Erbil (Rûdaw) – KAFKASSAM Başkanı Hasan Oktay, Halep’te, Demokratik Suriye Güçleri’ne bağlı Asayiş Gücü’nün denetimindeki Kürt mahallelerine Suriye Arap Ordusu tarafından başlatılan saldırı ve çatışmalarla ilgili, “Bir tıkanıklık söz konusu olduğundan dolayı merkezi hükümetle SDG güçleri arasında çatışmanın zemini açılmış oldu. Türkiye bölgede istikrarı savunduğu için bu çatışmaların oluşmasını çok istemez” dedi.
Hasan Oktay, Türkiye’nin, Suriye’deki gelişmelerin merkezi hükümet etrafında şekillenmesini istediğini söyledi.
Abdullah Öcalan'la SDG arasında bir kontak problemi olduğunu belirten Hasan Oktay, bunun da Türkiye tarafından endişeyle karşılandığını söyledi.
Rûdaw TV’ye katılan KAFKASSAM Başkanı Hasan Oktay şu değerlendirmeleri yaptı:
“Türkiye Şara hükümetine destek oldu”
“Ahmet El Şara, Suriye'de Esad'ı gönderdikten sonra ciddi anlamda yapısal sorunlarla karşı karşıya kaldı. Esad'ı göndermekle ilgili mücadele eden grupların bundan sonraki süreçte nasıl bir siyaset izleyecekleri, nasıl bir yol haritası izleyecekleri gerçekten bütün dünya tarafından yakından takip ediliyordu. Şara, Suriye'yi temsilen dünya ile diplomatik temaslarını, ilişkilerini kurdu ve Suriye'nin toprak bütünlüğü üzerinde anayasal sisteme dayalı demokratik bir sistem üzerinde faaliyet yürütmekle ilgili bir süreç başlattı. Böyle olunca da diğer grupların mevcut merkezi yönetimle ilgili yaptıkları veya yapacakları pazarlıklar ve bu pazarlıkların sonunda da yönetimde nasıl yer alacaklarla ilgili ciddi sorunlar yaşandı. Bunların başında da SDG ile merkezi hükümet arasındaki diyaloglar zaman zaman olumlu ama zaman zaman da gergin bir atmosferde yaşandı. Ve geçtiğimiz günlerde Halep'in üç mahallesinde merkezi hükümetle SDG güçler arasında ciddi bir çatışma gerçekleşti. Bu Türkiye tarafından yakından takip edilen bir süreç; çünkü Türkiye’nin, 900 km sınırı olan hemen güneyindeki ve 13 yıldır iç savaştan çıkmış bir toprağın, devletin bundan sonraki süreçte nasıl bir istikrar sağlayacağı ile ilgili de yakından takip etmesi gereken bir konu. Bu bağlamda Türkiye, komşuların toprak bütünlüğü ilkesinden hareketle bütün dünyanın tanımaya başladığı Şara hükümetine destek oldu.
“Türkiye'nin doğrudan müdahil olduğu bir çatışma değil”
Tabii SDG ile Şara arasındaki bu çatışma Türkiye'nin doğrudan müdahil olduğu bir çatışma değil ama Türkiye'nin yakından takip etmiş olduğu bir çatışma. Suriye'deki istikrarın veya istikrarsızlığın Türkiye'ye geçmiş yıllarda olduğu gibi olumlu veya olumsuz etkileri göz önünde bulundurulduğunda Türkiye süreci yakından takip ediyor ve Türk devlet yetkilileri başta sayın Devlet Bahçeli olmak üzere, SDG'nin silahı bırakarak merkezi hükümetle entegrasyon ve Suriye'nin geleceğini birlikte inşa edilmesiyle ilgili bir beklenti ortaya koyuyor. Tabii SDG, merkezi hükümetle yapmış olduğu pazarlıklarda arzu ettiği kazanımları elde edemediği için bu direncini devam ettiriyor. Önümüzdeki günlerde belki müzakerelerle, belki çatışmalarla bu gündemin daha fazla Türkiye'yi meşgul edeceği gözükmektedir.
“Demek ki bir tıkanıklık söz konusu”
Yani bir kere Türkiye bu toplantıda yani 10 Mart toplantısında taraf değil ama şunu söyleyebilirsiniz. Türkiye, Şara üzerindeki etkisini kullanarak Mazlum Abbi’nin 10 Mart üzerinden elde etmiş olduğu kazanımları Türkiye açısından değerlendirildiğinde belki bir olumsuz yaklaşımı söz konusu. Dediğim gibi Türkiye Suriye'deki gelişmeleri yakından takip ediyor. Orada teorik olarak merkezi hükümetle entegre olan grupların Suriye'nin geleceğini birlikte inşa etmesiyle ilgili bir beklenti söz konusu… Türkiye, sürecin merkezi hükümet etrafında şekillenmesini arz ediyor; çünkü Türkiye üst düzey devlet yetkilileri ile sürekli Suriye'de Suriye'nin geleceğini hem merkezi hükümetle yani Şara hükümetiyle hem de Suriye'deki şu anda muhalefet eden gruplarla, değişik yollarla temas ederek Suriye'nin geleceği ile ilgili bir şekillendirme oluşturmak arzusunda. Bu noktada demek ki bir tıkanıklık söz konusu olduğundan dolayı merkezi hükümetle SDG güçleri arasında bir çatışmanın zemini açılmış oldu. Türkiye bölgede istikrarı savunduğu için bu çatışmaların oluşmasını çok istemez.
“Trump merkezi yönetimi tercih ediyor”
Türkiye’nin zannedildiği gibi merkezi hükümetin üzerinde son derece etkili bir yaklaşım söz konusu değil; çünkü merkezi hükümet Amerika ile Avrupa Birliği ile hatta İsrail ile Amerika'nın desteğiyle çeşitli görüşmeler gerçekleştiriyor. Bunun tek başına Türkiye'nin bir politikası olmadığının anlaşılması açısından son derece önemli ki Trump'a da Suriye’deki gelişmeler sorulduğunda merkezi hükümetle çalışmayı tercih ettiğiyle ilgili açıklamalarında bir görüş ortaya çıkıyor. Böyle olunca da Türkiye uluslararası sistemle de irtibatta olarak Suriye'nin geleceği inşası konusunda gerçekten elinden gelen gayreti fazlasıyla gerçekleştiriyor…
“SDG ile bir kontak kopukluğu söz konusu oldu”
Büyük ihtimalle Öcalan'la SDG arasında bir kontak problemi olduğu için şu anda Türkiye'den bakıldığında bütün SDG dahil PKK'nın Abdullah Öcalan'ın sözü ile hareket ettiği ile ilgili bir algı söz konusu. Ama Suriye'deki gelişmelere baktığımızda sanki Abdullah Öcalan'la SDG arasında bir kontak problemi olduğu anlaşılıyor. Bununla ilgili de zaten geçtiğimiz günlerde Devlet Bahçeli açık bir şekilde SDG'nin Abdullah Öcalan'la irtibatlı olup onu kurucu önde olarak kabul etmesi, onunla birlikte hareket etmesine ilgili bir irade beyan etti. Bundan da hareketle sizin sorunuzu daha açarsak bir kontak kopukluğu söz konusu oldu ve bunun da Türkiye tarafından endişeyle karşılandığını söylemek gerekir.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın