Dersim (Rûdaw) – Dersim Kadın Platformu, Gülistan Doku'nun kaybedilmesinin 6’ıncı yılı dolayısıyla yürüyüş ve basın açıklaması düzenledi. Gülistan Doku'nun ailesinin de aralarında bulunduğu yüzlerce kişi, Sanat Sokağı'nda bir araya gelerek Yeraltı Çarşısı'na kadar telefon ışıklarıyla yürüdü.
Aradan geçen 6 yıla rağmen Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'nun akıbetine ilişkin dosyada herhangi bir ilerleme sağlanmadığı belirtilirken, ailenin adalet talebi yinelendi.
Doku ailesi Dersim'de
Diyarbakır'ın Ergani ilçesinde yaşayan anne Bedriye Doku, baba Halit Doku ve abla Aygül Doku; Gülistan’ın kaybedilmesinin 6’ıncı yıl dönümü dolayısıyla Dersim'e geldi.
Aile, Gülistan Doku'nun en son görüldüğü noktayı ziyaret etti.
Ziyaret sırasında zaman zaman fenalaşan aile üyeleri, daha sonra Munzur Üniversitesi’ni ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu’yu ziyaret etti.
Kadınlar ışıklarla yürüdü
Dersim Kadın Platformu'nun çağrısıyla Sanat Sokağı'nda toplanan kadınlar, "Koruma, aklama, failleri yargıla!" sloganları eşliğinde Yeraltı Çarşısı'na yürüdü. Katılımcılar, basın açıklamasının yapılacağı alana telefonlarının fenerlerini açarak ilerledi.
Kadın Platformu: "Dosyada örtbas iddiaları bulunuyor"
Basın açıklamasına DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu ile yerlerine kayyum atanan Dersim Belediyesi Eş Başkanları Cevdet Konak ve Birsen Orhan da katıldı.
Açıklamayı, Dersim Kadın Platformu Sözcüsü Handan Kahraman Şanlı okudu.
Şanlı, dosyada örtbas iddialarının bulunduğunu belirterek şunları söyledi:
"Doku ailesinin avukatının yaptığı son açıklamada; faillerden birinin kendilerine ulaştığı ve üst düzey bir kamu görevlisinin örtbas sürecinde rol aldığı ifade edilmiştir. Daha önce de dosyada bir kamu görevlisinin adı geçmişti. Bu kişi, dosyanın örtbas edilmesinde görev aldığını açıkça belirtmiştir. Buradan Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığını failler hakkında gerekli işlemleri yapmaya ve kamuoyunu bilgilendirmeye çağırıyoruz. 'Gülistan'a ne oldu?' sorusunun yanıtının yetkililer tarafından verilmesini talep ediyoruz."
Ayten Kordu: "Kamusal sorumlular hesap vermedi"
Basın açıklamasında konuşan DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu ise olayda sorumluluğu bulunan kamu görevlilerinin yargı önüne çıkarılmadığını vurguladı.
Kordu, şu ifadeleri kullandı:
"Altıncı yılında Gülistan Doku'ya dair hâlâ resmi bir açıklama yapılmamış olması, kamusal sorumlulukları gündeme getirmektedir. Bu dosyada neden bugüne kadar tek bir tutuklu yoktur? Dönemin valisi, emniyet müdürü, asayiş müdürü ve başsavcısı dahil olmak üzere sorumluluğu bulunan kişiler neden sorgulanmamıştır? Neden ısrarla intihar iddiası üzerinde durulmuş ve delillerin ortadan kaldırılmasına göz yumulmuştur?"
Anne Doku: "Kızım intihar etmedi"
Basın açıklamasının ardından Rûdaw'a konuşan anne Bedriye Doku, kızının intihar etmediğini belirtti:
"Kızımın intihar ettiği söyleniyor ama bu doğru değil. Kızımı kaybedenlerin en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum. Dönemin valisi Tuncay Sonel'in bu süreçte sorumluluğu var. Bizi sürekli köprüye götürerek aramalarla oyaladılar, ardından öğretmenevine götürdüler."
Baba Doku: "Adalet talep ediyorum"
Baba Halit Doku da adalet çağrısını yineleyerek, "Ben adalet istiyorum. Bu olayda sorumluluğu olanların cezalandırılmasını istiyorum. Kızımı kaybettik, başkaları aynı acıyı yaşamasın" şeklinde konuştu.
Abla Aynur Doku: "Gülistan’ın bedenini bile yok ettiler"
Dosyaya dair çok çarpıcı iddialarda bulunan abla Aynur Doku, 6 yıl boyunca Gülistan’a dair en ufak bir ize rastlamadıklarını ifade etti.
Dönemin kamu görevlileriyle olan diyaloglarını aktaran Doku, şöyle konuştu:
"Dönemin komiseri Yılmaz Delen bir gün bizden özür dileyerek 'Ben size kızınız intihar etti demiyorum' dedi. Gülistan’ın birilerini şikâyet edeceğini söylemesi üzerine öldürüldüğünü anlıyoruz. Dönemin asayiş müdürü Ertuğrul Aslan ise bir gün 'Sizin bilmediğiniz çok şey var, bu insanlar çok iğrenç' diyerek buradan gitti. O süreçte en az 50 kişi kızımıza ne olduğunu biliyordu. Gülistan’ın o suda olmadığını bildikleri halde bizi köprüde izlediler."
Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile yaptıkları görüşmeleri de hatırlatan Doku, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bize dosyayla bizzat ilgileneceklerini söylediler ama bir şey çıkmadı. Evet, bu ülkede kadınlar öldürülüyor ama en azından onların bir mezarı var. Benim kardeşimin bedenini bile yok ettiler. Çünkü Gülistan’ın başına organize bir kötülük geldi ve Gülistan bunu anlatacaktı. Anlatmaması için yok edildi."
Ne olmuştu?
Dersim’de Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisi Gülistan Doku, 5 Ocak 2020 tarihinde kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamadı. Gülistan Doku’nun kaybolmasının ardından güvenlik birimleri tarafından arama çalışmaları başlatıldı.
Kent genelinde yapılan araştırmaların yanı sıra, Doku’nun son olarak görüldüğü yerler ve güzergahlar incelendi; güvenlik kameraları, telefon sinyalleri ve tanık beyanları dosyaya girdi.
Uzunçayır Baraj Gölü ve çevresinde farklı dönemlerde arama faaliyetleri yürütüldü ancak sonuç alınamadı.
Şüpheli Zainal Abarakov adli kontrolle serbest bırakıldı
Gülistan Doku ile ilgili Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, kaybolmasından önce son görüştüğü kişi olduğu belirtilen Rusya doğumlu Zainal Abarakov 17 Mart 2022'de Antalya'nın Alanya ilçesinde gözaltına alındı.
Şüpheli 24 saat gözaltında kaldı ve Alanya Adliyesi'nde SEGBİS üzerinde sorgusu yapıldı. 4 saatlik sorgunun ardından adli kontrolle serbest bırakılan Zainal Abarakov'a yurt dışı yasağı konuldu.
Abarakov’un polis babası meslekten ihraç edildi
Doku ailesi, dosyanın şüphelisi Abarakov’un polis babası E.Y. hakkında, Gülistan Doku’nun kişisel bilgilerini "hukuka aykırı olarak ele geçirdiği ve yaydığı" gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı, E.Y: hakkında, kamu davası açtı. E.Y, "Doku’ya ait kişisel bilgileri sosyal medya hesaplarında paylaştığı" gerekçesiyle meslekten ihraç edildi.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın