Doç. Dr. İkbal Dürre: Rusya ve Çin, İran için ABD ile doğrudan savaşı göze alamaz

2 saat önce
Etiketler Doç. Dr. İkbal Dürre İran İsrail ABD Çin Rusya
A+ A-

Erbil (Rûdaw) - Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doç. Dr. İkbal Dürre, İran’a yönelik operasyonun küresel etkilerini Rûdaw’a değerlendirdi. Dürre, "Rusya Ukrayna ile meşgul, Çin ise ABD ile nihai kapışmayı geciktirmek için savaşın uzamasını istiyor. Bu tabloda İran kaderiyle baş başa kalmış durumda" dedi.

Rûdaw bültenine katılan Doç. Dr. İkbal Dürre, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı operasyonu ve bölgedeki küresel etkilerini yorumladı.

Dürre, Rusya ve Çin’in bu çatışmaya doğrudan dahil olma ihtimalinin oldukça düşük olduğunu belirtti.

“Rusya ve Çin doğrudan müdahale etmeyecek”

Dürre, Rusya ve Çin’in İran’daki rejim değişikliği ihtimalinden büyük rahatsızlık duyduğunu ancak sahada askeri bir varlık göstermeyeceklerini söyledi.

“Rusya ve Çin, beklenen anlamda bu savaşa direkt dahil olmayacaklar” diyen Dürra, “Olsalardı şimdiye kadar olurlardı. Kuşkusuz İran’ın darbe alması ve rejimin çökme ihtimali, bölgeyi kontrol eden tek güç haline gelecek olan ABD karşısında her iki ülke için de büyük bir stratejik yenilgidir. Ancak objektif şartlar, Rusya’nın Ukrayna savaşıyla meşgul olması nedeniyle İran’a radikal bir yardımda bulunmasına engel oluyor” ifadelerini kullandı.

“Rusya, İsrail’i karşısına almak istemiyor”

Rusya’nın İran’a yardım etmesi durumunda ABD ve İsrail’in Ukrayna politikasını değiştirebileceğine dikkat çeken Dürre, “Rusya, İran’a yardım ederse İsrail’i aktif bir düşman olarak karşısında bulur. Bu da Ukrayna’da bugüne kadar Rusya’yı çok zorlamayan ABD politikasının radikalleşmesine neden olur. Dolayısıyla Moskova bu riski göze alamaz” değerlendirmesinde bulundu.

“İran, Çin’den önceki son duraktır”

Çin’in tutumuna dair de çarpıcı bir analiz sunan İkbal Dürre, Pekin’in savaşın uzamasından yana olabileceğini ifade etti.

Dürre, şunları kaydetti:

“Çin, uydu verileri ve bazı askeri yardımlarla İran’ı desteklese de bu yardımlar görece kalacaktır. Unutmayalım ki savaşın uzaması Çin’in işine geliyor; çünkü savaş bölgede kaldığı sürece ABD’nin Çin ile olan nihai karşılaşması gecikiyor. İran, ABD için Çin’den önceki ‘son durak’ hükmündedir. Ayrıca artan petrol fiyatları dolaylı yoldan Rusya’nın da işine yaradığı için bu karmaşada İran maalesef yalnızdır.”

“Hamaney sonrası: 1924 Türkiye modeli mi, yeni bir radikalizm mi?”

Hamaney’in ölümüyle İran’ın tarihi bir yol ayrımına girdiğini belirten Dürre, 1924’te Türkiye’nin yaşadığı dönüşüme atıfta bulundu.

Dürre, “1979’da Humeyni ile başlayan ‘Velayet-i Fakih’ sistemi artık tıkandı. İran ya daha radikal bir dini lider seçip tüm dünyadaki ABD hedeflerine saldıracak ya da dünyayla normalleşmeyi seçecek. Tıpkı Türkiye’nin 1924’te padişahlık ve hilafetten modern cumhuriyete geçişi gibi, İran da dini liderliği sembolik hale getirip veya tamamen kaldırıp modern bir devlet yapısına bürünebilir. Trump’ın ‘yeni liderlik’ vurgusu aslında bu dönüşümü zorlamaya yöneliktir” dedi.

“Kürtler için hem risk hem fırsat süreci”

İsrail’in Rojhılat’taki bombardımanlarının Kürtler için yeni bir alan açabileceğini söyleyen Dürre, şöyle konuştu:

“Kürtler tarihsel olarak bölgesel güçlerin çatışmalarından kazanımlarla çıkma tecrübesine sahip. İsrail’in Rojhılat’taki stratejik hedefleri vurması, Kürt güçlerinin ilerleyişi için bir yol temizliği olarak yorumlanabilir. Ancak bu süreç büyük riskler de barındırıyor. Kürtlerin bu sancılı süreçten en az zararla çıkması, yeni Ortadoğu denkleminde statü elde etmeleri adına hayati önemdedir.”

Dürre, bu savaşın sadece Trump’ın bir kararı değil, tarihin yeniden yazıldığı ve yeni dünya düzenine geçildiği en önemli etaplardan biri olduğunu vurguladı.

Yorumlar

Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın

Yorum yazın

Gerekli
Gerekli