Erbil (Rûdaw) - Chicago Üniversitesi Profesörü ve dünyaca ünlü uluslararası ilişkiler kuramcısı John Mearsheimer, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünden asla vazgeçmeyeceğini söyledi. Mearsheimer, bu stratejik su yolunun Tahran’ın tek gerçek güç ve baskı kaynağı olduğunu vurguladı.
29 Nisan 2026 Çarşamba günü "Judging Freedom" adlı podcast programına konuk olan Mearsheimer, bölgedeki savaşı ve diplomatik kilitlenmeyi analiz etti.
ABD Başkanı Donald Trump ve ekibinin Tahran’ın bu konudaki kararlılığını anlayamadığını belirten Mearsheimer, "İranlılar, Hürmüz Boğazı üzerindeki hakimiyetlerini bırakacak kadar 'deli' değiller. Zira tüm güçleri oradan geliyor" dedi.
"Tahran’ın en büyük kozu: Balistik füzeler ve Hürmüz"
Mearsheimer, İran’ın sadece mevcut çatışma sürecinde değil, uzun vadede de boğazı terk etmeyeceğini savundu:
"İran’ın caydırıcılığı; Hürmüz Boğazı’nı kontrol etmesinden ve elindeki devasa balistik füze, seyir füzesi ve İHA filosundan kaynaklanıyor. Bu kozlardan vazgeçmek, Tahran için siyasi ve askeri bir intihar olur. ABD’nin baskı stratejisi, İran’ı dize getirmek yerine onu elindeki en güçlü silahı kullanmaya itti."
Rubio ve Vance neden müzakere masasında yok?
Analizinde ABD iç siyasetine de değinen Mearsheimer, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Başkan Yardımcısı JD Vance’in müzakerelerden uzak durmasının nedenini "2028 başkanlık hırslarına" bağladı.
Mearsheimer, çarpıcı bir iddiada bulundu:
"Hem Rubio hem de Vance 2028’de ABD Başkanı olmak istiyor. Washington’ın İran’a büyük tavizler vermek zorunda kalacağı bir anlaşmaya isimlerinin yazılmasını istemiyorlar. Eğer bu 'tavizlerin' mimarı olurlarsa, ABD’deki güçlü İsrail lobisinin sert saldırılarına maruz kalırlar. Bu da onların başkanlık şansını tamamen yok eder. Bu yüzden kendilerini bu süreçten uzakta tutuyorlar."
"ABD bu savaşı kaybetti"
Mearsheimer’a göre Washington, İran ile girdiği bu rekabette stratejik olarak yenilgiye uğradı ve artık şartları Tahran dikte ediyor.
"Saldırgan Realizm" teorisinin kurucusu olan Mearsheimer, büyük güçlerin belirsiz bir dünyada hayatta kalmak için sürekli hegemonya arayışında olduğunu; ancak Trump’ın "maksimum baskı" politikasının beklenenin aksine İran’ı daha saldırgan ve dirençli bir pozisyona taşıdığını savundu.
Mearsheimer ayrıca, Batı’nın demokrasi ihraç etme ve NATO gibi ittifakları genişletme çabalarını "liberal hegemonya" olarak niteleyerek, bu adımların sadece gereksiz çatışmalara ve istikrarsızlığa yol açtığı yönündeki tezini yineledi.
Ünlü düşünür, Hürmüz Boğazı düğümü çözülmeden bölgedeki savaşın gerçek anlamda sona ermeyeceği uyarısında bulundu.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın