Haber Merkezi - Kadın Savunma Birlikleri (YPJ) komutanlarından Viyan Efrin, Suriye hükümeti ile Demokratik Suriye Güçleri (DSG) arasında imzalanan yeni anlaşmaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. YPJ'nin DSG içindeki özgün yapısını koruyacağını vurgulayan Efrin, "YPJ olmazsa DSG olmaz" dedi.
Viyan Efrin, Jin TV’ye verdiği mülakatta 30 Ocak’ta Şam yönetimi ile DSG arasında sağlanan ve askeri/idari güçlerin kademeli entegrasyonunu öngören ateşkes anlaşmasını yorumladı.
Anlaşma metninde YPJ isminin açıkça zikredilmemesine yönelik soruları yanıtlayan Viyan Efrin, YPJ’nin DSG’nin kuruluşundaki temel yapı olduğunu hatırlattı.
Efrin, "YPJ ile DSG’yi birbirinden ayıramayız. Kadın özgürlük mücadelesi tüm yapılar içerisinde sürecek. Hem tugaylar içinde hem de tüm alanlarda zihniyet anlamında kendi özgünlüğümüzü ve özerkliğimizi koruyacağız. YPJ olmazsa DSG olmaz. YPJ, bölgedeki tüm öz savunma yapılarının ruhu ve özüdür" ifadelerini kullandı.
"Anlaşmanın amacı savaşı durdurmak"
Geçmişte yapılan birçok anlaşmanın ihlal edildiğine dikkat çeken Efrin, özellikle Efrin, Halep ve Deyr Hafir süreçlerinde verilen sözlerin tutulmadığını belirtti. 30 Ocak’ta imzalanan son anlaşmanın temel amacının halka yönelik "imha ve inkar" hesaplarını boşa çıkarmak olduğunu söyleyen Efrin, "Savaşı durdurmak istedik. DSG tugayları adı altında kendimizi örgütleyeceğiz" dedi.
Zorla yerinden edilen halkın topraklarına dönüşü konusuna da değinen YPJ Komutanı, dönüşlerin öncelikle Cezire bölgesini kapsayacağını ancak Efrin, Serêkaniyê ve Girê Spî gibi bölgeler için durumun farklı olduğunu kaydetti.
Efrin, "Halkın Efrin ve Serêkaniyê’ye dönmesi için Türk karargahlarının oradan çıkması gerekiyor. Oralarda hala kaçırma ve katletmeler devam ediyor. İlk adım Cezire bölgesine dönüşler olacak ama bu süreç biraz zaman gerektirecek" değerlendirmesinde bulundu.
"Asıl garantör halkın öz gücüdür"
Fransa ve ABD’nin anlaşmadaki garantörlük rolüne teşekkür eden Viyan Efrin, ancak geleceğin asıl teminatının halkın direnişi olduğunu vurguladı:
"Geleceğin garantisi elbette ki öz gücümüzdür, halkımızdır. Bir annenin, babanın veya gencin silahlanması bir öz savunma refleksidir. Barış yürüyüşleri yapılıyor ancak halk komployu gördü ve asıl gücün kendisi olduğunu anladı. Kürdistan’ın dört parçasında alanlara çıkan irade, Kürt halkının geleceğinin garantisidir."
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın