Erbil(Rûdaw) – Yüksekova Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Salih Özdemir ile Hakkâri Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Muharrem Tekin, İran’daki savaşın bölgeye etkileri ve Kürdistan Bölgesi’ne komşu olan Hakkâri kentinin durumunu değerlendirdi. yanıtladı.
İran ve Irak’a açılan sınır kapılarıyla Türkiye’nin en stratejik geçiş noktalarından biri konumundaki Hakkâri’de, bölgesel gerilimlerin ekonomik etkileri giderek daha fazla hissediliyor.
Rûdaw’a konuşan Hakkâri Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Muharrem Tekin ile Yüksekova Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Salih Özdemir, Esendere ve Derecik (Rubarok) sınır kapılarındaki mevcut durumu değerlendirerek, ticaretteki yavaşlama, artan lojistik maliyetleri, sınır geçişlerindeki kısıtlamalar ve altyapı eksikliklerinin bölge ekonomisini zorladığını belirtti.
Her iki isim de sınır ticaretinin canlandırılması, lojistik yatırımların hızlandırılması ve kapıların tam kapasiteyle çalışmasının sağlanmasının, işsizlik ve göçün önlenmesi açısından kritik önemde olduğu görüşünde birleşti.
Hakkâri’de sınır kapılarındaki kısıtlamalar esnafı vurdu: “İflas riski büyüyor”
Hakkâri Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Muharrem Tekin, bölgedeki gerilimlerin özellikle sınır ticaretine dayalı ekonomiyi ağır şekilde etkilediğini belirterek, Esendere Sınır Kapısı’ndaki hareketliliğin büyük ölçüde durduğunu söyledi. Tekin, mevcut koşulların devam etmesi halinde birçok esnafın iflas tehlikesiyle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu.
“Esendere Kapısı Hakkâri ekonomisinin can damarı”
Bölgedeki gerilimlerin Hakkâri ekonomisinde ciddi daralma yarattığını ifade eden Tekin, İran sınırındaki Esendere Gümrük Kapısı’nın kent ekonomisi açısından kritik önemde olduğunu kaydetti.
Gerilim öncesinde kapıda günlük 2 ila 3 bin arasında giriş-çıkış yaşandığını belirten Tekin, İran’daki gelişmeler nedeniyle uygulanan kısıtlamaların ticari hayatı durma noktasına getirdiğini söyledi.
Tekin, “Şu anda geçişler büyük ölçüde çifte vatandaşlar ve ülkelerine dönen vatandaşlarla sınırlı. Günübirlik ticaret yapan, sınır ticaretine bağımlı esnaf çok ciddi zarar gördü. Belirsizlik ortamı ticareti neredeyse tamamen durdurdu” dedi.
“Binlerce ailenin geçim kaynağı etkilendi”
Esendere Sınır Kapısı’nın yalnızca ticari değil, sosyal açıdan da bölge için hayati rol oynadığını dile getiren Tekin, düzenli geliri olmayan binlerce ailenin geçimini sınır ticaretinden sağladığını vurguladı.
Kapıdaki kısıtlamaların devam etmesinin hem esnafı hem de bölge halkını mağdur ettiğini ifade eden Tekin, yerel ekonomide ciddi bir daralma yaşandığını söyledi.
“Göç dalgası hızlanabilir”
Hakkâri’de işsizlik oranının Türkiye ortalamasının yaklaşık iki katı seviyesinde olduğunu belirten Tekin, kentte genç nüfus oranının yüksek olmasına rağmen istihdam alanlarının yetersiz kaldığını ifade etti.
Sanayi yatırımlarının sınırlı olması nedeniyle gençlerin uzun süredir batı illerine göç ettiğini kaydeden Tekin, sınır kapılarının bölgedeki gençler için önemli bir gelir kapısı olduğunu söyledi.
Tekin, “Esendere Sınır Kapısı’ndaki kısıtlamalar sürerse işsizlik daha da artar. Bu durum yoksulluğu derinleştirir ve göçü hızlandırır” diye konuştu.
Derecik Kapısı’nda araç geçişi hâlâ yok
Derecik (Rubarok) Sınır Kapısı’nın mevcut durumda yalnızca yaya geçişlerine açık olduğunu söyleyen Tekin, altyapı eksiklikleri nedeniyle araç geçişlerinin yapılamadığını belirtti.
Geçişlerin sadece hafta içi mesai saatlerinde gerçekleştiğini ifade eden Tekin, kapının 7 gün 24 saat hizmet verebilmesi ve araç geçişlerine açılması için Ticaret Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunduklarını aktardı.
Tekin, hafta sonu geçişlerinin başlamasına yönelik olumlu gelişmeler olduğunu ancak henüz resmi bir takvim açıklanmadığını söyledi.
“IKBY ile ticaret için büyük potansiyel var”
Derecik Sınır Kapısı’nın mevcut haliyle ticari faaliyetler açısından oldukça sınırlı kaldığını belirten Tekin, şu an yalnızca yolcuların beraberinde getirdiği ürünlerle sınırlı bir hareketlilik yaşandığını ifade ederek şunları söyledi:
“Derecik Sınır Kapısı hâlihazırda yalnızca yaya geçişlerine açık olduğu için ticari faaliyetler oldukça sınırlıdır. Şu an sadece yolcu beraberinde getirilen ürünlerle sınırlı bir hareketlilik söz konusudur. Oysa bu kapı, yüksek ticari potansiyele sahiptir. Altyapının tamamlanması, modern bir gümrük sahasının oluşturulması ve araç geçişlerine açılması halinde, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi ile ticari ilişkiler önemli ölçüde gelişebilir. Bununla birlikte, bölgenin turizm potansiyeline de ciddi katkı sağlayacaktır.”
Yüksekova TSO Başkanı Özdemir: “Sınır kapıları bölgenin ekonomik geleceğini belirleyecek”
Hakkâri Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Muharrem Tekin’in ardından değerlendirmelerde bulunan Yüksekova Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Salih Özdemir de İran ve Irak’a açılan sınır kapılarının bölge ekonomisi açısından stratejik önemde olduğunu söyledi.
Özdemir, Esendere ve Derecik sınır kapılarının mevcut kapasitesinin artırılması, lojistik altyapının güçlendirilmesi ve bürokratik süreçlerin kolaylaştırılması halinde Yüksekova’nın bölgesel bir ticaret merkezi haline gelebileceğini belirtti.
“Esendere Doğu Anadolu’nun en donanımlı kapılarından biri”
Esendere Sınır Kapısı’nın 2013 yılında TOBB ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle modernize edildiğini hatırlatan Özdemir, kapının 56 bin metrekarelik alanda hizmet verdiğini söyledi.
Kapıda idari bina, restoran, sosyal alanlar, kantar peronları, bekleme salonları ve teknik bölümlerin bulunduğunu belirten Özdemir, “Esendere, Doğu Anadolu Bölgesi’nin en donanımlı sınır kapılarından biri olarak planlandı. Haftanın 7 günü 24 saat hizmet veriyor ve A kategori statüsünde her iki ülke vatandaşına giriş-çıkış imkânı sunuyor” dedi.
Sınır ticaretinin canlanmasının bölgedeki işsizlik ve ekonomik sorunların azaltılması açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Özdemir, ticaret hacmindeki artışın doğrudan refahı etkilediğini ifade etti.
Derecik Kapısı için “yüksek potansiyel” vurgusu
Derecik (Rubarok) Sınır Kapısı’nın ise Irak Kürt Bölgesi ile Türkiye arasındaki ikinci önemli geçiş noktası olduğunu belirten Özdemir, kapının 2022 yılında faaliyete geçtiğini söyledi.
Kapının şu anda ağırlıklı olarak sınır ticareti ve yerel geçişler için kullanıldığını ifade eden Özdemir, günlük yaklaşık 300 ila 400 araç ile bin civarında yolcu giriş-çıkışı gerçekleştiğini kaydetti.
Henüz Esendere seviyesinde modernizasyonun tamamlanmadığını söyleyen Özdemir, mevcut durumda temel gümrük, pasaport kontrolü, araç muayene ve depo hizmetlerinin verildiğini aktardı.
Özdemir, “Orta vadede TIR trafiğini kaldırabilecek kapasite ve lojistik merkez yatırımları planlanıyor. Irak tarafındaki bağlantı yollarının iyileştirilmesiyle birlikte Derecik’in yüksek kapasiteli bir ticaret koridoruna dönüşmesi bekleniyor” diye konuştu.
İran ile ticarette gerilim etkisi
Türkiye ile İran arasındaki ticaret hacmine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özdemir, 2026 yılının ilk iki ayında iki ülke arasındaki ticaret hacminin yaklaşık 918 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini söyledi.
Aynı dönemde Türkiye’nin İran’a ihracatının yüzde 13 düşüşle 453 milyon dolara gerilediğini, ithalatın ise enerji alımları nedeniyle yüzde 10 artarak 465 milyon dolara yükseldiğini belirten Özdemir, 2025 yılı toplam ticaret hacminin ise yaklaşık 5,5 milyar dolar olduğunu ifade etti.
Esendere Sınır Kapısı’nın kara yolu ticaretinin yaklaşık yüzde 15 ila 20’sini karşıladığını belirten Özdemir, özellikle gıda ve inşaat malzemeleri ihracatında kapının kritik rol oynadığını söyledi.
“Gerilimler ticarette yavaşlamaya yol açtı”
Bölgedeki gerilimlerin ticareti doğrudan etkilediğini ifade eden Özdemir, artan güvenlik riskleri ve Hürmüz Boğazı’na ilişkin kaygıların lojistik maliyetlerini yükselttiğini söyledi.
Navlun fiyatlarında yüzde 50’ye varan artışlar yaşandığını kaydeden Özdemir, bunun düşük katma değerli ürünlerin rekabet gücünü zayıflattığını belirtti.
Yerel esnafın karşılıklı geçişlerinin ve bavul ticaretinin de olumsuz etkilendiğini söyleyen Özdemir, ihracatçıların İran pazarını artık “yüksek riskli” kategoride değerlendirdiğini ve yeni yatırımların ertelendiğini aktardı.
İhracatta dikkat çeken düşüş
Yüksekova Gümrük Müdürlüğü verilerine göre 2025 yılında ihracat hacminin 11 milyon 509 bin dolar seviyesinde gerçekleştiğini belirten Özdemir, ithalatın ise 156 bin dolar olduğunu söyledi.
2026 yılında ise ihracatın şu ana kadar 1 milyon 433 bin dolar, ithalatın ise yaklaşık 60 bin dolar olarak kayıtlara geçtiğini ifade etti.
“Derecik bölgesel lojistik üs olabilir”
Derecik Sınır Kapısı’ndaki altyapı çalışmalarına da değinen Özdemir, depo ve antrepo alanlarının genişletilmesinin gündemde olduğunu söyledi.
Bağlantı yollarının iyileştirilmesinin transit süreleri azaltacağını belirten Özdemir, dijital gümrük altyapısının güçlendirilmesi ve büyük araç geçişlerine uygun alanların oluşturulmasının hedeflendiğini kaydetti.
Kapının sadece yerel bir geçiş noktası olmaktan çıkıp bölgesel lojistik üs haline gelebileceğini ifade eden Özdemir, tam kapasiteye ulaşılması için planlanan yatırımların tamamlanması gerektiğini dile getirdi.
“Yüksekova bölgesel ticaret merkezi olabilir”
Yüksekova’nın İran ve Irak’a yakınlığı nedeniyle stratejik avantaja sahip olduğunu belirten Özdemir, merkezi hükümetten dört temel alanda destek beklediklerini söyledi.
Özdemir, Organize Sanayi Bölgesi’nin tamamlanması, serbest bölge teşvikleri, lojistik depolama yatırımları ve sınır kapılarındaki modernizasyon çalışmalarının hızlandırılmasının öncelikli ihtiyaçlar olduğunu ifade etti.
Yüksekova Selahaddin Eyyubi Havalimanı’nın hava kargo taşımacılığına açılmasının da ticarete büyük katkı sağlayacağını belirten Özdemir, İran ve Irak ile gümrük prosedürlerinin sadeleştirilmesi gerektiğini kaydetti.
Yol ve tünel projelerinin tamamlanmasının ticaret maliyetlerini azaltacağını söyleyen Özdemir, “OSB’nin tamamlanması, Derecik’in tam kapasite ticari geçişlere açılması ve lojistik yatırımların hayata geçirilmesiyle Yüksekova yalnızca Hakkâri’nin değil, tüm Doğu Anadolu’nun dünyaya açılan kapısı olabilir” dedi.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın