Hatimoğulları: Artık arife tarif gerekmiyor, adım atılsın ülke nefes alsın

1 saat önce
Etiketler DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları Çözüm süreci Komisyon DEM Parti
A+ A-

Haber Merkezi - DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, "Artık arife tarif gerekmiyor. Adım atılsın ki ülke nefes alsın. Adım atılsın ki barış umudunun üstündeki kara bulutlar dağılsın” dedi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin Meclis grup toplantısında konuştu.

Bu sabah İstanbul'da 1 Mayıs öncesi düzenlenen operasyonlara tepki gösteren Hatimoğulları, "Gözaltı ve operasyonların bu şekilde devam ediyor olmasını kabul etmek mümkün değil. Bu sürecin de asla doğasına uygun bir durum değildir. Bütün gözaltılar derhal serbest bırakılsın" çağrısında bulundu.

"Meclis bünyesinde Hakikati Araştırma Komisyonu kurulsun, karanlıkta kalan bütün faili meçhuller aydınlatılsın" çağrısında bulunan Hatimoğulları, "Şunu net söylüyorum: 'Bir tuğla çekilirse duvar yıkılır' diyorlardı ya, o tuğla çekilmeli. O duvar yıkılmalı. Ülke olarak ebediyen Susurluk zihniyetinden kurtulmalıyız. İşin ucu nereye dokunursa dokunsun, üzerine gidilmeli" dedi.

Adalet Bakanlığı bünyesinde Faili Meçhul Suçları Araştırma birimi kurulacağına dair haberleri hatırlatan Hatimoğulları, şunları kaydetti:

"Araştırılsın elbette. Gülistan Doku dosyasının yeniden açılması, faili meçhuller konusunda adım atılması da önemlidir. Ama buradan açık söylüyoruz: Bu iş vitrin düzenlemesine dönüşmemeli, dağ fare doğurmamalı. Faili meçhul dediğiniz şey gökten düşen karanlık değildir. Bu sistemin ürettiği, koruduğu, sakladığı karanlıktır. Dargeçit davası; Mehmet Sincar, Uğur Mumcu, Ceylan Önkol, Uğur Kaymaz, Deniz Poyraz, Hrant Dink, Berkin Elvan davaları; 10 Ekim Gar Katliamı davası… Faili meçhulleri saysak günler yetmez. Cumartesi Anneleri bir ömürdür kayıplarını arıyor. Faili meçhul davalar için gerekli adımlar atılmalıdır. Siyaset, bürokrasi, mafya üçgeni; yani Susurluk zihniyeti… Bu üç ayak yıllardır birlikte duruyor. Birbirini besliyor, koruyor. Bu yapı bozulmadan ülke karanlıktan kurtulamaz. O yüzden şunu net söylüyorum: 'Bir tuğla çekilirse duvar yıkılır' diyorlardı ya, o tuğla çekilmeli. O duvar yıkılmalı. Ülke olarak ebediyen Susurluk zihniyetinden kurtulmalıyız. İşin ucu nereye dokunursa dokunsun, üzerine gidilmeli."

"Kayyım idari bir tebir değildir"

Kayyım uygulamasını eleştiren Hatimoğulları, "Kayyım idari tedbir değildir. Kayyım hukuki işlem değildir. Kayyım, halk iradesine çöken bir suç rejimidir. Dersim'e atanan kayyım vali şimdi organize cinayet dosyası kapsamında yargılanıyor. Birçok kayyım valinin ve kaymakamın adı yolsuzluk belgelerinde geçiyor. Sayıştay raporları bunun en önemli göstergesidir" dedi.

Urfa’nın Halfeti Belediyesi’ne atanan kaymakam kayyımın yolsuzluk iddiaları nedeniyle gözaltına alındığını hatırlatan Hatimoğulları, "Dün ellerinde telefon, dillerinde vatan, ağızlarında milliyetçilik vardı. Bugün dosyalarda yolsuzluk, arkalarında talan var. Yıllardır söylüyoruz: En çok 'vatan' diyenin cebine bakın; en çok bayrak sallayanın ihalesine bakın; en çok DEM Parti'ye saldıranın arkasındaki suça bakın. Çünkü bu ülkede hamaset, suçun makyajıdır" diye konuştu.

Hatimoğulları, "Meclis bünyesinde Hakikati Araştırma Komisyonu kurulsun. Faili meçhuller araştırılsın. Hakiki bir yüzleşme yapılsın. Karanlıkta kalan bütün faili meçhuller aydınlatılsın" dedi.

"İktidar aksak, ürkek ve oyalayıcı bir tutum içinde”

Eş Genel Başkan Tülay Hatimoğulları çözüm sürecine dair de şunları söyledi:

“Barış menziline koşar adım gidilmesi gerekirken iktidar aksak, ürkek ve oyalayıcı bir tutum içinde. Altını tekrar çiziyoruz: Barış sürecinde iktidarın adım atmadığı her an, süreç karşıtları her türlü hile hurdanın içine girebilir. Ekranlarda sürekli 'Süreç tıkandı mı' diyerek ortalığı bulandıran medya simsarlarının ellerini nasıl ovuşturduğunu görmüyor musunuz? Bu kesimler ve onlara çanak tutanlar, bu sözümüzü iyi dinleyin: Ellerinizi hiç ovuşturmayın. Bu gölden size balık çıkmaz. Ne olursa olsun barış gemisini limana ulaştıracağız. Yine iktidara soruyoruz: Ortadoğu'da istikrarsızlığı derinleştirmek isteyen güçler, bekleme halinizden memnun. Bunu görmüyor musunuz? Madem 'dış güçler' diye bir tehdit algınız var, o zaman bu tehditleri ortadan kaldırmak için barıştan daha iyi bir yol yok. İktidar artık Nasreddin Hoca misali ipe un sermekten vazgeçmeli. Teyit ve tespit tekerlemesine sarılarak puslu hava üretmemelidir. Meclis komisyonunun nihai raporu eksik de olsa, siyasi barışın yolunu açmak için bir rehber olarak kabul edilmeli ve ilerlenmelidir. Artık arife tarif gerekmiyor. Adım atılsın ki ülke nefes alsın. Adım atılsın ki barış umudunun üstündeki kara bulutlar dağılsın. PKK, silahlı mücadeleyi bitirdiğini ifade etti. Demokratik siyaset hakkını kullanmak istiyor. Bundan daha doğal, daha meşru ne olabilir ki? Yıllardır sayısız defa 'Silahları bıraksınlar, gelip siyaset yapsınlar' diyenler, şimdi neden siyaset zeminini hukukla örmüyor? Hukuki adımlar barışın süsü değil, çatısıdır. Devlet aklı, fırsatı heba eden değil; tarihi anda sorumluluk alan olmalıdır.”

Yorumlar

Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın

Yorum yazın

Gerekli
Gerekli