Erbil (Rûdaw) - Pakistan’ın eski Tahran Büyükelçisi Asif Durrani, ABD ve İran arasında yürütülen ancak son günlerde yeniden gerilen müzakere sürecine ilişkin Rûdaw’a açıklamalarda bulundu. Durrani, Pakistan’ın arabuluculuk çabalarının devam ettiğini belirtirken, Washington’ın tek taraflı taleplerinin süreci tıkadığını ve Tahran’ın masaya dönmesi için ABD’nin somut tavizler vermesi gerektiğini vurguladı.
Rûdaw haber bültenine konuk olan Asif Durrani, İslamabad’da yapılması planlanan ikinci tur görüşmeler öncesinde yaşanan diplomatik krizi ve tarafların kırmızı çizgilerini değerlendirdi.
"İran’ın kararı yeni bir durum ortaya çıkardı"
ABD heyetinin müzakereler için yola çıkmasına rağmen İran Dışişleri Bakanlığı’nın "görüşme planımız yok" yönündeki açıklamasını yorumlayan Durrani, bu gelişmenin süreci belirsizliğe ittiğini söyledi.
Durrani, "İran’ın bu turda yer almak istememesi aslında yeni bir durum. Pakistan olarak ilk turda çok iyi bir arabuluculuk örneği sergiledik ve görüşmeler verimli başlamıştı. Ancak gelinen noktada Hürmüz Boğazı’ndaki abluka, limanlarda yaşanan sorunlar ve son olarak bir İran gemisine müdahale edilmesi, güven ortamını ciddi şekilde zedeledi" dedi.
Durrani ayrıca, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının ve ABD’nin bölgedeki askeri hareketliliğinin Tahran tarafından "ateşkes ihlali" olarak görüldüğünü, bu durumun da İran tarafını sert bir pozisyon almaya ittiğini belirtti.
"Diplomasi bir sanattır, Pakistan vazgeçmeyecek"
Pakistan’ın tarafları bir araya getirme konusundaki kararlılığını yineleyen eski Büyükelçi, bölgesel çıkarların barışı zorunlu kıldığını ifade etti.
Durrani, şu değerlendirmede bulundu:
"Bizim için, Pakistan ve bölge halkı için en büyük kaygı, müzakerelerin tamamen durmasıdır. Bu savaşın doğrudan ekonomik etkilerini yaşıyoruz; enerji fiyatları yükseliyor ve bölgesel güvenlik tehdit altında. Diplomasi bir sanattır. Bir noktada tıkanabilir, bir noktada durabilir ama bu tamamen vazgeçileceği anlamına gelmez. Pakistan tarafı şu an her iki başkentle de temas halinde ve aradaki uçurumu kapatmak için yeni öneriler geliştiriyor."
Nükleer düğüm ve 10 yıllık 'orta yol' önerisi
Müzakerelerdeki en büyük tıkanıklığın nükleer program üzerindeki süre kısıtlaması olduğunu belirten Durrani, tarafların bir noktada buluşması gerektiğini savundu.
Durrani, "ABD, uranyum zenginleştirmenin 20 yıl boyunca dondurulmasını talep ediyor, İran ise 5 yıl diyor. Ben, her iki tarafın da razı olabileceği 10 yıllık bir orta yol üzerinde uzlaşılabileceğine inanıyorum. Ancak burada asıl mesele karşılıklılık ilkesidir. ABD, İran’dan her şeyi isteyip kendisi hiçbir talebi kabul etmemezlik yapamaz. Müzakerelerin başarıya ulaşması için ABD’nin ve ardından Avrupa’nın uyguladığı ekonomik yaptırımların kaldırılması şarttır" ifadelerini kullandı.
Tahran’ın şartları: Tazminat ve güvenlik garantisi
İran’ın masadaki beklentilerine dair detaylar paylaşan Durrani, Tahran’ın sadece yaptırımların kalkmasını değil, aynı zamanda dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılmasını ve gelecekte yeni bir askeri operasyonun yaşanmayacağına dair somut bir garanti istediğini vurguladı.
Durrani, "İran bu garantileri görmeden nükleer programında ciddi bir kısıtlamaya gitmeyecektir. Eğer masaya daha dengeli ve kapsayıcı bir teklif gelirse, sürecin hızla sonuçlanması hala mümkün" dedi.
Pakistan Genelkurmay Başkanı’nın çabaları
Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir’in geçtiğimiz günlerde İran’a yaptığı ziyareti de hatırlatan Asif Durrani, İslamabad’ın süreci askeri ve diplomatik düzeyde en üst seviyede sahiplendiğini söyledi.
Yarın (Salı) görüşmelerin başlayıp başlamayacağı konusundaki belirsizliğe değinen Durrani, "İran’ın şu anki yönetimiyle müzakere yürütmek kolay değil, karar tamamen onların elinde. Ancak önümüzdeki saatlerde diplomatik trafiğin daha da yoğunlaşacağını ve Pakistan’ın İran’ı ikna etmek için elinden geleni yapacağını söyleyebilirim" diyerek sözlerini tamamladı.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın