Eski ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı: İran'ın Hürmüz Boğazı'nda vergi alması kırmızı çizgidir

3 saat önce
Rûdaw
Etiketler Jennifer Gavito ABD İran
A+ A-

ABD Dışişleri Bakanlığı eski İran ve Irak İşlerinden Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Jennifer Gavito, ABD ile İran arasında İslamabad'da yürütülen müzakerelerin yalnızca bir başlangıç olduğunu ve 14 günlük ateşkes süresi içinde sorunların çözülmesinin zor olduğunu belirtti.

Gavito ayrıca, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerden vergi alma girişimlerinin ABD ve uluslararası toplum için bir "kırmızı çizgi" olduğunun altını çizdi.

Eski diplomat, cuma günü Cafer Mubeşşirniya'nın sunduğu Rûdaw 18:00 haber bültenine konuk oldu.

Gavito; ABD ile İran arasındaki beklenen müzakereler, Irak ve Kürdistan Bölgesi'nin durumu ile bölgenin karşı karşıya olduğu tehditler hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.

İslamabad'daki görüşmelerde tarafların masaya oturmasını "sevindirici" olarak niteleyen Gavito, ancak nükleer program, vekil gruplar ve balistik füze programı gibi hassas meseleler için uzun bir yola ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.

Donald Trump'ın olası bir anlaşmaya yaklaşımı ve yaptırımların hafifletilmesi ihtimallerine de değinen Gavito, İran'ın esneklik göstermesi durumunda yeni adımların atılabileceğini ifade etti.

ABD Dışişleri Bakanlığı eski İran ve Irak İşlerinden Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Jennifer Gavito, Rûdaw’ın sorularını yanıtladı:

Rûdaw: ABD ve İran İslamabad'da bir anlaşmaya varabilecek mi?

Jennifer Gavito: Bence bu, başarının nasıl tanımlandığına bağlı. 14 günlük bir ateşkesin olması ve tarafların masaya oturup birlikte konuşması sevindirici bir gelişme. Ancak nükleer mesele, bölgedeki vekil gruplar ve balistik füze programı gibi çözülmesi gereken hassas konularda önümüzde halen uzun bir yol var. 14 günün bu iş için yeterli olacağını düşünmüyorum.

Rûdaw: Trump, Obama'nın İran'la yaptığı anlaşmayı sert bir şekilde eleştirmiş ve iptal etmişti. Trump, Obama dönemindekine benzer bir anlaşmaya razı olur mu?

Jennifer Gavito: Benzer bir anlaşma ABD için büyük bir zafer olur, ancak bunu elde etmek de çok zor olacaktır. Son günlerde bu konuda çok şey duyduk. Kesinlikle, 2015'teki nükleer anlaşmaya benzer, İran'ın uzun vadeli nükleer hedeflerini ele alan bir anlaşma iyi bir başlangıç olacaktır. Ancak ABD için bir numaralı öncelik, Hürmüz Boğazı'nın şartsız bir şekilde açılmasıdır.

Rûdaw: ABD, İran üzerindeki ekonomik yaptırımları kaldırmayı kabul eder mi?

Jennifer Gavito: Başkan Trump'ın daha önce küresel enerji piyasalarını istikrara kavuşturmak adına İran'ın petrol ihracatına yönelik yaptırımları hafiflettiğini görmüştük. Başkan Trump'ın özelliklerinden biri, dış politikasının genellikle alışılmışın dışında olması ve beklenmedik adımlar atmaya hazır olduğunu göstermesidir. Bu nedenle, eğer İranlılar başta nükleer programları, füze programları ve Irak'taki milisler de dahil olmak üzere vekil gruplarının hareketleri konusunda esneklik göstermeye hazır olurlarsa, yaptırımların daha da hafifletilmesi ihtimali düşünülebilir.

Rûdaw: Lübnan Hizbullahı, Husiler ve İran'a bağlı Iraklı silahlı gruplar, bu savaşta İran cephesini desteklemede büyük bir rol oynadı. Bu durum ABD ile İran arasında büyük bir soruna dönüşür mü?

Jennifer Gavito: Bir yandan, Hizbullah da dahil olmak üzere bu vekil gruplar son birkaç yılda oldukça zayıflatıldı. Husilerle de ateşkese yol açan bir anlaşma yapıldı. Bazı açılardan, bugün eskisi kadar büyük bir tehdit oluşturmuyorlar. Bununla birlikte, ABD, İran'ın Irak ve Lübnan'da daha fazla kontrol sahibi olmasını ve şiddeti tüm bölgeye ihraç etmelerini engellemek için bu grupları finanse etmeyi bırakmasını bekliyor. İran esneklik göstermeye yanaşmazsa, bu durum bir engel olarak kalmaya devam edecektir. İranlılar yaptırımların hafifletilmesini istiyorsa, bu esneklik adımlarını ciddi bir şekilde düşünmelidir.

Rûdaw: Kürdistan Bölgesi tarafsızdı ancak savaşa dahil olmayanlar arasında en çok can kaybını yaşayan taraf oldu. Bunun ABD için bir anlamı var mı?

Jennifer Gavito: ABD, Irak'ta olup bitenlerden her yönüyle büyük endişe duyuyor. Son zamanlarda da Irak hükümetinden kendi toprakları üzerinde daha iyi bir kontrol sağlamasını, ABD'li diplomatların ve Kürdistan Bölgesi'nin güvenliğini garanti altına almasını talep etti. Bu, ABD için çok büyük bir endişe kaynağıdır. Irak'taki istikrarsızlığın, başta Suriye olmak üzere tüm bölge üzerinde yansımaları oluyor. Irak'ın istikrarını desteklemek ve durumun bedelini Kürdistan Bölgesi'nin ödememesini sağlamak için çabalar var. Aynı zamanda Irak hükümeti, tüm silahlı grupları ve milisleri dizginleme sorumluluğunu üstlenmelidir.

Rûdaw: ABD-İran müzakerelerinin başarısız olma ihtimali var mı?

Jennifer Gavito: Eğer başarı "savaşa dönmemek" olarak tanımlanıyorsa, buna %60 veya belki biraz daha fazla ihtimal veriyorum. Bunun ötesinde asıl soru şu: Kısa vadeli bir anlaşmanın uzun vadeli bir istikrara yol açma ihtimali var mı? Bu ihtimal çok düşük. Daha çok beklenen şey, bu görüşmelerin iyi niyetle yürütülmesi ve önümüzdeki aylarda daha uzun vadeli bir çözüme yol açabilecek bir dizi görüşmeye zemin hazırlamasıdır. Uzak durmak istediğimiz şey, Haziran ayındaki 12 günlük savaştan sonra yaşananlara benzer, çatışmaların birkaç ay sonra yeniden başladığı kısa süreli yeni bir ateşkes. Bana göre başarı, bunun gerçek, somut ve uzun vadeli bir değişime yol açacak bir dizi görüşmenin ilk adımı olmasıdır.

Rûdaw: İran Parlamentosu, Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerden vergi alınmasını öngören bir yasa tasarısı hazırladı. Sizce İran bu yasayı uygulayabilir mi?

Jennifer Gavito: Bu, ABD için kırmızı bir çizgidir. Özellikle Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrole vergi koymak, bazı raporlara göre İran'ın gayrisafi yurt içi hasılasını iki katına çıkarabilecek devasa bir gelir yaratır. Bu durum, İran'ın bölge çapındaki vekil ağlarını ve yıkıcı faaliyetlerini finanse etme kapasitesi açısından felaket olur. İkincisi, burası uluslararası bir su yoludur. Yakın zamana kadar da hiç kapatılmamıştı. Bir ülkenin vergi dayatmasına ve gemi geçişlerini kontrol etmesine izin vermek, Tayvan Boğazı gibi yerler de dahil olmak üzere küresel sonuçlar doğurur. Bu durum küresel fiyatların artmasına ve dünya çapında büyük güvenlik zorluklarının ortaya çıkmasına neden olur. ABD, bölgesel ortakları, Avrupa ve Çin de dahil olmak üzere genel olarak uluslararası toplum için bu bir kırmızı çizgi olarak kalmalıdır.

 

Yorumlar

Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın

Yorum yazın

Gerekli
Gerekli