurtaracak tarihi bir devlet projesidir. Türkiye, terörün kader olmaktan çıktığı yeni bir dönemin eşiğindedir."
Öcalan ve ‘Umut Hakkı’ sorusuna net yanıt
Teşkilat notunda, kamuoyunda en çok tartışılan "Abdullah Öcalan’a umut hakkı verilecek mi?" veya "Serbest mi kalacak?" sorularına yasal mevzuat üzerinden yanıt verildi.
Kanun metninde "umut hakkı" veya "genel af" gibi ifadelerin yer almadığının altı çizilerek şöyle denildi:
"Kanun, 1 Haziran 2005 tarihinden önceki ceza düzenlemesinde müebbet hapis ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını kapsam dışı tutmuştur. Dolayısıyla Öcalan'ın bu düzenlemeden yararlanması hukuken mümkün değildir."
Düzenlemeden kimler yararlanamayacak?
Metinde, söz konusu kanunun "kişiye özel" veya bir "af" düzenlemesi olmadığı, müstakil ve geçici bir yapıya sahip olduğu belirtildi.
Özellikle asker, polis ve sivil vatandaşların hayatını kaybetmesine neden olanların bu yasadan kesinlikle yararlanamayacağı vurgulandı.
Pazarlık değil, tasfiye süreci
AK Parti’nin bilgilendirme notunda sürecin "kırmızı çizgileri" de sıralandı. Sürecin hiçbir şekilde bir "pazarlık" veya "taviz" süreci olmadığı; devletin güvenlik ve hukuk kapasitesini kullanarak terörü tasfiye etmeyi amaçladığı bildirildi.
Sürecin temel şartları ise, “silahın tamamen devreden çıkması, demokratik siyasetin tek meşru zemin haline gelmesi ve hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi” şeklinde özetlendi.
“Kucaklayıcı bir dil kullanılmalı”
Son bölümde teşkilat mensuplarına iletişim stratejisi önerilerinde bulunuldu.
Provokasyon ve sabotajlara karşı dikkatli olunması gerektiği belirtilerek, "Türkiye'nin binlerce yıllık tarihi geçmişinden gelen kardeşlik bağları üzerine bir ortak söylem inşa edilmelidir. Terörle mücadelede ödenen bedelleri gölgede bırakacak hiçbir söylemde bulunulmamalı, kucaklayıcı bir dil tercih edilmelidir" denildi.

.jpg&w=3840&q=75)