ABD Temsilciler Meclisi Üyesi Marlin Stutzman, Rûdaw Washington Temsilcisi Diyar Kurda’nın sorularını yanıtladı.
Washington (Rûdaw) - ABD’li Kongre Üyesi Marlin Stutzman, Suriye’deki iktidar değişimi ve sonrasındaki sürece dair Rûdaw’a açıklamalarda bulundu. Trump’ın Kürtlere olan desteğinin sarsılmaz olduğunu vurgulayan Stutzman, Suriye’de kalıcı barış için “Indiana Modeli” bir federalizm önerdi ve ABD’nin ülkede kalıcı askeri üsler kurması gerektiğini savundu.
ABD Temsilciler Meclisi Üyesi Marlin Stutzman, Rûdaw Washington Temsilcisi Diyar Kurda’nın sorularını yanıtladı.
Suriye’nin tarihi bir dönemeçten geçtiği bu kritik günlerde Stutzman, Washington’ın yeni Suriye yönetimine bakışını, Kürtlerin geleceğini ve bölgedeki askeri stratejileri en ince ayrıntısına kadar değerlendirdi.
Geçtiğimiz günlerde Kongre düzenledikleri “Suriye” konulu oturumun çok verimli geçtiğini belirten Stutzman, “Önemli tanıklıklar dinledik ve Kongre üyelerine çok değerli bilgiler sunuldu. Ancak hala yapılması gereken çok iş var” dedi.
“Şara başarılı olursa Suriye de başarılı olur”
Stutzman, "Geçtiğimiz yıl çok fazla iniş-çıkış gördük. Dürzilere ve Alevilere yönelik saldırıların ardından, şimdi de Kürtlerin ve Hristiyanların benzer bir durumla karşılaştığını görüyoruz. Ben Suriye halkı ve bölge için en iyisini istiyorum ancak bunun için Şam ile ülkedeki tüm azınlıklar arasında gerçek bir koordinasyon olmalı. Bu görev tamamen Başkan Şara’nın omuzlarındadır. Kendisiyle üç kez görüştüm; başarılı olmasını umuyorum çünkü o başarılı olursa Suriye de başarılı olur. Fakat cinayetler ve çatışmalar devam ettiği sürece durum düzelmeyecektir” ifadelerini kullandı.
"Mazlum ve Şeybani’nin Münih'e birlikte gitmesi çok olumlu bir başlangıç"
Münih Güvenlik Konferansı’nda Demokratik Suriye Güçleri Genel Komutanı Mazlum Abdi’nin de Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani’nin başkanlığındaki heyette yer almasını olumlu karşılayan ABD’li Kongre üyesi, “General Mazlum ve Şeybani’nin Münih’e birlikte gitmesi çok olumlu bir başlangıç. Vizelerin verilmesi ve pasaport süreçleri iyiye işaret ama bu henüz yolun başı” yorumunu yaptı.
"Kürtlerle olan ilişkimiz hayati önemdedir"
Marlin Stutzman, "ABD, Suriye politikasını değiştirecek mi" sorusuna, şu yanıtı verdi:
“IŞİD ile mücadele konusundaki kararlılığımızı hem kendi ordumuzun operasyonlarıyla hem de müttefiklerimiz Fransa ve İtalya ile gösterdik. IŞİD karşıtı koalisyon güçlü ama henüz istediğimiz seviyede değil. Rusya konusuna gelince; onları Suriye’den çıkarmak için baskı yapmaya devam etmeliyiz çünkü onlar sadece çatışmayı besliyor. Bu süreçte Kürtlerle olan ilişkimiz hayati önemdedir. Kürtler, bölgede her zaman Amerika’nın en büyük dostu ve destekçisi olmuştur. Bu bağın çok daha güçlü kalmasını istiyorum. Senatör Graham da Senato’da bu ilişkiyi korumak için yoğun çaba sarf ediyor. Aynı şekilde Dürzi ve Alevilerle bağımız da önemli ancak Şam ile olan iletişimimiz de öyle. Huzurlu bir Suriye istiyoruz. Şara’nın işi zor ama saldırıları durdurmak zorunda; çünkü her saldırı süreci geriye götürüyor.”
"Trump, Kürtleri ne kadar sevdiğini defalarca kanıtladı"
Başkan Donald Trump’ın Kürtlerle olan ilişkisine dair konuşan Stutzman, Trump’ın bölgedeki en önemli müttefiklerine değer vermeye devam edeceğini belirterek şunları söyledi:
“Başkan Trump'ın Kürtleri ne kadar çok sevdiğini ve onlara değer vermeye devam etmek istediğini biliyorum. Kendisi, Ronald Reagan'dan bu yana Amerika'nın sahip olduğu en güçlü diplomat ve müzakerecidir. Önceki başkanlık döneminde de Kürtlerle olan bu özel ilişki üzerinde çok çalıştı ve bu onun için hala büyük bir öncelik. Trump, Kürtlerle olan bağın stratejik ve tarihi öneminin farkında ve bu ilginin artarak sürmesini istiyor.”
DSG ile Şam arasındaki anlaşma ve ABD’nin garantörlüğünü değerlendiren Marlin Stutzman, “Başkan Trump, Şara yönetimini çok yakından izleyecektir. Biz en iyisini umuyoruz ama bizim için sözler değil, eylemler şarttır. Ocak ayındaki saldırılar güvenimizi sarsmıştı, ancak General Mazlum ve Şeybani’nin beraber seyahat etmesi iyi bir işaret. Bu önümüzdeki ay çok kritik olacak. Ayrıca Suriye’de yolsuzluğu önleyecek şeffaf bir mali sistemin kurulması da şart. Katar, Suudi Arabistan ve AB’nin yardımlarının gerçekten halka ulaşması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Şam yönetimine uyarı: "Esad’dan çıkıp başka bir diktatöre gitmek istemiyoruz"
Suriye’nin yeni lideri Ahmed Şara’ya yönelik mesajlarında “eylem” vurgusu yapan Stutzman, müttefiklere yönelik saldırıların kabul edilemez olduğunu belirtti:
“Sözler önemli değil, biz eylemlere bakıyoruz. Ocak ayında Kürtlere ve Dürzilere yönelik saldırılar güvenimizi ciddi şekilde sarstı. Yaptırımları kaldırmamız Şam’a verilmiş büyük bir şanstı, birlikte çalışma mesajıydı. Ancak müttefiklerimize saldırı olursa bunun sorumluluğunu Şara’ya yükleriz. Şeffaf olmalı; eğer sahayı kontrol edemiyorsa bunu açıkça söyleyip bizden yardım istemeli. Esad gibi bir diktatörden kurtulup Şara gibi bir başka diktatöre geçilmesine izin veremeyiz.”
"Büyükelçi Barrack ve Trump çok yakın"
Kürtlerin, Dürzilerin ve diğer toplumsal kesimlerin, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Büyükelçi Tom Barrack’ın "arabuluculuk yapmak yerine dayatmalarda bulunduğu" yönündeki eleştirilerini yanıtlayan Stutzman, “Başkan Trump ve Büyükelçi Barrack’ın birbirine çok yakın olduğunu biliyorum. Hepimizin hedefi aynı: Tüm bölge için iyi olacak barışçıl ve müreffeh bir Suriye” dedi.
Ancak Suriye’deki durumun “karmaşık” olduğunu ve “sahada çok farklı dinamiklerin bulunduğunu” vurgulayan Stutzman, “Benim gördüğüm kadarıyla, Başkan Ahmed el-Şara’nın hükümeti içerisinde ciddi iç anlaşmazlıklar var. Şara’nın kendisi daha pragmatik görünüyor ve tarafları bir araya getirmek istiyor ancak hükümetin içinde farklı yönlere doğru bir çekişme ve gerilim yaşandığı anlaşılıyor” diye konuştu.
"Kürtleri Koruma Yasası'nı destekliyorum"
Senatör Lindsey Graham tarafından sunulan "Kürtleri Koruma Yasası" (Save the Kurds Act) hakkında konuşan Stutzman, bu yasayı Temsilciler Meclisi kanadında da desteklediğini ifade etti.
Stutzman, “Evet, eğer gereken buysa bu yasayı destekliyorum. Aslında barışın çoktan sağlanmış olacağını umuyordum. Aralık ayında General Mazlum’un Şam’a gidip bir savunma anlaşması imzalayacağına dair görüşmeler vardı ama gerçekleşmedi. Şimdi Mazlum ve Şeybani’nin beraber hareket etmesiyle yeni bir yolun açılacağını umuyorum. Şara bu anlaşmayı gerçekleştirmelidir. Şara’nın burada yardım etmek isteyen dostları var ama bu yardımı mümkün kılmak onun elinde” dedi.
"Suriye için çözüm 'Indiana Modeli' federalizmdir"
Suriye’deki etnik ve dini çeşitliliğin barış içinde yaşaması için tek yolun federalizm olduğunu belirten Stutzman, ABD’deki eyalet sistemini şu sözlerle örnek gösterdi:
“Kürtlerin tıpkı Amerika'daki bir eyalet gibi kendi kendilerini yönetme yeteneğine sahip olması gerektiğini düşünüyorum. Tıpkı Indiana gibi; biz eyalet düzeyinde kendimizi yönetiyoruz ama ulusal güvenlik ve sınırlar için federal hükümete bakıyoruz. Neden Kürtler kendi eyaletlerinde, Dürziler kendi eyaletlerinde kendilerini yönetmesin? Birleşik bir Suriye daha iyi bir çözümdür ve Şara eğer bunu başarabilirse Suriye için bir efsaneye dönüşebilir.”
"ABD çekilmemeli, Rusya'nın yerine üs kurmalı"
ABD’nin Suriye’deki askeri varlığına dair tartışmalara değinen Stutzman, geri çekilme yerine daha fazla "müdahil olma" çağrısı yaptı.
Marlin Stutzman “Oradaki varlığımızı korumalıyız çünkü bu, eski liderin gittiği ve yenisinin geldiği kritik bir pencere. Avrupa'da devasa bir varlığımız var ama artık buna eskisi kadar ihtiyacımız yok. Bu gücü kaydırıp bölgeye barış getirebiliriz. Rusların yerine biz askeri üs kurarsak bu bölgeyi stabilize eder. Rusya istikrar getirmez, sadece manipüle eder. Suriye'de bir askeri üs kurmak; Kürtleri desteklemek, terörle mücadeleyi sürdürmek ve Rusya'yı uzak tutmak için akıllıca bir hamle olur” değerlendirmesinde bulundu.
"Vahşet videolarını gördüm, bunlar karşılıksız kalmaz"
Suriye’de işlenen savaş suçlarına dair görüntülerin Washington’daki yankılarını değerlendiren Stutzman, bu görüntülerin politikayı etkileyeceğini söyledi.
“Kürt savaşçıların saçlarının kesildiği ve sivillerin katledildiği videoları gördüm” diyen ABD’li yetkili, “Yerde yatan ve henüz ölmemiş bir kadına üç el ateş ederek onu öldüren askerin videosunu izleyip de hayata değer veren birinin bundan etkilenmemesi imkansızdır. ABD de bir zamanlar acımasız bir iç savaş yaşadı, aile aileye karşı savaştı ama biz bunu aştık ve birleşmenin yolunu bulduk. Suriye de bunu yapabilir” diye konuştu.
"Sizi terk etmiyoruz, sizin için savaşıyoruz"
Son olarak Kürtler ve müttefik toplumlara seslenen Stutzman, "İhanet ve terk edilme" korkularına dair şu mesajı verdi:
“Hayır, kesinlikle sizi terk etmiyoruz. Kürtlerin, Dürzilerin ve diğer grupların böyle hissetmesi beni üzüyor. Ben Washington'da azınlık grupları için savaşıyorum. Başkan Trump'ın da Suriye'de barış görmek istediğini biliyorum. Sesimiz ne kadar çok çıkarsa, Suriye’de gerçekte ne olduğunu o kadar iyi anlatabiliriz.”
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın