Ankara (Rûdaw) - Uluslararası Kriz Grubu (ICG) tarafından hazırlanan ve Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’na (TEPAV) sunulan raporda, “çözüm sürec”i için hükümete ve PKK’ye önerilerde bulunuldu.
Hükümetten Anayasa’nın yeniden yazılarak etnisiteye dayalı her türlü ayrımcı ifadenin kaldırılması talep edilirken, PKK’den de “yerinden yönetim mi, federal özerklik mi yoksa bağımsızlık mı” istediğini açıklığa kavuşturması istendi.
“Türkiye ve PKK: Barış Sürecini Kurtarmak” başlıklı raporda “çözüm süreci” için “Ya taraflar yıllardır süren çabaları heba edecekler ve barış süreci çökecek ya da gerçek bir uzlaşmaya bağlı kalacaklar ve süreç hızlanacak” tespiti yapıldı.
Raporda, sürece ilişkin olarak “Ancak halen, hükümet bir seçim daha kazanmak, PKK ise ülkenin çoğunlukla Kürtlerden oluşan güneydoğusunda devlet benzeri yapılar kurmaya devam etmek için zaman kazanmaya çalışıyorlar gibi gözüküyor” denildi.
“Birbirlerini kesin olarak yenemeyeceklerini idrak eden iki tarafın silahlı çatışmaya son vermek istedikleri” belirtilen raporda, iki tarafın da birbirlerine karşı sürdürdükleri sert söylemi terk etmeleri ve güven inşa etmeleri istendi.
Raporda, PKK ile bağlantılı grupların Suriye ve Irak’ta savaşması nedeniyle PKK’nin tamamen silahsızlanması ve militanların tasfiyesinin ancak Türkiye sınırları içinde gerçekçi olabileceği belirtildi.
Raporda Türkiye Hükümeti’ne, PKK dahil olmak üzere Türkiye’deki Kürt ulusal hareketine, her iki tarafa birden ve uluslar arası topluma ayrı ayrı tavsiyelerde bulunuldu.
Türkiye hükümetinden Terörle Mücadele Kanunu ve Ceza Kanunu’nun ilgili maddelerinin değiştirilmesi, yüzde 10 olan seçim barajının en fazla yüzde 5’e çekilmesi, Anayasa’nın yeniden yazılarak etnisiteye dayalı her türlü ayrımcı ifadenin kaldırılması istendi.
Ayrıca raporda, Türkiye’den Kürtçe eğitim, Kürt belediyelerinin ayrımcılığa uğramamaları, bir barış anlaşmasının kamuoyuna anlatması, Abdullah Öcalan’la PKK’nin de görüşebilmesi gibi taleplerde de bulunuldu.
PKK dahil olmak üzere Türkiye’deki Kürt ulusal hareketinden ise ateşkesi sürdürmesi, şiddet içeren eylemlere son vermesi, Türk siyasetine barışçıl katılım anlamına gelecek bir barışa Kürt kamuoyunu ve PKK yapılarını hazırlaması, “yerinden yönetim mi, federal özerklik mi yoksa bağımsızlık mı” istediğini açıklığa kavuşturması ve Kürtçe konuşulan bölgelerde “öz savunma birlikleri” diye adlandırılan gerilla oluşturmaya dair kışkırtıcı ve gerçeklikten uzak taleplerinden vazgeçmesi istendi.
Raporda Türkiye hükümeti ve Kürt ulusal hareketinden ortak istenen talepler olarak ise şunlar yer aldı:
-Çatışmanın kurbanlarını dinleyecek, Türkiye meclisine, kamuoyuna açık bir rapor gönderecek ve bağımsız uzmanlardan oluşan bir gerçekleri araştırma komisyonunun parametreleri üzerinde uzlaşmalılar.
-Öcalan’ı da kapsayacak şekilde PKK’lilerin normal hayata dönmesini sağlayacak özel bir kanun hazırlamalılar.
- Üzerinde uzlaşılan her türlü adım için açık ve uygulanabilir tasdik ve denetim mekanizmaları kurmalılar.
- Militanların tamamen çekilmesi veya hükümet tarafından kalekol inşasına son verilmesi gibi halihazırda bağımsız birimlerce denetlenmesi ve değerlendirilmesi güç olan önkoşullar koymaktan kaçınmalılar.
- Türk ve Kürt halkına gelişmeler hakkında bilgi vermek üzere barış görüşmelerine dair tutarlı, açık bir iletişim politikası üzerinde karşılıklı olarak anlaşmalılar.
-2013 yılında başvurulan ve ülke çapında başarılı olan “Akil İnsanlar Heyeti”ni yeniden canlandırmak başta olmak üzere sivil toplumun sürece katılımını teşvik etmeyi sürdürmeliler.
-Gerçekleri araştırma komisyonu ile silahsızlanmanın denetimi süreçlerinde veya yerel polis mekanizmaları hususunda garantör işlevi görecek bir üçüncü devletin veya uluslararası kuruluşun dahil olmasını düşünmeliler.
Raporda ayrıca uluslararası toplumun da sürece destek vermesi istendi.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın