Haber Merkezi - Sivil kayıplar arttı, Rusya daha fazla toprak kazandı, ABD yardımı neredeyse sıfırlandı. Donald Trump’ın savaşı hızlıca sona erdirme vaadine rağmen Ukrayna’da tablo ağırlaştı. Moskova saldırılarını hızlandırırken, barış görüşmeleri ise somut bir sonuç üretmedi.
Sivil kayıplar ve yıkım arttı
ABD Başkanı Donald Trump, seçim kampanyası boyunca Ukrayna’daki savaşı “bir günde” bitirebileceğini defalarca dile getirmişti. Ancak Trump’ın Ocak 2025’te Beyaz Saray’a dönmesinden bu yana sahadaki veriler, savaşın Ukraynalılar açısından daha da ağırlaştığını gösteriyor.
New York Times’ta yer alan analiz habere göre 2025’te bir önceki yıla göre daha fazla sivil hayatını kaybetti ve yaralandı. Rusya’nın füze ve uzun menzilli insansız hava aracı saldırıları şehir merkezlerini daha sık hedef almaya başladı. Moskova, 2022’de başlattığı geniş çaplı işgalden bu yana ilk kez bir yıl içinde bu denli geniş toprak kazanımı sağladı.
Son on yılın en sert kışında Ukrayna’nın enerji altyapısı ağır darbe aldı. Elektrik şebekesi neredeyse tamamen tahrip edildi.
Nisan ayında Kiev’de bir apartmana isabet eden füze saldırısında 13 kişi hayatını kaybetti. Ölenler arasında Oleksandr Polishchuk’un eşi de vardı. Polishchuk yaşadıklarını şöyle anlattı:
“Zor bir yıldı. Bombardıman altında işe gitmek zorunda olmak, ev işleriyle uğraşmak zor. Elektrik yok, ısınma ise neredeyse hiç yok. Son derece zordu.”
Washington’un Ukrayna politikasında sert değişim
Trump göreve geldikten sonra ABD’nin Ukrayna politikasında belirgin bir değişikliğe gitti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e yakınlaşma sinyalleri verirken, Washington’un Kiev’e verdiği desteği azalttı.
Almanya merkezli Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsü’nün verilerine göre ABD’nin Ukrayna’ya yardımı 2025’te bir önceki yıla kıyasla yüzde 99 oranında düştü. Trump yönetimi, Ukrayna ya da Avrupalı müttefikler ödeme yapmadıkça Amerikan silahlarının sevkiyatını durdurdu.
Aynı dönemde Rusya, füze, insansız hava aracı, top mermisi ve mayın üretimini artırdı. Bu silahlar yüksek yoğunlukta kullanıldı. Uzmanlara göre Moskova, Trump’ın zorladığı müzakere sürecinde elini güçlendirmek için sahada baskıyı artırdı.
Salı ve çarşamba günleri Cenevre’de Rusya, Ukrayna ve ABD heyetlerinin yeni bir müzakere turu gerçekleştirmesi planlanıyor.
Müzakere süreci ve Putin’in stratejisi
Trump, önceki ABD yönetiminin Putin’i izole etme politikasından uzaklaştı. Yüz yüze görüşmeler de dahil olmak üzere diplomatik temasları artırdı. Geleneksel diplomatik ilkeleri geri plana iterek doğrudan müzakere yöntemini benimsedi.
Petrol gelirlerini hedef alan yaptırımlar uygulansa da Kremlin’in savaş kapasitesinde belirgin bir gerileme görülmedi.
Putin ise müzakere sürecini ağırdan alarak zaman kazandı. Bu süreyi sahadaki saldırılarını sürdürmek için kullandı. Trump’ın ikinci döneminin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen, Kremlin’in işgal ettiği topraklardan geri adım atacağına dair herhangi bir işaret bulunmuyor.
Trump, savaşın beklediğinden daha karmaşık olduğunu kabul etti. Ancak Ukraynalı yetkililer, Putin’in tutumunu değiştirmek için daha sert Amerikan adımlarına ihtiyaç olduğunu savunuyor.
“Harika ilişki” vurgusu ve yaptırım tehdidi
Trump, Putin ile ilişkisini “harika” olarak nitelendirdi ve Kremlin liderinin barış istediğini defalarca dile getirdi. Zaman zaman kamuoyu önünde eleştirilerde bulunsa da, Rusya’ya yönelik yaptırım tehditleri sınırlı kaldı.
Temmuz ayında Trump, Moskova’ya savaşı bitirmesi için “10 ya da 12 gün” süre verdiğini açıkladı. Ancak süre dolmadan Alaska’da Putin ile bir zirve düzenlendi. Bir ay sonra yeniden “büyük yaptırım” tehdidinde bulunulsa da somut adım atılmadı.
BM verileri: 2025 en kanlı yıl
Birleşmiş Milletler verilerine göre Rusya, 2025’te 2 bin 500’den fazla Ukraynalı sivili öldürdü. Bu rakam, 2022’den bu yana en yüksek seviye ve 2024’e kıyasla yüzde 20 artış anlamına geliyor.
The New York Times’ın Ukrayna hava kuvvetleri verilerine dayanarak oluşturduğu veri setine göre Rusya, 2025’te Ukrayna’daki sivil hedeflere 53 binden fazla uzun menzilli insansız hava aracı gönderdi. Bu sayı, 2024’ün yaklaşık beş katı.
Ayrıca 154 balistik füze fırlatıldı. Bu, geçen yılın aynı döneminin yaklaşık üç katı. Balistik füzelerin hızı nedeniyle Ukrayna hava savunma sistemleri bunları etkisiz hale getirmekte zorlanıyor.
“İnsan boyutu müzakerelerin dışında bırakıldı”
Ukraynalı insan hakları savunucusu Oleksandra Matviichuk, Trump yönetiminin müzakere sürecini bir “emlak anlaşması” gibi ele aldığını savundu.
“Putin için hiçbir sınır yok, çünkü bu müzakerelerde insan boyutu öncelik değil. Siyasetçiler doğal mineralleri, Rusya’nın toprak çıkarlarını, hatta Putin’in Ukrayna tarihine ilişkin görüşünü tartışıyor ama insanlardan söz etmiyorlar.”
Avrupalı müttefikler, Rusya’nın saldırganlığının ödüllendirilmemesi gerektiğini vurguluyor. Ancak ABD ve Rus temsilcilerinin hazırladığı 28 maddelik barış planı Ukrayna tarafından “teslimiyet” olarak değerlendirildi.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski de Trump yönetiminin baskısının Rusya’dan çok Kiev’e yöneldiğini açıkça dile getirdi.
Münih Güvenlik Konferansı’nda konuşan Zelenski, “Amerikalılar sık sık taviz konusuna geri dönüyor ve bu tavizler yalnızca Ukrayna bağlamında, Rusya değil” dedi.
Kış ortasında enerji altyapısına darbe
Rusya, üçlü görüşmeler öncesinde Ukrayna’nın elektrik altyapısını yoğun saldırılarla hedef aldı. 3 Şubat’ta Kiev’e rekor sayıda balistik füze fırlatıldı. En az beş füze elektrik santrallerini vurdu.
Ukraynalılar, sert kış koşulları ve enerji kesintileriyle mücadele ederken ülkede çok az kişi Putin’in yakın zamanda savaşı sona erdirmeye razı olacağına inanıyor.
Trump’ın “bir günde bitirme” vaadi, sahadaki gerçeklikle henüz örtüşmedi. Savaş ise hem cephede hem de şehir merkezlerinde tüm şiddetiyle sürüyor.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın