Rojava’dan üst düzey bir heyet, Suriye’nin yeni döneminde Kürtlerin sesini duyurmak amacıyla Avrupa ülkelerinde diplomatik temaslarda bulunuyor.
Heyetin en dikkat çeken isimlerinden biri olan Kadın Koruma Birlikleri (YPJ) Genel Komutanı Rohilat Efrin, Avrupa Parlamentosu’ndaki görüşmelere YPJ’nin kuruluşundaki askeri üniformasıyla katıldı.
Rûdaw’a konuşan Efrin, Şam’daki geçici hükümetle yürütülen "orduya entegrasyon" görüşmelerinde kadının rolü konusunda derin görüş ayrılıkları olduğunu söyledi.
Rohilat Efrin, Şam yönetiminin kadınların orduda yer almasına sıcak bakmadığını ve onları sadece iç güvenlik birimlerinde (Asayiş) tutmak istediğini belirterek, "Bu teklifi reddediyoruz. YPJ’nin orduda yer almaması, 13 yıllık mücadelenin inkarıdır" dedi.
Rohilat Efrin, Rûdaw TV’de yayınlanan özel röportajda Zinar Şino’nun sorularını yanıtladı.
Rûdaw: Rojava’dan bir heyet Avrupa’da resmi temaslarda bulunuyor. Duraklarınızdan biri de Avrupa Parlamentosu oldu. IŞİD’e karşı mücadelede yer alan bir kadın komutan olarak bu heyettesiniz. YPJ’nin ilan edildiği ilk günkü askeri üniformanızla buradasınız. Avrupa ülkelerinden beklentileriniz ve talepleriniz nelerdir?
Rohilat Efrin: Bugün gerçekleştirdiğimiz toplantılarda pek çok talebimiz ve mesajımız oldu. IŞİD’e karşı 13 yıl boyunca yürütülen mücadelede çok büyük kahramanlıklar ve fedakarlıklar yapıldı. Bu mücadele aslında dünyayı korudu. IŞİD, insanlığın başına bela olmuş bir güçtü. Eğer bugün Avrupa Parlamentosu’ndaysak ve bu röportajı yapıyorsak, bizi buraya ulaştıran o büyük mücadeledir.
Talebimiz, Kürtlerin haklarının ve kadınların kazanımlarının yeni Suriye anayasasında yasal güvence altına alınmasıdır. Kadın ordusu deneyimi belki dünyada bir ilk değil, Kürdistan’ın dört bir yanında soykırıma ve işgale karşı savaşan kadın deneyimleri var. YPJ bu mirasın bugünkü temsilcisidir. 13 yıllık bu ağır bedel, hukuki bir tanınmayı hak ediyor. Avrupa Parlamentosu’nun bu modele sahip çıkması gerekir çünkü YPJ artık evrensel bir modeldir.
Rûdaw: Suriye hükümeti ile entegrasyon meselesinde temel tartışma konularından biri YPJ’nin statüsü. Suriye yönetimi YPJ’yi kabul edecek mi?
Rohilat Efrin: Bu konu şu an müzakere aşamasında. Bir yıldır askeri güçlerin nasıl entegre edileceğini tartışıyoruz. Biz kadın-erkek ayrımı yapmıyoruz; bu güç, bu ülkeyi ve bu toprakları korumuş meşru bir askeri güçtür. Şam’daki geçici hükümetle yapılan görüşmelerde kadının rolü kilit bir konu. Onların anlayışında, orduda kadına yer vermiyor. Bunu kabul etmek istemiyorlar ve "kadınlar başka bir biçimde entegre olsun" diyorlar.
Ancak hem YPJ hem de Rojava kadınları olarak biz bunu kabul etmiyoruz. Toplumdaki tüm kadınlar YPJ’nin varlığını kendi geleceklerinin teminatı olarak görüyor. Entegrasyon adımlarının nasıl atılacağı uygulama sürecinde netleşecek ancak YPJ’nin ordunun savunma yapısı içinde yer almaması, verilen 13 yıllık emeğin inkarı ve tasfiyesi anlamına gelir. Bu özelliğimizin korunmasında ısrarcıyız.
Rûdaw: Sayısal olarak ne kadar bir güçten bahsediyoruz? Demokratik Suriye Güçleri (DSG) içinde kaç YPJ savaşçısı var ve kaçı Suriye savunma sistemine dahil olacak?
Rohilat Efrin: Dünya değişiyor, Suriye’de bir rejim devrildi ve yeni bir yönetim geldi. Bu değişim tüm Suriye’ye hizmet etmeli; demokrasi, eşitlik ve özgürlük sesini yükseltmeli. Biz bu mücadeleye başladığımızda binlerce kişi değildik. Küçük bir gruptan başlayıp binlere ulaştık. Bu bir sayı meselesinden ziyade bir kültür meselesidir. Önemli olan bu kültürün ve kadınların geleceğinin nasıl korunacağıdır. Sadece Rojava kadınları için değil, tüm Suriye kadınları için YPJ temel bir modeldir ve resmiyet kazanması şarttır.
Rûdaw: YPJ’nin bugüne kadar ne kadar kaybı var?
Rohilat Efrin: Geçtiğimiz yıllardan bugüne kadar binin üzerinde şehidimiz, yüzlerce gazimiz ve yaralımız var.
Rûdaw: Kayıplarınızın tamamı Kürt müydü yoksa başka milletlerden de var mıydı?
Rohilat Efrin: Kürtlerin yanı sıra Arap, Süryani, Asuri ve uluslararası (enternasyonalist) savaşçılarımız da vardı. YPJ, şehitler listesine baktığınızda bile çok renkli bir modeldir ve bu karakterini korumaktadır. Son süreçte de çok şehit verdik ancak esir düşenler ve hala akıbeti tam netleşmeyenler olduğu için kesin bir sayı vermek için araştırmalarımız sürüyor.
Rûdaw: Şam’ın bir talebi de YPJ’nin askeri güç olarak değil, Asayiş (İç Güvenlik) gibi birimlere katılması. Siz ordu içinde kalmakta neden ısrarcısınız?
Rohilat Efrin: Geçici hükümetin taleplerinden biri kadınların asayiş güçlerinde yer alması. Zaten mevcut sistemimizde kadınlar asayişte yer alıyor ve kendi birimlerini yönetiyorlar. Ancak YPJ olarak yıllardır süren bir askeri deneyim ve emek var. Bizim hedefimiz ulusal savunmanın, yani ordunun asli bir parçası olarak kalmaktır.
Rûdaw: Kürt kadınlarının silah kuşanıp savaşması bir fenomene dönüştü. Sizce bu durumun Kürt toplumu ve komşu halklar üzerindeki etkisi nedir?
Rohilat Efrin: Bu etki olmasaydı bugün burada olmazdık. Kürdistan tarihinde fedakar kadın kahramanlar her zaman vardı. Biz o mirastan geliyoruz. IŞİD gibi tüm toplumsal değerlere saldıran bir güce karşı YPJ bu değerlerin savunucusu olunca, dünya kadınları bunu kendileri için de bir model olarak gördü.
Eskiden kendine güvenmeyen, "irade" diyemeyen, kendini diliyle ve aklıyla tanımlayamayan kadınlar, bugün YPJ çatısı altında sadece bir sembol değil, tüm kadınların kurtuluş umudu haline geldi. Bu savunma modeli artık su ve ekmek kadar hayati bir zorunluluktur.
Rûdaw: Bölgede IŞİD tehdidi hala devam ediyor mu?
Rohilat Efrin: Kesinlikle devam ediyor. Rejimin yıkılmasından sonra yaşanan güvenlik boşluğu ve istikrarsızlık nedeniyle bu risk azalmış değil. Hem bölgemiz hem de Suriye’nin geneli için IŞİD’i hala geleceğe dair ciddi bir tehlike olarak görüyoruz.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın