Epope’den Klamlara bir hakikatçi dil; Yemliha Abi

Hakikatçi düşünce – felsefenin peşinde bir derviş sabrı ve yürüyüşü ile Afşin–Elbistan Çanağı olarak tanımladığı Binboğalar ve çevreleyen eteklerini “Yemliha Abi” kitabında toplayan Mustafa Ertekin, kitabı ve yolculuğu kendi deyimi ile “Yemliha Abi kitabı Yemliha Ertekin’in izleri ve kurduğu bağlar takip edilerek, çanağın yakın tarihini, ozanlık kültürünü ele alan bir çalışma oldu. Özelikle Mahzuni-Yemliha ilişkilerinden ortaya çıkan belgeler ışığında araştırmacılara kaynak sağlaması kadar, endemik coğrafyanın tarihsel süreç içinde ortaya çıkardığı endemik kültüre de alternatif bir bakış sunmakta” diye anlatıyor. Bu anlatım tam anlamıyla büyük oylumlu araştırma ve kitap olan eseri tamı tamına anlatmış oluyor.

19. yüzyılın son çeyreğinde Alevi Kürd felefesinde yeni bir yol, yeni bir felsefe olan “Hakikatçi Düşünce” kaynağını bu bölgede, Binboğa ve çevresinde bulmaktadır. Şêx Mamo ile başlayan Aliye Kötüre ile yol alan ve Ali Haki’lerden, Perişan Güzel’e, İbreti’den, Caferi Gango’ya ve Halil Öztoprak’tan Meluliye bütün Binboğaların doruk ve eteklerinden çevreyi dolaşır. Mustafa Ertekin’de bu çalışmasında bütün bölgeyi adım adım  gezerek bu hakikatçi felsefenin izlerini sürer. Kitapta bütün bu izleri ve çizdiği yolu adım adım yürürsünüz.

Bu yetmez, hakikatçi izler nerde ise İskenderun’dan İstanbul’a, İsviçre’den Londra’ya gider. Tam bir alan çalışması ila karşı karşıyayız.

Kitap başlarken “Sarız-Yarpuz-Elbistan Çanağı” tanımlaması ile başlıyor. Bu bir haritayı tamamlayan tanımlamadır. Bu dahi bölge anlatımından bir ilki ifade ediyor. Buradan farklı bir dil ile farklı bir tarih anlatımına girileceğini gösteriyor. Bu tanımlama ile sadece şahsiyetler değil, çoğrafya da bir ilk dil ile tanımlanıyor. Endemik bitkiler, tarih, tarih öncesi, günümüz bağlantısı içerisinde isimlerle çoğrafya tanımlanıyor. Yazarın fotoğrafçı olması itibarı ile bölgenin neredeyse kitapda ayrıntılı ve tarihi fotoğrafı çekiliyor.

Öyle ki kitabı, rehber kitap, yol haritası, tarih veya otobiyografi olarak da kullanabilirsiniz. Bölge ve bölgeye bağlantılı herkez kendi yolunu, kendisinden bir parçayı kitapda bulabilir. 

Sözkonusu bahsedilen bölge olursa hakikatçilik ve tanımlaması, tarihi çok belirgin olması gerekir. Öyle de oluyor. Konu hakkında bazı sınırlı araştırma ve kitaplar olsa da, burada yolun ayrıntısını bulacağınızdan emin olabilirsiniz. Hakikatçi felsefe iyi ve ayrıntılı bir alan çalışması ile neredeyse bir ilk olarak ortaya konmuş oluyor.

Bölge tarihsel olarak bir göç alanı olduğundan, gelenler, geçenler ve bölge kültürüne yaşayışına katkıları ısrarla vurgulanıyor. Yedi Uyurlar-Eshabıkeyf’te başlayan Dersim’den Koçgiri’den gelen komplike bir tarih ve etkileri bağlantılarla gösteriliyor. Söylenceler, gerçek masallar, eşkiyalar bölge kültürünü vareden herkez var bu kitapda.

Maksudi’nin değişim yol haritasını izlerken ayrıntılı bir ilk belirleme ile Aliye Kötüre’nin Hakikatçi felsefeye katkısnı ilk kez görmüş olacaksınız. Mahzuni-Yemliha ilişkisi ve yolda birlikte hakikatçiliğe evrilmelerinin izi buradan derinleşiyor. Öyle ki Hakikatçi Felsefe ve kaynakları ilk kez bu kadar netleşiyor. “Allahın değil, aşkın kuluyum/ Muhammedin değil, muhabetin ümmetiyim” diye 1956 yılında yazan bir kadın anne Remziye bu kültürün tam ortasında oluyor. O yıllarda ulaşılan düzeyi de ifade diyor.

Yemliha Ertekin şahsında hakikatçi düşünce ve ilkeleri, ortaya çıkışı, isimler, bölge ve yaşayanları ayrıntısı ile tartışma sistemi ve ulaştığı yer daha izlenebilir oluyor. Az tartışılan, tanımlanan, sınırlı yorumlanabilen hakikatçi düşünce, neredeyse sadece gündemde iken, bu kitapda daha da netleşiyor. Araştırmalara yeni kapılar açtığı gibi, sistemi de gösteriyor. Daha önceki tartışmalarda biraz ortada kalan Hakikatçi kavramı netleşiyor. Rea Haq ve Yarsan-Kakai felsefesine bağlılığı tarihsel izlek ve yaşam tarzında görülebiliyor.

Ayrıca bir ozanlar geçidinin konser havasında içindesiniz. Afşin, Elbistan, Göksun, Sarız köyleri Binboğa çevresinde kısa ve yolu bulabilecek bir tarihinde girişinde olabilirsiniz. Artık derinleşme ve daha ayrıntılı yola yürüme size kalmış. “Afşin ve köyleri için Berçenek bir Kürd ve Alevi köyüdür” belirlemesi bütün bölge çanağının kültürel ve tarihsel kimlik tanımlamasında temel cümle oluyor.

Bir toplantıda, Halil Öztoprak, Cafer-i Gango (Cafer Tan) yorumu ile;  Hakitaçiler” (s.219) kavramnın çok net kullanması ilk oluşumdan itibaren bu düşüncenin bu tanımlama ile başladığının kanıtı  hem de önemli bir kanıtı oluyor. “Hakikatçi alevilik anlayışı Sivas-Kangal’da şekillense de Afşin-Elbistan çanağında yeşerme ortamı bulmuştur” tanımlaması bile çerçeveyi çiziyor.

Kadın hakikatçi öncüler ve hayatları, etkileri ile gücünün ayrıntısına yine kitapta ulaşabilirsiniz. Afe Ana bunların en klasik isimlerinden oluyor.

Bilindiği gibi hakikatçi felsefe Alevi Kürd düşüncesin Yarsan Kakayilikten, Rea Haq Düşüncesine oradan son ve daha rafine köklerinin tarihine yönelen bir felsefedir. Temeline insan ve liyakatı alır. Doğa ve insanın bir uyum içerisinde yaşamasını öğütler.

Kitapta bu felsefe ve bölge bağlantısı Alevi Kürd göçleri ve yerleşkeleri ile oluşan kültürel zenginliği yaşayarak görür gibiyiz. Yine Mustafa Ertekin’den okuyalım:

“Yarpuz, Binboğa’nın vadilerinden eteklerine doğru akan ovaya yerleşmiş bir kasabadır. Binboğa bir dağ olmaktan, coğrafi bir birim olmaktan çok daha fazlasıdır. Özellikle 19. yüzyıldaki Avşar, Kürd ve Çerkes yerleşmeleriyle ve farklı inaçların varlığıyla zengin bir kültür merkezidir. Farklı kültürleri kendi iklimsel özellikleriyle yoğurarak özgün ve endemik kültürlere ortam yaratmıştır.”

Kitabı zorlayan iki nokta dikkatimi çekti. Birincisi politik veya tarihi yorumlar daha az olabilirdi. Kitabı biraz didaktik hale getirmiş. İkinci ve önemli nokta ise Mahzuni bölümleri daha sınırlı olsa, hakikatçi gelişim yolunu anlatan kısımlar ile durum anlatılabileceği gibi, Yemliha ilişkisi dışında ayrıntıya girilmeyebildirdi. Bunu yerine Yemliha Ertekin’in hakikatçi felsefe yolculuğu, yolun ilişkileri, bölgedeki Alevi Kürdlerin sessiz sesi olması gerçeğinin altı çizilerek derinleştirebilirdi. Bu ilşkideki Maksudi-Mahsuni-Meluli ve Yemliha sürecinde hakikatçi yol ve buraya giden yolculuğun haritası daha da etkili bir Yemliha Ertekin anlatımı oluştururdu.

Yüzyıllık bilinen dengbejlerin klamalarında hakikatçilerin gulbanglarında dinlediğimiz öykülerin kahramlarına dokunarak bir müzede gezme duygusu veren bir kitap Yemliha Abi.

Not: Referanslar yazarın kendi sosyal medyasında ve Mustafa Ertekin,  Yemliha Abi- Yarpuz’un Tarihi ve Kültürü Işığında, Ozan Yayınları Kitabından alınmıştır.

(Yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Rûdaw Medya Grubu'nun kurumsal bakış açısıyla örtüşebilir ya da örtüşmeyebilir.)