ANALİZ - Ortadoğu'nun 'şah şahdamarı' tehdit altında: İran savaşı milyonlarca kişiyi susuz bırakabilir

5 saat önce
Etiketler İran ABD İsrail Su Savaş
A+ A-

Erbil (Rûdaw) – İran ile ABD-İsrail ittifakı arasında patlak veren savaşın 15'inci gününde çatışmaların etkisi, askeri hedeflerin ötesine geçerek bölgenin en temel yaşam kaynağına ulaştı: Su. Ortadoğu'da milyonlarca insanın hayatını bağladığı deniz suyu arıtma tesislerinin hedef alınması, bölgeyi büyük bir insani felaketin eşiğine getirdi.

Savaşın ikinci haftası geride kalırken, su altyapısına yönelik saldırılar stratejik bir "silah" olarak kullanılmaya başlandı.

Su tesisleri "hedef tahtasında"

Kayıtlara geçen verilere göre, 7 Mart 2026 tarihinde İran’ın Basra Körfezi’ndeki stratejik Kişm Adası'nda bulunan bir deniz suyu arıtma tesisi vuruldu.

Saldırı sonucunda 30 köye su akışı tamamen kesildi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, saldırıdan ABD’yi sorumlu tutarken; Pentagon ve İsrail iddiaları reddetti.

Eş zamanlı olarak Bahreyn İçişleri Bakanlığı, bir İran dronunun ülkelerindeki bir arıtma tesisine "maddi hasar" verdiğini duyurdu.

Henüz Bahreyn’de genel bir su kesintisi yaşanmasa da, bu olaylar su altyapısının artık askeri "hedef bankasına" dahil edildiğinin en somut göstergesi oldu.

"Yapay su"ya mutlak bağımlılık

Dünyanın en kurak bölgelerinden biri olan Basra Körfezi ülkeleri, son yıllarda tatlı su ihtiyaçlarını karşılamak için neredeyse tamamen deniz suyu arıtma teknolojisine bel bağlamış durumda.

Katar ve Bahreyn, içme suyu ihtiyacının yüzde 50’den fazlasını bu tesislerden karşılıyor.

Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) için bu oran çok daha yüksek seviyelerde.

Rice Üniversitesi’nden çevre mühendisi Menachem Elimelech, "Bölgedeki tek bir büyük tesisin (örneğin Bahreyn’deki 1 milyon kişiye su sağlayan Al Dur tesisi) devre dışı kalması, anında ve geri dönülemez bir felakete yol açabilir" uyarısında bulunuyor.

Uzmanlara göre bu tesisler o kadar karmaşık yapılar ki, bir saldırı sonrası onarılmaları aylar sürebilir.

Savaş suçu ve petrol sızıntısı riski

Uluslararası hukuka göre, sivil halkın hayatta kalması için elzem olan su ve gıda gibi altyapıların hedef alınması kesin bir dille yasaklanmış durumda.

BM Üniversitesi uzmanı Mohamed Mahmoud, "Bu saldırılar doğrudan sivil nüfusu hedef aldığı için açıkça birer savaş suçudur" değerlendirmesini yapıyor.

Ancak risk sadece füzelerle sınırlı değil. Bölgedeki petrol tesislerine düzenlenen saldırılar sonucu denize sızan petrol, arıtma sistemlerinin filtrelerini ve borularını tıkayarak tesisleri kullanılamaz hale getirebilir. 1991 Körfez Savaşı’nda yaşanan büyük petrol sızıntısının Suudi Arabistan’daki tesisleri durma noktasına getirmesi, bugün de en büyük endişelerden biri.

Stratejik rezervler yeterli mi?

BAE gibi ülkeler çölün altına devasa stratejik su depoları inşa etmiş olsa da, CSIS araştırmacısı David Michel bu rezervlerin sadece birkaç gün yetebileceğini belirtiyor.

Tesislerin tamamen durması durumunda, milyonlarca insanın şişelenmiş sulara ve tankerlerle yapılacak sevkiyata muhtaç kalacağı, bunun da devasa lojistik imkansızlıklar yaratacağı ifade ediliyor.

Ortadoğu ülkelerinin siyasi rekabet nedeniyle "ortak bir su güvenlik ağı" oluşturamamış olması, her ülkeyi kendi başına savunmasız bırakıyor.

İran’da savaş devam ederken, bölge halkı artık şu sorunun yanıtını bekliyor: "Musluklarımızdan ne kadar süre daha su akacak?"

Yorumlar

Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın

Yorum yazın

Gerekli
Gerekli