Haber Merkezi – Rojava’da Kürt bir çocuk, öğretmeninin sorusuna kendi ana diliyle cevap veriyor; ancak bu, bunu yapabildiği son yıl olabilir. Daha önce verilen sözler şimdi büyük bir sınamadan geçiyor.
Öğrencilerin Kürtçe eğitime devam edip edemeyeceğine karar verecek olan hükümet ve yetkililer, Birleşmiş Milletler'de bir koltuğa sahip. Geçtiğimiz eylül ayında Suriye lideri, dünyaya herkesin haklarının güvence altına alınacağı "yeni bir başlangıç" sözü vermişti.
Şam yönetiminin, Demokratik Suriye Güçleri (DSG) kontrolündeki bölgelerde 10 yılı aşkın süredir uygulanan Kürtçe müfredatı kaldırmaya yönelik adımlar attığına dair raporlar geliyor. BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, Rûdaw mhabirinin sorusuna verdiği yanıtta, "Suriye; dilsel veya dini tüm azınlıkların kendilerini huzurda ve güvende hissettiği, dillerini ve inançlarını özgürce yaşayabildiği bir ülke olmalıdır” dedi.
“Herkesi aynı olmaya zorlamadan bir ülkeyi nasıl birlik içinde tutarsınız?
Bu hafta, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke ilinde Kürtler, kamu kurumlarının tabelalarından Kürtçe ibarelerin kaldırılmasını protesto etti. Bu durum, Suriye'nin geleceğine dair çok daha büyük bir sorunun küçük bir parçası; birden fazla halkı barındıran her ulusun karşılaştığı o kadim soru soruluyor: "Herkesi aynı olmaya zorlamadan bir ülkeyi nasıl birlik içinde tutarsınız?"
Suriye'den binlerce kilometre uzakta, Kanada bu soruya onlarca yıl önce cevap verdi. Quebec bölgesi, İngilizce konuşanların çoğunlukta olduğu bir ülkenin parçası gibi görünmüyor; sokak tabelaları, dükkanlar, restoran menüleri ve reklam panoları, her şey Fransızca. Quebec eyaletinde okul, ticaret ve kamusal yaşamın dili Fransızca; buna rağmen Quebec hala Kanada'nın bir parçası. Ülke parçalanmadı, aksine kimseyi kendi dilinden vazgeçmeye zorlamadan birlik içinde kalmayı başardı.
Kanada sınavdan başarıyla geçti
Aslen Quebecli olan ve onlarca yıldır Kürt meselesi ile Ortadoğu üzerine araştırmalar yapan Missouri Eyalet Üniversitesi Siyaset Bilimi Profesörü David Romano, Rûdaw'a yaptığı açıklamada şunları belirtti:
"Quebec halkı kimliklerinin korunduğunu hissettiğinde ve Fransız gibi yaşamalarına izin verildiğinde, artık Kanada'dan ayrılmanın getireceği o büyük sancı ve sorunlara girme ihtiyacı hissetmiyorlar. Bu, Kanada'nın başarılı bir sınavıdır."
Türkiye, Suriye ve Ortadoğu'nun diğer bölgelerinde görülen, Kürtler gibi azınlıkların dil ve kültürlerinin bastırıldığı dışlayıcı yaklaşımlara değinen Romano, bunun nedenini şöyle açıklıyor:
“Göçebe bir grup, bizimki gibi zengin bir tarihi ve dili yok”
"Onların mantığını anlamak zor ancak yaptığım görüşmelerde bazen diğer grupların dil ve kültürlerine saygı duymadıklarını gördüm. 'Bu sadece göçebe bir grup, bizimki gibi zengin bir tarihi ve dili yok' diyorlar. Bazen de ülkeyi bir arada tutmak için herkesin tek bir dil konuşması gerektiğine gerçekten inanıyorlar."
Suriye lideri Ahmed Şara'nın Birleşmiş Milletler'deki umut verici konuşmasından yaklaşık sekiz ay sonra, bugün Kürtler şu soruyu soruyor:
Suriye; dil ve kültür haklarının korunduğu Kanada benzeri bir yol mu izleyecek, yoksa diğer ülkelerin Kürtlere karşı denediği o sorunlu ve şiddet dolu yolu mu tekrar edecek?
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın