KDP’li Hêmin Hawrami: Başbakan Sudani ile yaptığımız anlaşmanın sadece yüzde 5'i uygulandı

22 dakika önce
Rûdaw
Etiketler KDP Hêmin Hawrami
A+ A-

Erbil (Rûdaw) - KDP Siyasi Büro Üyesi Hêmin Hawrami, Irak siyasi sisteminin derin bir "yapısal kriz" içerisinde olduğunu belirterek, "Anayasanın 55 maddesi henüz uygulanmadı. Erbil ile Bağdat arasındaki anlaşmaların ise sadece yüzde 5'i hayata geçirildi" dedi.

Başkent Washington'da düzenlenen "2026 Irak Diyaloğu" kapsamında "Irak'ın Yeni Siyasi Sahnesinde Hükümet Kurmak" başlıklı üçüncü panel gerçekleştirildi. Panelde, 2005 yılından bu yana Irak'taki hükümet kurma süreçlerinin önündeki kronik engeller ve mevcut siyasi kriz masaya yatırıldı.

Panelde söz alan Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) Siyasi Büro Üyesi ve Kürdistan Parlamentosu eski Başkan Yardımcısı Hêmin Hawrami, Irak siyasi sistemindeki krize ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

"Anlaşmaların sadece yüzde 5'i uygulandı"

Erbil ile Bağdat arasındaki ilişkileri düzenleyen üç temel sütun olduğunu belirten Hawrami, bunları "Anayasa, siyasi anlaşma ve hükümet programı" olarak sıraladı.

Irak Anayasası'nın uygulanmamasına tepki gösteren Hawrami, "Anayasaya federalizm perspektifinden bakarsanız, henüz uygulanmamış veya yürürlüğe girmesi için yasa çıkarılmasına ihtiyaç duyulan 55 anayasa maddesi olduğunu görürsünüz" dedi.

Siyasi anlaşmalara uyulmadığının altını çizen Hawrami, Muhammed Şiya es-Sudani hükümetinin kurulma sürecini hatırlatarak şunları söyledi:

"Sudani hükümeti kurulurken 20 maddelik bir siyasi anlaşmamız ve 67 maddelik bir hükümet programımız vardı. Toplamda 87 madde. Bunlardan sadece dördü uygulandı, bu da anlaşmanın sadece yüzde 5'ine denk geliyor. Anayasa ve siyasi anlaşmalar uygulanmadığında, bu açıkça bir krizin işaretidir."

"Bağdat'ta merkeziyetçiliğe dönüş tehlikesi var"

Irak'ta federal sistemin zayıflatılmaya çalışıldığını vurgulayan Hawrami, "Erbil'de hissettiğimiz şey; Irak'ta federalizm pahasına Bağdat'ta merkeziyetçiliğe doğru güçlü bir dönüş olduğudur. Bu nedenle açık sözlü bir diyaloğa ve sorunların kaynağına inmeye ihtiyacımız var. Kürdistan Bölgesi'nin anayasal haklarını aştığına dair bir algı olsa bile bunu oturup tartışmalıyız" ifadelerini kullandı.

"Bölgesel savaş Irak'ı savaş alanına çevirdi"

Panelin diğer konuşmacılarından Uluslararası Kriz Grubu Irak Analisti Lahib Higel ise Ortadoğu'daki gerilime dikkat çekerek, bölgesel savaşın Irak'ı "olağanüstü bir duruma" sürüklediğini belirtti.

"Irak, savaşın ortasında sıkışıp kaldı" diyen Higel, "Ülke hem taraflar arasında bir savaş alanına hem de komşularına yönelik saldırılar için bir sıçrama tahtasına dönüştü" değerlendirmesinde bulundu. Higel, mevcut tabloda ABD'nin Iraklı milisleri silahsızlandırma talebini ise "imkânsız bir görev" olarak nitelendirdi.

"2005'teki sorunlar daha da kötüleşti"

Atlantic Council Araştırmacısı Akil Abbas, halkın siyasi sürece olan inancını yitirdiğini ifade etti. Koordinasyon Çerçevesi içindeki çekişmelere değinen Abbas, "İnsanlardan seçim dışında sürece katılmaları istenmiyor. Bir partiye oy veriyorsunuz, ardından siyasetle hiç ilgisi olmayan bir iş adamı başa geliyor. Toplumda büyük bir umutsuzluk var. 2005'teki sorunlar çözülmediği gibi daha da kötüleşti" şeklinde konuştu.

"Ali Zeydi nasıl aday oldu?"

Beyan Planlama ve Araştırma Merkezi Müdürü Ali Tahir Hammud ise hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali Zeydi'nin adaylık sürecini anlattı.

Zeydi'nin isminin 28 Nisan öncesine kadar pek duyulmadığını belirten Hammud, "Ancak o tanınmış bir iş adamı ve siyasete her zaman yakındı. Koordinasyon Çerçevesi önce dokuz, sonra altı, en son da üç aday üzerinde anlaşamayınca Zeydi bir 'uzlaşı adayı' olarak öne çıktı. Tüm siyasi eğilimlere olan aşinalığı onu ideal aday yaptı" dedi.

 

Yorumlar

Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın

Yorum yazın

Gerekli
Gerekli
 

Son paylaşılanlar

Foto: Rûdaw

7 yıllık bekleyişin ardından acı son: Süleymaniyeli genç göç yolunda can verdi

Süleymaniyeli bir aile, 7 yıl süren umutlu bekleyişin ardından göç yolunda hayatını kaybeden oğulları için taziye kurdu. 2019 yılında daha iyi bir yaşam umuduyla Avrupa'ya doğru yola çıkan 17 yaşındaki Muhammed Tevfik, göç yollarının acı kurbanlarından biri oldu.