Kürdistan tarihinde Bedirxaniler - 1

Bedirxan ailesi, büyük Mir Bedirxan ile başlayarak Kürdistan tarihinin 19. yüzyıl sonrası bütün dönemlerine askerî, siyasi, kültürel ve diplomatik olarak belirleyici katkılar sunmuş bir ailedir. Öyle ki modern dönemin Kürd millî aklının ve sosyolojisinin oluşmasında ve günümüze taşınmasında eşsiz bir emeğe ve role sahiptirler.

Biz bu makalenin birinci bölümünde, bu önemin altını bir kez daha çizmek; tarihî şahsiyetleri ve rollerini yeniden hatırlatmak amacıyla, uzun zamandır aldığımız notları paylaşıyoruz. Bir dönem Kuzey Kürdistan’da uzak bir efsane gibi anılan, ancak ilgililer dışında derinlemesine bilinmeyen Bedirxanî tarihi; 1970’li yıllar ve özellikle 1990’lar sonrasında ortaya çıkan yeni ve güçlü kaynaklarla birlikte hak ettiği bilinirliğe daha da kavuşmuştur.

Son olarak Ahmet Kardam’ın (kendisi de son kuşak Bedirxanîlerdendir) kaleme aldığı Bedirxanî tarihi, Barbara Henning’in güçlü biyografi çalışması ve Malmîsanij’in arşiv araştırmalarıyla neredeyse eksiksiz bir tarih yazımı ortaya çıkmıştır.

Cizre’de 1803 yılında dünyaya gelen Bedirxan Bey, 18 yaşında, 1821’de Botan Emirliği’nin başına geçti. Kürd beylerine otoritesini kabul ettirdi ve Osmanlı’ya karşı direnişe geçti. Ordu oluşturdu ve kısa sürede Bitlis, Hakkâri, Muş, Van ve Kars’taki Kürd beyleri ile Osmanlı’ya karşı “Peymana Pîroz”u (Kutsal Antlaşma) sağladı. Bu birliğe Doğu Kürdistan’daki (Rojhilat) Erdalan Beyliği’ni de katarak alanı genişletti, yeni kaleler yaptırdı. Cizre’de askerî atölyeler kurdu. Uzman yetiştirmek için Avrupa’ya öğrenciler gönderdi. Ermeni ve Asurîlerle anlaşmalar yaparak bu güçleri yanına çekti. Ticari gelişmeler için çaba gösterdi. Van Gölü’nde gemi yapım çalışmalarını başlattı.

Bedirxan Bey (1803–1847), Cizre merkezli Botan Beyliği döneminde ilk güçlü Kürd milliyetçi şahsiyetler arasında yer aldı.

1842’de bağımsızlığını ilan etti. Başkent olarak Cizre’yi ilan etti ve Kürdistan bayrağı çekildi. Batının ve yerel güçlerin desteğini geri çekmesi üzerine, Osmanlı ile görüşmeleri reddeden Bedirxan Bey’e karşı Osmanlı ordusu 6 Haziran 1847’de saldırıya geçti. Büyük bir ordu Botan’a saldırı düzenledi. Büyük güce rağmen Kürd güçleri önemli başarılar elde etti. Ancak Bedirxan Bey’in yeğeni ve önemli komutanı Yezdan Şer Bey’in esir düşmesiyle Kürd güçleri zayıfladı. (Bu konuda tarihsel düzeltme ve Kürdî tarih yazımı amacıyla Rudaw’da bir yazımız yayımlanmıştır.)

Kars, Van ve Muş’ta Osmanlı’ya karşı çatışmalar baş gösterdi. 27 Temmuz 1847’de Eruh Kalesi’nin kuşatılmasıyla güçler teslim oldu. Bedirxan Bey ve ailesi önce İstanbul’a, ardından Girit Adası’na sürgün edildi. Daha sonra Şam’a gönderilen Bedirxan Bey, 1868’de burada vefat etti.

Dicle’nin kıyısındaki Bırça Belek Kasrı, efsanelere ve dengbêjlere konu olmuş bir yönetim merkeziydi.

Bedirxanîler, 18. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Kürd yaşamının ve hafızasının bugüne aktarılmasında adeta bir Bırça Belek, yani bir merkez işlevi görmüşlerdir. Yeni dönem Kürdlüğünün hangi yönü ele alınsa, yol Bedirxanîlere çıkar.

Emir Eli Bedirxan ve çocukları Süreyya Bedirxan, Kamuran Eli Bedirxan ve Celadet Bedirxan devlet okullarında eğitim görmemiştir. Önemli bir Kürd düşünürü ve Kürd milliyetçi fikriyatının ilk fikir hocalarından olan Hecî Qadirê Koyî’den (1817–1897) özel ders almışlardır. (Hecî Qadirê Koyî’nin milliyetçi düşüncedeki yerini anlatan makalemiz Rudaw’da yayımlanmıştır.)

Sinem Xan, Süreyya, Kamuran ve Celadet Bedirxan’ın öğretmenliğini ve özel eğitmenliğini yapmıştır. İkinci kuşak Bedirxanîler millî düşünceyi Hecî Qadirê Koyî’den edinmiştir. Hasan Bedirxan, Kamil Bedirxan ve Mikdat Midhat Bedirxan ailenin diğer üyelerindendir.

Hecî Qadirê Koyî, Koysancak’ta doğdu. Kürdistan medreselerinde eğitim alarak mella oldu. Millî düşünceye sahipti; Kürd millî birliği ve özgürlüğü için mücadele etti. İstanbul’a giderek dönemin Kürd örgütleriyle ilişki kurdu. Kürd aydın çevreleriyle çözüm arayışına girdi. Bu dönemde Bedirxan Bey’in çocuklarına ders verdi. Ehmedê Xanî’nin millî ekolünü daha ileri taşıdı. Şiirleri Kürd millî düşüncesiyle yüklüdür. Soranî lehçesiyle yazdı ve yayımlanan eserleriyle sonraki şair kuşağını etkiledi. İstanbul Karacaahmet Mezarlığı’na defnedildi.

Bedirxanîlerin İstanbul’daki zorlu yaşamı ve sürgün süreci, üvey kız kardeşleri Halide Edip Adıvar’ın Mor Salkımlı Ev romanında ayrıntılı biçimde anlatılmıştır. (Bu romana ve İstanbul’daki aydın ve politik çevre üzerinde ailenin etkisine dair yazımız Rudaw’da yayımlanmıştır.)

Dr. Kamûran Elî Bedirxan, Kürd aydınlanmasının önemli isimlerindendir. 1895’te doğdu, 12 Temmuz 1978’de Paris’te vefat etti. Bütün ailesi gibi ömrü boyunca yazarlık yaptı ve Kürd milletinin özgürlüğü için çalıştı. Kürd kültürü alanında temel çalışmalar yürüttü; Kurmancî lehçesinin Latin harfleriyle sistemleştirilmesine katkı sundu. İstanbul Hukuk Fakültesi mezunudur. Kemalist devletin idam kararı sonrası kardeşi Celadet ile Almanya’ya gitti. Celadet Bedirxan’ın çıkardığı Hawar ve Ronahî dergilerinde Kürdçe ve Fransızca yazılar kaleme aldı. Daha sonra Beyrut’a geçti ve Roja Nû dergisini çıkardı. 1950’de Sorbonne Üniversitesi Doğu Dilleri Bölümü’nde öğretim görevlisi oldu. Ağırlıklı olarak Kürd dili üzerine eserler yayımladı; klasiklerin Kürdçeye çevirilerini yaptı.

Kamuran Bedirxan ve Celadet Bedirxan’ın Kürd dili ve kültürüne çok büyük katkıları olmuştur. Hawar dergisi bunun en önemli örneklerindendir. Emin Elî Bedirxan’ın millî mücadeleye katkısının yanı sıra, 1898’de yayımlanan Kürdistan gazetesi üzerinde büyük emeği ve etkisi vardır. Kürd Tealî Cemiyeti’nin genel sekreterliğini yapmıştır.

Kürd tarihinde ilk gazete olarak bilinen ve 22 Nisan 1898’de Kahire’de çıkarılan gazetenin kurucuları ve yazarları Mikdad Midhad Bedirxan (1858–1915) ile Abdurrahman Sami Bedirxan’dır. Abdurrahman Sami Bey, 1868’de İstanbul’da doğdu. 1898’de Cenevre’ye taşındığında Kürdistan gazetesinin sorumluluğunu üstlendi. Sürgün edilerek Trablusgarb’a gönderildi. 13 Aralık 1908’de sürgünden döndükten sonra Kürd Neşr-i Maarif Cemiyeti’nin (1910–1911) kurucuları arasında yer aldı. Bu cemiyetin imkânlarıyla, Osmanlı sınırları içinde açılan ilk Kürd okulu olan Kürd Meşrutiyet Mektebi’ni kurdu. 1919’da Aydın Mutasarrıfı oldu. Yunan güçleri tarafından bir dönem tutuklandı. Bedirxan Ailesi Derneği’nin kurucuları arasında da yer aldı. 1936’da vefat etti.

Mehmed Ali Bedirxan, Kürdçe basım tarihinin önemli isimlerindendir. 1874 yılında Lazkiye’de doğdu. 1900’de Kahire’de Ümid (Hevî) adlı gazeteyi çıkardı. Kürdistan gazetesinde yazılar kaleme aldı. Hevî Cemiyeti’nin çıkardığı Rojî Kurd dergisinde yazdı. Bu dergide yayımlanan Kürdçe bir yazısı nedeniyle Divan-ı Harb-i Örfî’de yargılanarak hapis cezası aldı. Bu hapislik sürecinde gönderildiği Kayseri’de 1915 yılında vefat etti.

 

(Yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Rûdaw Medya Grubu'nun kurumsal bakış açısıyla örtüşebilir ya da örtüşmeyebilir.)