Haber Merkezi - İngiliz basını, ABD’de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlarıyla tutuklu yargılanırken hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein ile yakın ilişkisi olan eski Prens Andrew'un, kamu görevini kötüye kullanma şüphesiyle gözaltına alındığını bildirdi.
Ülke basınında yer alan haberlerde, İngiltere Kralı 3. Charles'ın, Epstein bağlantıları nedeniyle ünvanlarını kaybeden kardeşi Andrew Mountbatten-Windsor'un, kamu görevinde suistimal şüphesiyle gözaltına alındığı belirtildi.
Thames Valley Polisi’nden yapılan yazılı açıklamada da "Soruşturma kapsamında, bugün Norfolk'tan 60'lı yaşlarında bir erkeği kamu görevinde suistimal şüphesiyle gözaltına aldık ve Berkshire ve Norfolk'taki adreslerde arama yapıyoruz. Kişi şu anda polis gözetiminde tutuluyor” ifadelerini kullandı.
Doğum gününde gözaltına alındı
Ulusal yönergelere uygun olarak, gözaltına alınan kişinin adının açıklanmayacağı aktarılan açıklamada, "Ayrıca, bu davanın devam ettiğini ve mahkemeye itaatsizlikten kaçınmak için herhangi bir yayında dikkatli olunması gerektiğini lütfen unutmayın” ifadesine yer verildi.
Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen Emniyet Müdür Yardımcısı Oliver Wright, şunları kaydetti:
"Kapsamlı değerlendirmenin ardından, kamu görevinde suistimal iddiasıyla ilgili soruşturma başlattık. Ortaklarımızla bu iddia edilen suçu soruştururken, soruşturmamızın bütünlüğünü ve tarafsızlığını korumamız önemlidir. Bu davaya halkın büyük ilgi gösterdiğini biliyoruz ve uygun zamanda gelişmeler hakkında bilgi vereceğiz."
Eski Prens Andrew'un gözaltına alındığı 19 Şubat tarihi doğum günü olarak biliniyor.
Tüm ünvanları elinden alınmıştı
Mountbatten-Windsor'un Epstein'le yakın ilişkisi, ABD Adalet Bakanlığı’nın yayımladığı belgelerde yer almış, Epstein mağduru Virginia Giuffre, henüz 17 yaşındayken o dönemde prens olan Andrew'la ilişkiye girdiğini iddia etmişti.
İddiaları reddeden Mountbatten-Windsor, Kraliyet Ailesi'ne zarar vermemek adına York Dükü dahil tüm ünvanlarından feragat etmişti. Ancak geçen yılın son aylarında artan baskılar ve yeni açıklanan belgeler neticesinde Kral Charles tarafından "Prens" ünvanı da elinden alınmıştı.
Mountbatten-Windsor'un 2003'ten bu yana kaldığı malikaneye cüzi bir yıllık kira ödemesi ve 75 yıllık kullanım hakkını 1 milyon sterline alması da bu dönemde gündeme gelmişti.
Royal Lodge malikanesini kiralaması, Kraliyet gelirleri ve Mountbatten-Windsor'un masraflarının halk tarafından vergiler yoluyla karşılanmasına gelen tepkilerin ardından konu parlamentoda da ele alınmıştı.
Liberal Demokratlar'ın lideri Ed Davey'nin, "Royal Lodge'la ilgili ifşaat göz önüne alındığında vergi mükelleflerinin çıkarlarını korumak için Kraliyet Mülkleri'ni inceleme konusunda hemfikir misiniz? Mevcut Royal Lodge sakini de dahil herkesin ifadeye çağırılacağı bir soruşturma komisyonu oluşturulmasını destekliyor musunuz?" sorusuna, Başbakan Keir Starmer, "Kraliyet Mülkleri söz konusu olduğunda uygun bir inceleme yapılması önemlidir. Kesinlikle destekliyorum” yanıtını vermişti.
Evini boşalttı
Baskılar üzerine Windsor Kalesi'ndeki evini boşaltan Mountbatten-Windsor, Kral Charles'ın şahsi mülkü olan Sandringham Sarayı arazisindeki bir çiftlik evine taşınmıştı.
Mountbatten-Windsor'un eski eşi Sarah Ferguson'un da Epstein'le arkadaşlığı ortaya çıkmış, Ferguson'un onursal başkanı olduğu pek çok vakıf, eski York Düşesi'yle ilişkisine son vermişti.
Kendi kız çocuklarını Epstein adasına götürdüğü ortaya çıkan Ferguson'un adını taşıyan Sarah Vakfı ise kapanma kararı almıştı.
Başbakan: Kanunların üzerinde değil
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, İngiltere Kralı 3. Charles'ın, Jeffrey Epstein bağlantıları nedeniyle ünvanlarını kaybeden kardeşi Andrew Mountbatten-Windsor'un "kanunların üzerinde olmadığını" bildirdi.
Başbakan Starmer'a, İngiliz kamu yayıncısı BBC'ye verdiği röportajda, Mountbatten-Windsor'un soruşturma kapsamında "gönüllü olarak" İngiliz polisine ifade vermesinin gerekip gerekmediği soruldu.
Starmer, "Bence bu polislerin işi. Kendi soruşturmalarını yürüteceklerdir ancak sistemimizin temel ilkelerinden biri, herkesin kanun önünde eşit olduğu ve hiç kimsenin kanunların üstünde olmadığıdır ve bunun her alanda uygulanması gerçekten çok önemlidir” dedi.
Epstein'le bağlantıları ortaya çıkan İngiltere'nin eski Washington Büyükelçisi Peter Mandelson'ın da bu bağlantılar hakkında ABD Kongresinde ifade vermesi gerektiğini söyleyen Starmer, şöyle devam etti:
"Herhangi bir bilgiye sahip olan herkes ifade vermeli, Andrew ya da başka biri, ilgili bilgiye sahip olan herkes ilgili kuruma başvurmalı. Bu özel durumda Epstein'den bahsediyoruz, ancak başka birçok vaka da var. Kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddetin herhangi bir yönüyle ilgili bilgiye sahip olan herkesin, kim olursa olsun, ifade verme görevi olduğunu düşünüyorum."
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın